Pizişkiyan: Bölgemizde ya birlikte güvenlik inşa edeceğiz ya da birlikte yokluğuna katlanacağız
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İran’ın savaş başlatmadığını, saldırılara karşı kendini savunduğunu ve uluslararası hukukun çifte standartlarla uygulanmasının küresel güvenliği tehdit ettiğini söyledi.
YDH ― İran Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, uluslararası hukukun güçlü ülkelerin çıkarları doğrultusunda uygulanmasının küresel güvenliği daha da tehlikeye atacağını söyledi.
Pizişkiyan, İran’ın hiçbir zaman savaş başlatmadığını belirterek, ülkesinin saldırılara karşı kendini savunduğunu ve müzakereye bağlılığını koruduğunu ifade etti.
Pizişkiyan, “Dün ABD Başkanı İran’ı terörist devlet ilan etti. Oysa biz terörizmin kurbanıyız” dedi ve ekledi:
“Teröristler ve terörizmin destekçileri bizi terörizmle suçluyor. Biz sadece kendimizi savunduk ve terörist değiliz”
İran’ın yaşadığı saldırılara dikkat çeken Pizişkiyan, ülkesinin liderinin “hiçbir sebep veya yasal gerekçe olmaksızın” suikasta uğradığını söyledi.
İran Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bir okulun bombalandığı İran’dan geliyorum. Minab’ın çocuklarına, bombalanarak öldürülen çocuklara bakın.”
Pizişkiyan, İran’ın “düşmanın korkakça saldırılarına maruz kaldığını” belirterek, halkın ülkesini savunduğunu söyledi.
“Bize saldırdılar ancak onlara boyun eğmedik, saldırılarına karşılık verdik ancak sivillere saldırmadık” diyen Pizişkiyan, İran’ın savaşın başlatıcısı olmadığını vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı, ülkesinin savaş yerine müzakereye bağlı kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Başkalarının yanılsamalarına bel bağlamak yerine, aklınızı sınama zamanı geldi. İran hiçbir zaman savaşın başlatıcısı olmadı ve her zaman müzakere masasına bağlılığını gösterdi. Savaş bize dayatıldı, ancak biz kendimizi savunmak için savaştan korkmadığımızı, barış için müzakereden kaçmadığımızı ve son nefesimize kadar dimdik duracağımızı kanıtladık,”
“Güven sözlerle inşa edilmez”
Pizişkiyan, uluslararası sistemdeki çifte standartların güveni zedelediğini belirterek İsrail’in nükleer kapasitesine ve Gazze’deki soykırıma dikkat çekti.
“Güven sözlerle değil, çifte standartlardan kaçınarak inşa edilir” diyen Pizişkiyan, “Bölgedeki atom bombası ve diğer tüm kitle imha silahları İsrail’in elindedir, ancak İran’dan denetim isteniyor! İsrail Gazze’de 70 bin kişiyi öldürdü, İran müzakere masasında otururken bombalandı!” dedi.
İsrail’in Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na üye olmadığını ve işgal altındaki topraklara denetçi girişine izin vermediğini savunan Pizişkiyan, buna rağmen İsrail’in “milyarlarca dolarlık bedava silahla ödüllendirildiğini” ve istediği başkenti bombalamasına izin veren bir dokunulmazlığa sahip olduğunu söyledi.
Pizişkiyan, uluslararası hukukun uygulanmasındaki çifte standartların ülkeleri kendi güvenliklerini yalnızca kendi güçleriyle sağlamaya yöneltebileceğini belirterek, “Uluslararası yasalar yalnızca güçlülerin çıkarlarıyla örtüştüğünde uygulanırsa, daha fazla ülke kendi güvenliklerini sağlamanın tek yolunun kendi güçlerine güvenmek olduğu sonucuna varacak ve bu da hepimiz için daha tehlikeli bir dünyanın başlangıcı olacaktır” diye konuştu.
İran Cumhurbaşkanı, askeri gücün meşruiyetin, yaptırımların diplomasinin, suikastın siyasetin ve savaşın diyaloğun yerini aldığı bir düzenin kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, “Askeri gücün meşruiyetin, yaptırımların diplomasinin, suikastın siyasetin ve savaşın diyaloğun yerini aldığı bir dünya inşa etmemeliyiz” dedi.
Pizişkiyan, İran’ın gücünü koruduğunu vurgulayarak, ülkesinin dünyaya savaş yerine barış ve adalet çağrısı yaptığını söyledi. “Bunu zayıflık konumundan değil, gücümüze olan güvenimizden ve şu gerçeğin bilincinden yola çıkarak yapıyoruz: Bu bölgede hiç kimse tek başına güvenliğe sahip olamaz. Ya birlikte güvenlik inşa ederiz ya da birlikte güvensizliğe katlanırız” ifadelerini kullandı.
İki saat süren mesaj alışverişi
Pizişkiyan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasının yanı sıra, İran ile ABD arasında New York’ta dolaylı görüşmeler de yürütüldü.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekai, Katar’ın arabuluculuğuyla önceki gün ABD ile bir dizi mesajın karşılıklı olarak netleştirildiğini açıkladı.
Bekai, X platformundaki paylaşımında, “Mesaj alışverişi iki saat sürdü ve bu süre zarfında müzakereleri yeniden başlatma koşullarımızı Amerikalılara ilettik” dedi.
Görüşmelerin “Katar arabulucusu vasıtasıyla İran ve Amerika arasında New York’ta yürütülen görüşmeler çerçevesinde gerçekleştiğini” belirten Bekai, İran’ın şartlarını da sıraladı.
Bekai, bu şartlar arasında “Amerika’nın saldırgan eylemlerinin ve kuşatmasının durdurulması, savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi, dondurulmuş varlıklarımızın serbest bırakılması ve Umman Sultanlığı ile yaptığımız anlaşmaya göre Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer rotasının kabul edilmesi” bulunduğunu söyledi.
Reuters’ın aktardığına göre Bekai, İran ile ABD arasındaki pozisyonlarda “birçok farklılık” bulunduğunu ancak diplomatik temasların sürdüğünü belirtti.
İranlı yetkili, Washington ile yapılan dolaylı görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve Amerikan ablukasının kaldırılması konularının da ele alındığını söyledi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise İran’la önceki gün yapılan görüşmelerin “büyük ölçüde fikir ve mesaj alışverişi” niteliğinde olduğunu ifade etti.
İlgili Haberler
İsrail’in Washington Büyükelçisi’nin oğlu Batı Şeria’da ağır yaralandı
23 Eylül 2026 21:05
Suudilerin Hürmüz'ü bypass hayali suya düştü
22 Eylül 2026 10:57
Yemen'den bölge ülkelerine tarihî soru: 'Suudiler bize Allah yerine ku…
21 Eylül 2026 21:02
Rusya: Seçimlere yönelik dezenformasyon ve siber saldırılar sonuç verm…
20 Eylül 2026 20:31
