Son Dakika
İnşa

Ortak açıklama yayımlandı: Türkiye, Pakistan ve Suudi rejimi Tahran'da

26 Ekim 2026 20:21 Bu sayfayı yazdır

Pakistan, Türkiye ve Suudi rejiminden üst düzey yetkililer, İranlı temsilcilerle Tahran’da yaptıkları dörtlü görüşmede bölgesel barış ve güvenliği güçlendirmek, dört ülke arasındaki işbirliğini geliştirmek ve diyaloğu sürdürmek konusunda uzlaştı.

Ortak açıklama yayımlandı: Türkiye, Pakistan ve Suudi rejimi Tahran'da
Ortak açıklama yayımlandı: Türkiye, Pakistan ve Suudi rejimi Tahran'da YDH
Yazı boyutu
100%
3 dk okuma

YDH ― Pakistan, Türkiye ve Suudi üst düzey heyetler, 26 Ekim Pazartesi günü İran’ın başkenti Tahran’ı ziyaret ederek İranlı yetkililerle dörtlü görüşme gerçekleştirdi.

Görüşmenin ardından yayımlanan ortak açıklamada, dört bölge ülkesi arasındaki işbirliğini güçlendirmek ve bölgesel barış ile güvenliğe katkıda bulunmak amacıyla diyaloğu sürdürme konusunda uzlaşıldığı bildirildi.

Toplantıda taraflar, bölgesel barış ve güvenliğin yanı sıra dört ülke arasındaki işbirliğini güçlendirmek amacıyla diyaloğu sürdürme konusunda anlaşmaya vardı.

İran heyetinde İran Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yer aldı.

Toplantıya Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Pakistan Genelkurmay Başkanı ve Savunma Kuvvetleri Komutanı Mareşal Asım Münir ile Türkiye Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın katıldı.

Pizişkiyan’dan Müslüman ülkeler arasında birlik çağrısı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pizişkiyan, pazartesi günü Tahran’da Suudi rejimi, Türkiye ve Pakistan’dan üst düzey yetkililerle yapılan dörtlü görüşmede, Müslüman ülkeler arasındaki birliği pekiştiren ve Batı Asya’da yapıcı işbirliğini geliştiren her türlü anlaşmayı desteklediklerini söyledi.

Pizişkiyan, toplantı sırasında yaptığı açıklamada, “Bu görüşmelerde Müslüman ülkeler arasındaki birlik, dayanışma ve bölgesel işbirliğini güçlendirmeye katkıda bulunacak her türlü anlaşma, İran İslam Cumhuriyeti’nin tam ve koşulsuz desteğini alacak.” dedi.

Ortak çıkarların ilerletilmesi için görüş ayrılıklarının önüne geçilmemesi gerektiğini vurgulayan Pizişkiyan, “Ortak noktalarımıza ve karşılıklı işbirliği alanlarımıza odaklanmalı, görüş ayrılıklarının bölge halklarının ortak çıkarlarını ilerletmemize engel olmasına izin vermemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Pizişkiyan, İslam ülkelerinin müdahaleci ve bölücü politikalara karşı uyanık kalması gerektiğini de vurguladı. ABD—İsrail rejiminin bölge ülkelerini zayıflatmayı, Müslüman halkların arasına nifak sokmayı ve büyük İslam ülkelerinin gücünü zaman içinde aşındırmayı amaçlayan planlarına dikkat çekti.

Bölge ülkelerinin karşılıklı işbirliğini güçlendirerek ve birbirlerine destek vererek hiçbir ülkenin baskı ve tehditlerle tek başına mücadele etmek zorunda kalmamasını sağlaması gerektiğini belirtti.

İran Cumhurbaşkanı, ekonomik baskı oluşturma ve halklar arasında hoşnutsuzluğu körükleme girişimlerine de değindi. İslam ülkelerine, yapıcı ilişkiler, ekonomik işbirliği ve sahip oldukları imkânları etkili biçimde kullanarak birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmalarını önerdi.

Pizişkiyan, “Ülkelerin baskı ve yaptırımlarla boyun eğmeye zorlanabileceği düşüncesi temelden yanlıştır. Bölge ülkeleri arasındaki işbirliği ne kadar derinleşir ve genişlerse karşılaştıkları sorunları çözme ve dış baskılara direnme kapasiteleri de o kadar artar.” dedi.

Gazze, Lübnan ve İran’a yönelik saldırılara tepki

Pizişkiyan, İsrail’in Gazze Şeridi, Lübnan ve İran’da işlediği suçları da kınadı. İran’a yönelik saldırılarda İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei’nin, askerî komutanların, bilim insanlarının ve hatta okul çocuklarının hayatını kaybettiğini belirtti.

Bu tür eylemlerin hukuki, insani veya akılcı hiçbir gerekçeyle savunulamayacağını söyleyen Pizişkiyan, İslam ülkelerinin saldırganlık ve güvensizlikle mücadele etmek için ortak bir yaklaşım benimsemesinin aciliyetine dikkat çekti.

İran Cumhurbaşkanı, karşı tarafın baskı ve saldırılar yoluyla İran İslam Cumhuriyeti’ni çökertilebileceğini düşündüğünü söyledi. Ancak Pizişkiyan’a göre saldırılar, İran’da ulusal birliği güçlendirdi ve vatanlarını savunmak için kararlılıkla direnen halk arasındaki dayanışmayı derinleştirdi.

Pizişkiyan, “İran İslam Cumhuriyeti, uluslararası hukukun ilke ve kuralları doğrultusunda hukuki haklarını savunuyor. Bu temelde, İran halkının haklarını ve meşru çıkarlarını kararlılıkla koruyacak.” dedi.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca, önemli İslam ülkelerinin temsilcilerinin Tahran’daki toplantıya katılmasının bölgesel birliği daha da pekiştirmesini umduğunu ifade etti.

Pizişkiyan, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın (NPT) imzacısı olan İran’ın nükleer silah edinme amacı taşımadığını, ancak barışçıl nükleer faaliyetlerde bulunma hakkını saklı tuttuğunu söyledi.

Nükleer meselenin baskı kurmak, tehditler yöneltmek ve İran’daki nükleer tesislere saldırmak için bahane olarak kullanılmasını da eleştiren Pizişkiyan, bu yaklaşımı “çelişkili ve yapıcı olmayan bir tutum” olarak nitelendirdi. İran Cumhurbaşkanı, diyaloga açık olunduğu iddia edilirken aynı zamanda tehditlere başvurulmasının ve nükleer tesislerin hedef alınmasının bu söylemle çeliştiğini vurguladı.

İlgili Haberler