Son Dakika
İnşa

Arakçi: Bölgenin güvenliği dışarıdan dayatılamaz

20 Eylül 2026 09:45 Bu sayfayı yazdır

Arakçi, yabancı askeri varlığın istikrar üretmediğini vurgulayarak bölge ülkelerinin ortak geleceklerini dış müdahale olmadan belirlemesi gerektiğini söyledi.

Arakçi: Bölgenin güvenliği dışarıdan dayatılamaz
Arakçi: Bölgenin güvenliği dışarıdan dayatılamaz YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH- İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bölgenin güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğini belirterek, Ortadoğu’da kalıcı güvenliğin dışarıdan dayatılamayacağını söyledi.

Küresel Diyalog Forumu’nda konuşan Arakçi, savaş, dış müdahale, yaptırım ve güç kullanımının istisna olmaktan çıkarak siyasetin olağan araçları haline geldiğini bildirdi.

Ortadoğu’da onlarca yıldır süren dış müdahaleler, askeri baskılar ve savaşların, askeri müdahalenin güvenlik; baskı ve zorlamanın ise barış getirmediğini kanıtladığını ifade etti.

Arakçi, savaşın uluslararası ilişkilerin başlıca araçlarından birine dönüştüğünü ve kalıcı çatışma düzeninin sürmesine yol açtığını belirtti.

Gazze uluslararası toplumun vicdan sınavı

Gazze’deki trajedi ile İsrail’in devam eden suçlarını bu düzenin en açık ve korkunç örneklerinden biri olarak nitelendiren Arakçi, “Gazze’de yaşananlar yalnızca insani bir trajedi değil, uluslararası toplumun vicdanı ve ortak sorumluluğu açısından da bir sınavdır,” dedi.

Sivillerin öldürülmesi, zorla yerinden edilmesi, topluca cezalandırılması ve hayati altyapının hesap sorulmaksızın yok edilmesinin Lübnan’a da yayıldığını kaydetti.

Askeri gücün artık son seçenek olarak değil, bölgenin siyasi ve güvenlik haritasını yeniden şekillendiren kalıcı bir mekanizma olarak kullanıldığını söyleyen Arakçi, bunun saldırganlığı olağanlaştırdığını ve yıkımı siyasi hedeflere ulaşmanın aracına dönüştürdüğünü vurguladı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını da bu çerçevede değerlendiren Arakçi, savaşı “İran’ın herhangi bir girişiminin öncesinde gerçekleşen yasa dışı, adaletsiz ve saldırgan bir savaş” olarak tanımladı.

İranlı yetkililere yönelik suikastlar, siyasi isimlere yöneltilen tehditler ve devletlerin egemenliğinin ihlal edilmesinin cezasız kalan daha geniş bir saldırganlık düzeninin parçaları olduğunu belirtti.

Uluslararası toplumun bu eylemlere etkili karşılık vermemesinin, uluslararası hukukun belirlediği kırmızı çizgileri zamanla ortadan kaldıracağı uyarısında bulunan Arakçi, söz konusu politikaların Minab’da 168 öğrencinin katledilmesi gibi trajedilere yol açtığını söyledi.

Arakçi, bu suçların kurbanlarının “savaş istatistiklerindeki rakamlardan ibaret olmadığını” vurguladı.

Büyük güçlerin çıkarları gerektirdiğinde uluslararası hukukun görmezden gelinmesinin hukukun üstünlüğünü aşındırdığını belirten Arakçi, insan haklarının bazı halklar için temel hak, diğerleri için ise koşullu bir ayrıcalık sayılmasının evrensellik ilkesini ortadan kaldırdığını kaydetti.

Birleşmiş Milletler dahil uluslararası kurumların saldırganlığı durduramaması ve uluslararası hukuk ihlallerinin faillerinden hesap soramamasının bu kurumların güvenilirliği ile meşruiyetine zarar verdiğini söyledi.

Çözümün çok taraflılıktan vazgeçmek değil, “gerçek, etkili ve adil bir çok taraflılık” olduğunu ifade eden Arakçi; militarizmden sürdürülebilir kalkınmaya, müdahalecilikten ulusal egemenliğe saygıya, toplu cezalandırmadan sivillerin korunmasına ve seçici hesap verebilirlikten evrensel adalete geçilmesi çağrısında bulundu.

Savaşların maliyetinin çatışma alanlarıyla sınırlı olmadığını belirten Arakçi, mali yükün vergi mükelleflerine bindirildiğini, en ağır bedeli ise hayatları, evleri, gelecekleri ve güvenlikleriyle sivillerin ödediğini söyledi.

Bölge güvenliği dışarıdan dayatılamaz

“Kalıcı güvenlik bölge dışından dayatılamaz. Bölgenin güvenliğini bölge ülkelerinin kendileri inşa etmelidir,” diyen Arakçi, bölge ülkelerini güvenlik, istikrar, kalkınma ve ortak gelecekleri konusunda dış güçlerin müdahalesi olmadan kendi çözümlerini üretmeye çağırdı.

İran’ın bu tutumunun teorik bir yaklaşımdan değil, İran halkının ağır bedeller ödediği tarihsel tecrübelerden kaynaklandığını belirten Arakçi, kalıcı güvenliğin yabancı askeri varlığı ve dayatmalarla değil, diyalog, güven inşası, işbirliği ve karşılıklı saygıyla sağlanabileceğini vurguladı.

Arakçi, uluslararası toplumun militarizm, müdahale ve sonu gelmeyen savaşlar yolunda ilerlemek ile bu gidişatı değiştirecek irade ve cesareti göstermek arasında bir tercihle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Arakçi ayrıca Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeleri ele aldı. Görüşmede iki ülkeyi ilgilendiren ortak meseleler hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

İlgili Haberler