Son Dakika
İnşa

Mearsheimer: Rusya'yı köşeye sıkıştırmak büyük hata

04 Ekim 2026 17:19 Bu sayfayı yazdır

Chicago Üniversitesi profesörü John Mearsheimer, Rusya ile Batı arasında nükleer tırmanmanın kontrol edilemez bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunarak, Moskova'nın köşeye sıkıştırılmasının nükleer silah kullanım riskini artırdığını söyledi.

Mearsheimer: Rusya'yı köşeye sıkıştırmak büyük hata
Mearsheimer: Rusya'yı köşeye sıkıştırmak büyük hata YDH
Yazı boyutu
100%
6 dk okuma

YDH ― Chicago Üniversitesi'nden uluslararası ilişkiler profesörü John Mearsheimer, emekli ABD Kara Kuvvetleri Yarbayı ve askeri-stratejik analist Daniel Davis'in programında, Rusya ile Batı arasında yaşanabilecek nükleer bir tırmanmanın kontrol edilemez bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulundu. 


Mearsheimer, Rusya'nın bir veya iki nükleer silah kullanması halinde Batı'nın misilleme yapmasının gerilimi tırmanma merdiveninde daha yukarı taşıyacağını ve bunun sonunda genel bir termonükleer savaşa varabileceğini söyledi.

NATO'nun 5. maddesi otomatik savaş anlamına gelmiyor

Davis'in, olası bir nükleer saldırı durumunda 32 NATO ülkesinin 5. madde kapsamında Rusya'ya karşı topyekûn savaşa girip girmeyeceği sorusunu yanıtlayan Mearsheimer, anlaşmanın otomatik bir askeri karşılık verilmesini zorunlu kılmadığını hatırlattı.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev'in, Batı'nın olası bir nükleer hamleye misilleme yapmayacağına inandığını belirten Mearsheimer, bu görüşe temelde katıldığını söyledi.

Rusya'nın bir veya iki nükleer silah kullandığı bir senaryoda Batı'nın misilleme yapmasını hayal etmekte zorlandığını belirten Amerikalı profesör, böyle bir adımın gerilimi tırmandırma merdiveninde daha yukarı çıkmak anlamına geleceğini söyledi. 

Mearsheimer, bu merdivenin en tepesinde ise genel bir termonükleer savaşın bulunduğunu ifade etti.

Nükleer tırmanmanın nasıl işleyeceği bilinmiyor

Nükleer bir savaşta tırmanma dinamiklerinin nasıl işleyeceği konusunda kimsenin net bir anlayışa sahip olmadığını söyleyen Mearsheimer, insanlığın bu oyunu daha önce hiç oynamadığını vurguladı.

Karşılıklı olarak birkaç nükleer silahın ateşlendiği bir sarmalın dünyayı kül haline getirebileceğini hatırlatan Mearsheimer, Amerikalıların sonuçları bildikleri için ne pahasına olursa olsun böyle bir tırmanıştan kaçınmak isteyeceğini söyledi. 

Ancak misilleme yapılması gerektiği yönünde bir zorunluluk hissedilmesi halinde geri dönülmez bir yola girilebileceğini de belirtti.

Oynanan oyunun son derece tehlikeli olduğunu ifade eden Mearsheimer, Batı'daki pek çok kişinin Rusya'nın devasa bir nükleer cephaneliğe sahip olduğunu unuttuğunu savundu.

Rusya'nın nükleer gücü hafife alınıyor

Rusya'yı köşeye sıkıştırmanın nükleer silahların kullanılma ihtimalini oldukça yükselttiğini söyleyen akademisyen, Batılı yetkililerin Moskova'yı diledikleri gibi itip kakabileceklerini ve Rusya'yı büyük güç statüsünden çıkarmakla tehdit edebileceklerini düşündüklerini aktardı.

Mearsheimer, bu kesimlerin Rusya'nın nükleer tehditlerini yalnızca boş sözler olarak gördüğünü söyledi. 

