Taiz’de kuşatma iddiasına 754 araçlık sevkiyatla yanıt
Suudi rejiminin Yemen ordusunun Taiz’i kuşattığı yönündeki iddiasına karşılık, Hacer geçişinde ticari ve sivil trafiğin sürdüğünü gösteren görüntüler yayımlandı.
YDH- El-Mesire kanalı, Suudi rejiminin ve desteklediği grupların Taiz’deki askerî yenilgileri örtmek için Yemen ordusunun kenti kuşattığı iddiasını gündeme taşıdığını bildirdi. Kanal, kentin batısındaki Hacer geçiş noktasında kaydedilen görüntülerin bu iddiayla çeliştiğini belirtti.
Yayımlanan görüntülerde Hacer’den Taiz’e kamyonların, yolcu araçlarının ve ticari sevkiyatların sürdüğü görüldü. Gıda, ilaç ve yakıt taşıyan araçların yanı sıra Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin Sevra Hastanesi için gönderdiği dört tıbbi yardım kamyonu da görüntülendi.
Taiz’e bir günde 754 araç girdi
El-Mesire’ye konuşan uzman kaynaklar, Taiz’de gıda ve temel ihtiyaç maddelerinin tedarikinin istikrarlı olduğunu söyledi. Kentin batı girişinden bir günde mal ve erzak yüklü 754 kamyon ve araç geçti; yolcu taşımacılığı da sürdü.
Sevkiyatlarda yüz binlerce litre dizel, benzin ve gazın yanı sıra gıda, ilaç, et, tavuk, meyve, sebze ve diğer günlük ihtiyaç maddeleri bulunuyordu. Sürücü ve yolcular, güzergâhın açık olduğunu ve giriş çıkışların günün her saatinde devam ettiğini belirtti. Kamyonlar kente yük taşıyıp olağan biçimde geri dönerken, sivil geçişleri veya mal sevkiyatını engelleyen bir uygulama olmadığı aktarıldı.
Sosyal medya kullanıcıları da Taiz’in kuşatma altında olduğu iddialarına karşı çıktı. Aktivistler, kente gıda, ilaç ve yakıt girişinin sürdüğünü gösteren görüntülere ve düzenli ulaşım akışına dikkat çekti.
Medya aktivisti Eyyub İdris, Yemen ordusunun kontrolündeki girişin açık olduğunu, gıda, ilaç, yakıt ve diğer ticari ürünlerin bu güzergâhtan Taiz’e ulaştığını söyledi. Gat bitkisinin de kente kolaylıkla girdiğini belirten İdris, Suudi rejimi ve destekçilerinin kuşatma iddiasını reddetti.
Siyasi aktivist Mazen İdris, “Taiz kuşatma altında” söylemini 12 yıldır tekrarlanan “bıktırıcı bir tiyatro” diye niteledi. Bu anlatıyı siyasi ve medya çevrelerinin yaydığını vurguladı.
Medya aktivisti Vela Esbahi, Katar merkezli el-Arabi televizyonunun Taiz’in girişlerinden yayımladığı görüntülerin kent sakinlerinin kuşatma altında olmadığını gösterdiğini söyledi. Görüntüleri yayımladığı için kanalı Sanaa’ya hizmet etmekle suçlayan çevrelere tepki gösteren Esbahi, kentin gıda, ilaç ve sudan mahrum bırakıldığı iddiasının neden gerçek dışı biçimde yayılmak istendiğini sordu.
Siyasi aktivist Halid Şemiri ise Taiz’e gıda ve ilaç girişini Suudi rejimine bağlı İhvan grupları ile “Özel Komite”nin engellediğini belirtti. Şemiri, bu grupların kuşatma meselesini uluslararası kamuoyunu kışkırtmak için kullandığını vurguladı. Sanaa’nın kenti kuşatmak için bir nedeni olmadığını belirten Şemiri, yalnızca silah ve mühimmat girişinin engellendiğini, sivil ihtiyaçları taşıyan güzergâhların açık kaldığını söyledi.
Yol saldırıları ve çifte standart eleştirisi
Siyasi aktivist Hüseyin Buheyti, Taiz’in 2015’ten bu yana kuşatma altında olduğu iddialarını, 18 Ekim 2026’da bir menfezin patlatılması sonucu Heycetül Abd yolunun kesildiğini gösteren görüntülerle karşılaştırdı. Buheyti, söz konusu yolun Taiz ile Aden arasında mal, yardım, yakıt ve ilaç sevkiyatında kullanıldığını hatırlattı.
Yolların hedef alınmasına verilen tepkilerde çifte standart bulunduğunu vurgulayan Buheyti, bazı medya çevrelerinin 18 Ekim’de yolun bir bölümünün patlatılmasını kınadığını, ancak Suudi uçaklarının 31 Ekim’de Heycetül Abd geçidine düzenlediği saldırıyı kınamadığını söyledi.
Buheyti, son 100 günde farklı vilayetlerde sivillerin evlerine düzenlenen hava saldırılarına yönelik tepkilerin yokluğunu da sorguladı. Saldırılarda çoğu kadın ve çocuk yüzlerce kişinin öldüğünü veya yaralandığını bildiren Buheyti, Taiz’in en çok hedef alınan bölgelerin başında geldiğini belirtti.
Siyasi ve medya aktivisti Gayda Mütevekkil de Suudi rejimi yanlısı grupların Taiz’i kuşattığını ve sivilleri mevzi olarak kullandığını vurguladı. Mütevekkil, Islah milislerinin kent üzerindeki kuşatmayı uyguladığını, halkın giriş çıkışını engellediğini ve malların kontrol noktalarında biriktiğini ileri sürdü. Sanaa’nın son savaşının “Yemen’in bütün mirası üzerindeki Suudi ablukasını kırmayı” hedeflediğini söyledi.
“Taiz’deki hava saldırıları gündeme getirilmeli”
Ensarullah Siyasi Büro üyesi Muhammed Ferah, Taiz halkının vilayeti Suudi yığınaklarından, “Suudi saldırganlığının paralı askerlerinden”, vesayet ve işgalden kurtarmak için mücadele ettiğini söyledi. Ferah, sosyal medya paylaşımında siyasetçileri, medya kuruluşlarını ve uluslararası örgütleri Taiz’de pazarlara ve evlere yönelik hava saldırılarına dikkat çekmeye çağırdı. Saldırılarda kadın ve çocukların öldüğünü, eğitim faaliyetlerinin de aksadığını belirtti.
Ferah, Suudi rejiminin kendisine karşı çıkanlara baskı ve güç kullanarak yanıt verdiğini vurguladı. Yemenlilere verilen mesajın “Ya topraklarınızı teslim edip vesayeti kabul edin ya da sizi ve boyun eğmeyen herkesi yok edelim” olduğunu söyledi.
Ensarullah yetkilisi, Taiz’deki saldırıların medya kuruluşları ve uluslararası örgütlerce izlenip kınanması gerektiğini belirterek, olayların görmezden gelinmemesi ve örtbas edilmemesi çağrısında bulundu.




