ABD-İran hattında diplomatik çıkmaz, savaş riski büyüyor
Katar ve Pakistan’ın beş günlük karşılıklı adım önerisi, İran’ın nükleer taviz talebini reddetmesiyle çıkmaza girdi.
YDH- El-Ahbar yazarı Muhammed Hacavi’nin analizine göre, İran ile ABD arasında yeni bir savaşı önlemeye yönelik diplomatik girişimler çıkmazı aşamadı. ABD medyasında, özellikle Wall Street Journal’da yayımlanan haberler, Washington’ın 5 Kasım’daki ara seçimlerin ardından İran’a karşı “kısa ve yoğun” bir askerî harekât düzenlemeyi planladığını gösteriyor. Gazeteye göre ABD bu planı Körfez başkentlerine de bildirdi.
Diplomatik temaslar, Katar ve Pakistan’ın İran’a sunduğu ortak girişim etrafında sürüyor. Pazartesi günü “Mekke İttifakı” ülkelerinden üst düzey güvenlik yetkililerinin Tahran’a yaptığı ziyaret de girişime destek vermeyi ve bölgede “üçüncü savaş” ihtimaline ilişkin kaygıları iletmeyi amaçladı.
Beş günlük karşılıklı adım önerisi
Katar-Pakistan girişimi, İran’ın “yedi günlük planı” ile ABD’nin karşı önerisinin sonuçsuz kalmasının ardından gündeme geldi. İran’ın planına göre ilk aşamada tüm cephelerde savaş durdurulacak; deniz ablukası kaldırılacak, petrol yaptırımları sona erdirilecek ve dondurulmuş varlıklar serbest bırakılacaktı. İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak, ardından ikinci aşamada nükleer müzakerelere geçilecekti. ABD bu planı reddetti.
Washington’ın karşı önerisi ise İran’ın önce nükleer tavizler vermesini ve Hürmüz Boğazı’nı açmasını, ABD’nin yükümlülüklerini daha sonra yerine getirmesini öngörüyordu. Tahran bu öneriyi de kabul etmedi.
El-Ahbar’ın edindiği bilgilere göre yeni girişim, beş gün içinde karşılıklı yükümlülüklerin yerine getirilmesini öngörüyor: İran Hürmüz Boğazı’nı açacak, ABD ise deniz ablukasını kaldıracak. Girişim ayrıca İran’dan bu süre içinde nükleer tesislerin denetlenmesine izin vermek gibi “somut bir taviz” istiyor. Tahran, karşılıklı uygulama mekanizmasına ön onay verdi ancak nükleer taviz talebini reddetti. İran’ın tutumu, nükleer programla ilgili herhangi bir müzakerenin savaşın sona ermesi, ablukanın kaldırılması ve Hürmüz’ün açılmasının ardından yapılması yönünde.
Wall Street Journal, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran Milli Güvenli Kurulu Genel Sekreteri Muhsin Rızai’yle temas kurduğunu ve Trump’ın talimatıyla kendisine mektup gönderdiğini yazdı. İki taraf arasındaki temaslar sürerken girişim hâlâ gündemde bulunuyor.
Tahran’daki görüşmede güvence talebi
Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman, Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir ve Türkiye Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın’ın İranlı yetkililerle Tahran’da yaptığı dörtlü görüşme, Yemen’deki krizde de ilerleme sağlayamadı. Görüşme, dış müdahalelerden bağımsız bölgesel güvenlik düzeni fikrinin ele alınması bakımından önemli bir aşama oldu.
El-Ahbar’a konuşan güvenlik kaynağına göre üç ülke, İsrail’in bölgesel krizleri tetikleyen politikalarına dikkat çekerek yeni bir savaşı önlemek için İran ile ABD arasında anlaşma yapılmasını ve böyle bir anlaşmanın güvence altına alınmasına katkı sunmaya hazır olduklarını belirtti. Heyet, Tahran’dan zenginleştirilmiş uranyum stokunu ülke dışına çıkarmasını ve anlaşma öncesinde Hürmüz Boğazı’nı açmasını istedi.
Rızai, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce anlaşmaları bozduğunu hatırlatarak, “Trump’ın anlaşmadan çıkmayacağını nasıl güvence altına alabilirsiniz?” diye sordu. Kaynağa göre heyet, İran’ın ilk adımı atmasını, kendilerinin ise Trump’ın yeni bir saldırı düzenlemesini önlemek için çaba göstereceğini söyledi.
Rızai, İran’ın yedi şartına bağlı olduğunu, özellikle deniz ablukasının kaldırılmasını istediğini ve ABD yükümlülüklerini bütünüyle yerine getirmeden nükleer taviz vermeyeceğini yineledi.
Diplomatik hareketliliğe rağmen Tahran ile Washington arasındaki görüş ayrılığı derinliğini koruyor. Son savaşta ağır kayıplar veren İran’ın ABD dayatmalarına karşı tutumunun daha da sertleşmesi, yeni saldırıların Tahran’ın hesaplarını değiştireceği beklentisini zayıflatıyor.
Yemen dosyasında da uzlaşma çıkmadı
Güvenlik kaynağı, Tahran’daki görüşmede Suudi heyetinin İran’dan Yemen ordusu üzerindeki nüfuzunu kullanarak çatışmaları sona erdirmesini istediğini aktardı.
İran, Yemen krizinin çözümüne katkıda bulunmaya hazır olduğunu belirtti; ancak Yemen ordusunun açık şartları bulunduğunu ve Suudi rejimi bu şartları kabul etmedikçe hareketin mücadeleyi sürdüreceğini heyete iletti.
Görüşmenin ardından son iki günde Yemen ordusu ile Suudi rejimi arasındaki çatışmaların şiddetlenmesi, toplantının gerilimi azaltmada sonuç vermediğine işaret ediyor.
İlgili Haberler
Eski ABD yetkililerinden adaylara: Soykırım ortaklarına görev vermeyin
29 Ekim 2026 08:39
Trump’ın talimatıyla Vance’ten Rızai’ye müzakere mektubu
29 Ekim 2026 07:18
Amerikalı profesör: ABD'nin İran'la olan sorunu İran'ın bağımsız ve eg…
28 Ekim 2026 23:13
ABD İran’a hazırlanırken Körfez’i uyardı
28 Ekim 2026 06:00