Uluslararası siyaseti bu şekilde okumadığını belirten Mearsheimer, Soğuk Savaş dönemindeki hassasiyetlerin kaybedildiğini hatırlattı.

Geçmişte Sovyetler Birliği'ni hayatta kalmasının tehdit altında olduğunu düşünebileceği bir konuma sokmamak için muazzam çaba harcandığını belirten Mearsheimer, nükleer silaha sahip olmayan bir ülkeye uygulanan muamelenin Rusya'ya uygulanamayacağının altını çizdi.

Soğuk Savaş'ın nükleer korkusu neden kayboldu?

Programın sunucusu Daniel Davis de dönemin ABD başkanları Dwight D. Eisenhower ve John F. Kennedy'nin nükleer silahların potansiyelinden ciddi biçimde dehşete düştüklerini hatırlattı.

Davis, Eisenhower'ın Sovyetler Birliği'nin Macaristan'ı işgali sırasında nükleer bir savaşa girmemek için müdahale etmediğini, Ronald Reagan'ın da Mihail Gorbaçov ile birlikte çalışarak nükleer silahları sınırlandırmaya çabaladığını söyledi.

Buna karşılık Davis, günümüzde Fox News gibi mecralarda boy gösteren Victor Davis Hanson ve Rebeccah Heinrichs gibi isimlerin nükleer silahları yalnızca "araç kutusundaki aletler" olarak nitelendirmesine dikkat çekti. Davis, nükleer korkunun yerini "büyütülecek bir şey yok" anlayışına bırakmasını Mearsheimer'a sordu.

Karaganov'un nükleer savaş tezi

Bu soru üzerine Rus siyaset bilimci Sergey Karaganov'un tezlerine atıf yapan Mearsheimer, Batı'nın içinde yaşanan nükleer dünyanın tehlikelerini gözden kaçırdığını söyledi.

Mearsheimer, Karaganov'un Batılıların Rusya'nın nükleer silahları asla kullanmayacağını düşündüğünü çok iyi anladığını aktardı. 

Rus uzmanın bu nedenle önce konvansiyonel silahlarla, bunların işe yaramaması halinde ise nükleer silahlarla Avrupa'ya saldırarak Batı'yı gerçekle yüzleşmeye zorlamayı savunduğunu ifade etti.

Karaganov'a göre nükleer silah kullanıldığında Batı neyle karşı karşıya olduğunu anlayacak ve daha istikrarlı bir ilişkiye geri dönülecekti.

Soğuk Savaş'ın ilk yıllarından bugüne nükleer yaklaşım

Soğuk Savaş'ın ilk yıllarında nükleer savaşa karşı oldukça umursamaz bir tutum sergilendiğini ve ABD'nin böyle bir savaşı kazanabileceğini düşündüğünü anlatan Mearsheimer, zamanla her iki tarafın da devasa cephaneliklere ulaşmasıyla nükleer savaşın kazanılamayacağının anlaşıldığını söyledi.

Soğuk Savaş'ın ikinci yarısında nükleer silahların yalnızca karşı tarafa sinyal göndermek amacıyla birkaç adet kullanılmasının tasarlandığını belirten profesör, 1967'deki MC 14/3 doktrininin de Avrupa'da topyekûn bir nükleer savaş yürütülemeyeceği gerçeği üzerine kurulduğunu hatırlattı.

Ancak Mearsheimer, 1992'den 2017'ye kadar süren tek kutuplu dönemde yetişen nesillerin nükleer savaşın sonuçları üzerine hiç düşünmediğini vurguladı. Günümüz elitlerinin nükleer savaş konusundaki umursamazlığını da buna bağladı.

Mearsheimer, nihayetinde insanların nükleer savaş yürütme söylemlerinin anlamsızlığını fark edeceğini savundu. Nükleer güce sahip bir ülkeyi köşeye sıkıştırmanın termonükleer savaşla sonuçlanabileceği gerçeğinin anlaşılabileceğini dile getirdi.

