Devrim Muhafızları siyasi işlerden sorumlu genel komutan yardımcısı Yadullah Cevani, ABD ve İsrail'in İran'ın nükleer tesislerine yönelik tehditlerine yanıt verdi. Cevani, olası bir saldırının İran'ın yerli nükleer bilgi birikimini yok edemeyeceğini, sert bir misillemeyle karşılık bulacağını ve İran'ı nükleer doktrinini gözden geçirmeye itebileceğini belirtti.

YDH - DDevrim Muhafızları siyasi işlerden sorumlu genel komutan yardımcısı Yadullah Cevani, Fars Haber Ajansı'nda yayımlanan makalesinde, son günlerde Amerikalı ve İsrailli yetkililer tarafından İran'ın nükleer tesislerine ve diğer hayati merkezlerine yönelik askeri eylem tehditlerinin sıkça dile getirildiğini belirtti.
Cevani, "Son dönemde medyada, Trump'ın 'İranlılarla müzakerelerde anlaşmaya varamazsak onlara saldırırız,' dediği belirtildi. Ayrıca Netanyahu'nun, 'Rab onlarla (İranlılarla) olsa bile biz onları yeneceğiz,' şeklindeki ifadeleri medyada geniş yankı buldu," ifadelerini kullandı.
Cevani, bu tehditlerin sahada nihayetinde gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin kesin olmadığını, ancak bir olasılık olarak varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
Cevani'ye göre, bu ihtimalin karşısında İran milletinin dostlarının ve düşmanlarının dikkat etmesi gereken üç kesin gerçek bulunuyor.
Birinci nokta olarak Cevani, Amerikalıların ve İsraillilerin İran'a yönelik saldırı hedeflerinin İran'ın nükleer tesislerini yok etmek olduğunu defalarca dile getirdiğini hatırlattı.
Cevani'ye göre, "düşmanlar, askeri bir müdahaleyle İran'da yerlileştirilmiş nükleer bilgi ve teknolojiyi asla yok edemeyecekler."
Yetkili, bunun nedenleri çok olsa da, Cevani eski ABD Başkanı Barack Obama'nın Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) sonrası yaptığı açıklamalara atıfta bulunmanın yeterli olacağını belirtti.
Cevani, Temmuz 2015'teki KOEP anlaşmasının ardından Obama'nın bazı Amerikalı savaş yanlıları tarafından sertçe eleştirildiğini kaydetti.
Anlaşmaya karşı çıkanların, İran'ın müzakereler yoluyla nükleerleşmesine onay verilmemesi gerektiğini savunduğunu belirten Cevani, dönemin ABD Başkanı Obama'nın şu sözlerini aktardı: "'Mümkün olsaydı, İran'ın nükleer tesislerinin tüm vidalarını kendi ellerimle sökmek isterdim.'"
Cevani, Obama'nın bu sözleriyle açıkça şunu ifade ettiğini belirtti: "Birincisi, İran'la savaş ABD'nin çıkarına değildir; ikincisi, savaşla İran'ın nükleer sanayisi yok edilemez."
İkinci nokta olarak Cevani, İran İslam Cumhuriyeti'nin defalarca hiçbir savaşı başlatan taraf olmayacağını, ancak İran milletinin ulusal güvenliğini ve çıkarlarını savunma konusunda son derece ciddi olduğunu ve bunu son 46 yılda kanıtladığını vurguladı.
Cevani, İran Devrim Lideri ve Başkomutan Ayetullah Ali Hamenei'nin Ramazan Bayramı hutbesinde düşman tehditlerine bir kez daha değindiğini ve bu tehditlerin gerçekleşme olasılığını zayıf görse de, "Eğer bir şer eyleminde bulunurlarsa, kesinlikle sert bir karşılık darbesi alacaklar," dediğini hatırlattı.
Cevani'ye göre, saldırının nükleer sanayinin yok edilmesi dahil ilan edilen hedeflerinden hiçbiri gerçekleşmeyecek; aksine, düşmanın bu eylemi İran'ın nükleer sanayisini yeni bir aşamaya taşıyacak.
Cevani, "O zaman bölgesel ve uluslararası denklemlerde İran ve direniş ekseni için yeni bir tanım yapmak gerekecektir," değerlendirmesini yaptı.
Cevani, İran'ın "siyasi irade", "askeri güç ve kabiliyetler" ile "jeopolitik konumu" sayesinde başarılı ve etkili bir karşı darbe vurma imkânına sahip olduğunu ifade etti.
Üçüncü nokta olarak Cevani, İran İslam Cumhuriyeti'nin nükleer silahların İran'ın savunma doktrininde yeri olmadığını defalarca belirttiğini kaydetti.
Hamenei'nin bu konudaki fetvasının da çok net olduğunu ve İran'ın nükleer silah peşinde olmadığını, programını barışçıl amaçlarla geliştirdiğini söyledi. Ancak Cevani, arada önemli ve kilit bir nokta bulunduğuna dikkat çekti.
"Bazı İranlı yetkililerin, nükleer programa yönelik tehditlerin gerçekleşmesi durumunda İran'ın savunma doktrinini ve nükleer programının niteliğini yeniden gözden geçireceğini duyurduğunu" aktaran Cevani, "Bu revizyonun anlamı oldukça açıktır," diye ekledi.
Cevani yazısını şu sözlerle sonlandırdı:
"Dolayısıyla, Amerikalıların ve İsraillilerin İran'a ve İranlılara yönelik olası bir saldırısı hasara yol açacak olsa da, bir yandan sert bir karşı darbeyle düşmanlara daha ağır kayıplar verilecek, diğer yandan nükleer sanayinin yok edilmesi dahil askeri saldırının ilan edilen hedeflerinden hiçbiri gerçekleşmeyecektir. Bilakis, düşmanın bu eylemi İran'ın nükleer sanayisini yeni bir aşamaya taşıyacak ve o zaman bölgesel ve uluslararası denklemlerde İran ve direniş ekseni için yeni bir tanım yapmak gerekecektir."