Son Dakika
İnşa

'Netanyahu siyasi geleceği için İran’la yeni bir savaşı gündeme getirebilir'

18 Ekim 2026 19:50 Bu sayfayı yazdır

Besic Teşkilatı Başkanı Gulam Hüseyin Taib, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun seçim öncesinde siyasi geleceğini korumak için yeni bir güvenlik krizi çıkarabileceğini açıkladı.

'Netanyahu siyasi geleceği için İran’la yeni bir savaşı gündeme getirebilir'
'Netanyahu siyasi geleceği için İran’la yeni bir savaşı gündeme getirebilir' YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH — Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Besic Teşkilatı Başkanı Gulam Hüseyin Taib, ABD ve İsrail’in İran’ı kısa sürede teslim olmaya zorlama planının başarısız olduğunu savunarak iki ülkenin mühimmat ve hava savunma kapasitelerinin sınırlarına dayandığını, İran füzelerinin ise hedeflerini vurma oranının yükseldiğini vurguladı.

“Altı haftalık savaş hesabı boşa çıktı”

Taib’e göre ABD—İsrail, İran halkının direncinin kırılacağı varsayımıyla hazırladıkları savaş planı kapsamında ülkeyi üç gün ila altı hafta içinde teslim olmaya zorlamayı hedefliyordu. Plan, altı haftanın sonunda İran’ın mühimmat ve füze stoklarını tüketmeyi, ekonomik baskıyı dayanılmaz düzeye çıkarmayı ve ülke içindeki güvenlik açıklarından yararlanarak Tahran’ı zayıf bir konumda müzakereye zorlamayı öngörüyordu.

Ancak İran halkının ve silahlı kuvvetlerinin direnişi, bu hesapları boşa çıkardı.

İran’ın füze operasyonlarında değişim

Taib, Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri’nin savaşın ilk günlerinde İsrail’in çok katmanlı hava savunmasını aşmak için karmaşık taktiklere başvurduğunu, füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarını birlikte kullandığını söyledi.

Taib, çatışmalar ilerledikçe İran füzelerinin hedeflerini vurma oranının belirgin biçimde yükseldiğini savundu.

ABD—İsrail’in operasyonel kapasitesi baskı altında

Taib, savaşın uzamasının ABD—İsrail’in mühimmat stokları ile hava savunma sistemleri üzerindeki baskıyı artırdığını ve iki ülkenin operasyonlarını sürdürme kapasitesini sınırladığını ileri sürdü.

Taib, bölgedeki askeri üslerde ve gemilerde görev yapan ABD personelinin uzun süren çatışmalar nedeniyle ciddi psikolojik yıpranma yaşadığını açıkladı. Askerlerin psikologlara başvuru oranlarında belirgin artış olduğunu bildirdi.

Dolaylı savaş stratejisi

ABD—İsrail'in doğrudan askeri müdahaleyle hedeflerine ulaşamadığını belirten Taib, bu başarısızlığın ardından stratejinin dolaylı araçlara kaydığını ifade etti.

Taib, karşı cephenin artık vekil güçler, uluslararası ittifaklar, ağır ekonomik yaptırımlar ve ülke içinde güvensizlik ortamı yaratma gibi yöntemlerle İran'ı baskı altına almaya çalıştığını bildirdi.

Mevcut durumu taraflar arasında bir "dayanıklılık mücadelesi" olarak tanımlayan Besic Teşkilatı Başkanı, bu küresel güç dengesinde ve ekonomik direniş hattında Hürmüz Boğazı’nın son derece belirleyici ve etkili bir koz haline geldiğini vurguladı.

“Düşman bir kez daha hata yaparsa öngörülemeyen bir yanıtla karşılaşır”

Gelecekte yaşanabilecek olası bir çatışma senaryosunu da değerlendiren Taib, ABD'nin askeri planlamalarını felç eden en büyük unsurun "belirsizlik" olduğunu savundu.

Washington'ın ve Tel Aviv'in, İran'ın olası bir saldırıya ne zaman, nerede ve hangi silahlarla karşılık vereceğini kestiremediğini belirten Taib, ABD istihbaratının da bu öngörülemezliği raporladığını ifade etti.

Taib, düşmanın bir kez daha hata yapması durumunda zamanı, yeri ve yöntemi bilinemeyen sarsıcı bir yanıtla yüzleşeceğini ifade ederek, bu belirsizliğin karşı tarafın güvenlik hesaplarını zora soktuğunu söyledi.

Netanyahu ve Trump’ın siyasi bekâ hesapları

Konuyu ABD ve İsrail'in iç siyasetine taşıyan Taib, her iki ülkede de liderlerin kendi koltuklarını korumak için İran krizini kullandığını açıkladı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun yaklaşan Knesset seçimleri öncesinde siyasi ömrünü uzatmak amacıyla güvenlik koşullarını manipüle etmeye çalıştığını belirten Taib, Netanyahu'nun en çok arzuladığı senaryonun ABD'yi doğrudan İran'la savaşa sokmak olduğunu ifade etti.

Seçim anketlerinin Netanyahu aleyhine dönmesi halinde, seçim sürecini sekteye uğratmak için İsrail liderinin yeni güvenlik krizleri çıkarabileceğini söyledi.

Öte yandan savaşın ABD açısından siyasi ve ekonomik maliyetlerinin arttığına işaret eden Taib, Amerikan halkının yüzde 70’inden fazlasının İran’la olası bir savaşın ABD'ye hiçbir fayda sağlamayacağına inandığını belirtti.

ABD'deki ara seçim atmosferine de değinen Taib, ABD Başkanı Donald Trump'ın kendi siyasi konumunu tahkim etmek adına acil bir zafere ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

Taib'e göre Trump, İran meselesini ve olası bir müzakere sürecini kendi iç siyaseti için sembolik bir zafere dönüştürmeyi amaçlıyor.

“Meydanlardaki varlık ve füzeler aynı stratejinin iki halkasıdır”

ABD'nin yaptırımlar ve güvenlik baskılarıyla İran toplumunu zorluklar içinde bırakarak ülkede kutuplaşma yaratmayı hedeflediğini söyleyen Taib, buna karşı iç dayanışmanın hayati önem taşıdığını vurguladı.

İran'ın bugün biri askeri cephe, diğeri hibrit savaş ve yumuşak güç olmak üzere iki temel alanda mücadele verdiğini belirten Besic Başkanı, halkı ve silahlı kuvvetleri tek bir vücut olarak hareket etmeye çağırdı.

Taib, silahlı kuvvetlerin caydırıcılığını artırmak için tüm imkanların seferber edilmesi gerektiğini söylerken, cephe gerisindeki sivil duruşun da bir o kadar kritik olduğunu ifade etti.

Füze atışları ile halkın sokaklardaki varlığının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini savunan Taib, mitinglerde yapılan konuşmaların ve askeri harekatların aynı stratejik tepkinin ayrılmaz parçaları olduğunu belirtti.

Ülke içinde çeşitli ekonomik ve sosyal sorunlar yaşandığını kabul eden Taib, yine de mevcut savaş koşullarında halkın öfkesinin ve siyasi tepkisinin öncelikli olarak ABD ile İsrail’e yöneltilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Taib, yeni saldırıların önünün ancak toplumsal bütünlüğün korunması ve askeri caydırıcılığın en üst seviyeye çıkarılmasıyla kesilebileceğini sözlerine ekledi.

İlgili Haberler