NATO'nun Rusya karşısında geri adım atması mümkün mü?

Daniel Davis, NATO liderlerinin ve özellikle Mark Rutte ile Kaja Kallas gibi isimlerin Rusya karşısında bir yenilgiyi akıllarından bile geçiremediklerini söyledi. Davis, Putin'in Karaganov'un tavsiyesine uyarak NATO bölgesini vurması halinde Batı'nın zararı kabullenip geri çekilme ihtimalini sorguladı.

Mearsheimer, Davis'in haklı olabileceğini kabul etmekle birlikte umudunun aksi yönde olduğunu söyledi.

Ukrayna'nın saldırıları nükleer riski artırıyor

Ukrayna'nın NATO ile birlikte hareket ederek Rusya'ya karşı son derece kışkırtıcı eylemlerde bulunduğunu hatırlatan Mearsheimer, Ağustos 2024'te Rusya topraklarının işgal edilmesini ve 2025 yazında Batı istihbaratının yardımıyla Rus stratejik nükleer üçlemesinin bir ayağının vurulmasını örnek gösterdi.

Bunların Soğuk Savaş döneminde asla yapılmayacak türden tehlikeli hamleler olduğunu söyleyen profesör, Rusların buna misilleme olarak Avrupa'da veya Ukrayna dışında hiçbir hedefe saldırmamasını Rutte ve Kallas gibi isimlerin Moskova'yı bir kâğıttan kaplan olarak görmesine bağladı.

Mearsheimer, Karaganov'un tezinin tam da bu noktada devreye girdiğini söyledi. 

Rusların Avrupa'da konvansiyonel silahlarla başlayıp eylemlerinden vazgeçilmemesi halinde nükleer silahlara başvuracaklarını söylemelerinin Avrupalı elitler üzerinde katalizör etkisi yaratacağını aktardı.

Böyle bir durumda Rusların kırmızı çizgileri olduğunu ve ne kadar ciddi olduklarını kanıtlayacaklarını ifade eden Mearsheimer, yine de konvansiyonel silahların Avrupa'yı uyandırmaya yetmeyebileceği görüşünü gündeme getirdi. Mearsheimer, bir veya iki nükleer bombanın sınırın aşıldığını çok daha net biçimde göstereceği yönündeki argümanı da tartışmaya açtı.

Misilleme baskısı nükleer tırmanmayı büyütebilir

Programın son bölümünde Davis, olası bir nükleer saldırının ardından 1962 Küba Füze Krizi'ndekine benzer biçimde halktan ve siyasi çevrelerden gelecek misilleme baskısına dikkat çekti.

Mearsheimer, böyle bir senaryoda Başkan Donald Trump veya halefi üzerinde misliyle karşılık vermesi için muazzam bir kamuoyu baskısı oluşacağını doğruladı.

JFK'nin Küba krizi sırasında askeri güç kullanmamak için büyük direnç gösterdiğini hatırlatan Mearsheimer, Amerikalıların misilleme yapması halinde Rusların yeniden köşeye sıkışacağını söyledi. Mearsheimer'a göre başlangıçta kendilerini çaresiz hissettikleri için nükleer silaha başvuran Ruslar, bu kez de karşı misilleme yapma güdüsüne kapılabilecekti.

Belirsizlik nedeniyle tırmanmadan kaçınmak gerekiyor

Böylesi bir senaryonun devasa bir belirsizlik barındırdığını ve nasıl sonuçlanacağını kesin biçimde söylemenin güç olduğunu belirten Mearsheimer, tam da bu bilinmezlik nedeniyle bu tür durumlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Batılı elitlerin tehlikenin boyutunu tam olarak kavrayamadığını söyleyen deneyimli akademisyen, Ukrayna'nın NATO desteğiyle Rus topraklarına girmesi ve Rus stratejik nükleer üçlemesinin bir ayağına saldırması gibi adımların olağanüstü derecede tehlikeli politikalar olduğunu yineledi.

İlgili Haberler