Haseke’de su krizi resmî gündeme taşındı

img
Haseke’de su krizi resmî gündeme taşındı YDH

Haseke’de 1,5 milyon kişinin temel içme suyuna erişimi, Alluk istasyonunun kesintiye uğramasıyla kritik boyuta ulaştı; HTŞ, Kızılhaç ve UNICEF ile ilk resmi görüşmelerini yaparak sorunun çözümü için uluslararası iş birliği ve elektrik tedariki konularında adımlar atmaya başladı.




YDH- Haseke kentinde ve kırsalında yaşayan yaklaşık 1,5 milyon kişiyi etkileyen su krizi, rejimin dokuz ay önce devrilmesinden bu yana ilk kez resmi gündeme alındı.

Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’nun denetimindeki Alluk su istasyonundan suyun kesilmesi üzerine, geçiş hükümetine getirilen Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün sözde 'enerji bakanlığı', Uluslararası Kızılhaç ve UNICEF temsilcileriyle bir toplantı gerçekleştirdi.

HTŞ bakanı Üsame Ebu Zeyd, Alluk’un insani bir öncelik olduğunu vurgulayarak, “HTŞ, istasyonun çalışmaya devam etmesi ve krizin hafifletilmesi için uluslararası kuruluşlarla iş birliğine tamamen hazırdır” dedi.

UNICEF ve Kızılhaç yetkilileri de Suriyelilerin içme suyuna erişiminin BM sistemi içinde temel bir hak olduğunu hatırlatarak, gerekli koordinasyon için hazır olduklarını açıkladı.

Bakanlık, tarafların projeyi engelleyen sorunların aşılması için takvimli bir uygulama planı üzerinde mutabık kaldığını duyurdu.

HTŞ lideri Colani'nin ekibinin Türkiye ile stratejik yakınlığına rağmen, Ankara’nın ikna edilmesi konusunda henüz somut bir adım atılmadı.

Haseke vilayetinde nüfusun yarısından fazlasına su sağlayan bölgenin, siyasi ve askeri çatışmalardan arındırılması gerektiği ifade ediliyor.

PYD öncülüğünde kurulan Özerk Yönetim ise hem HTŞ'yi hem de Ankara’yı, Fırat Nehri’ndeki su seviyesinin düşmesiyle birlikte krizi kasıtlı olarak çözmemekle suçluyor.

Alluk dosyasına yakın bir kaynak, 8 Aralık'tan sonra Kızılhaç ve UNICEF heyetlerinin Amerikan kolaylaştırıcılığıyla iki kez istasyonu ziyaret ederek işletme imkânlarını incelediğini belirtti.

Kaynak, “Asıl sorun elektrik kaynağının olmaması. Türk hava kuvvetleri yaklaşık bir yıl önce istasyona elektrik sağlayan el-Darbasiya ve Amuda tesislerini hedef aldı” iddiasını ortaya attı.

Aynı kaynak, heyetin istasyonun elektrik ihtiyacının geçici olarak özel Türk şirketleri aracılığıyla karşılanmasını ve işletme sorumluluğunun UNICEF ile Kızılhaç’a devredilmesini önerdiğini aktardı.

Ancak bu öneri kabul görmedi.

Kuruluşların, planın hayata geçirilmesi için HTŞ'nin 'enerji bakanlığı' ile görüşmeleri sürdürdüğü kaydedildi.

Kaynak, “Türk hükümeti ile Özgür Yönetim arasında bir anlaşmaya varılması halinde istasyonun işletilmesi de, devre dışı bırakılması da mümkün. Ancak öncelik, sivillerin etkilenmemesi ve güvenli içme suyuna erişim hakkının garanti altına alınmasıdır” dedi.