Tekin ve Dursunoğlu, İran’daki 'rejimin' dini liderlik ve oligarşik yapı arasındaki çıkar çatışmalarıyla yönetildiğini, Velâyet-i Fakih sistemi ile Uzmanlar Meclisi gibi kurumların bu mekanizmayı koruduğunu vurguladılar.
YDH- Bu hafta gazeteci Çağlar Tekin ve araştırmacı yazar Alptekin Dursunoğlu, İran’daki sokak eylemleri ve iç siyasi-sosyal kriz dosyasının devamı olarak protestoların mevcut ivmesine, halkın gerçek talepleri ile rejim içindeki oligarşik yapının çıkar çatışmasına odaklandılar.
Diğer dosyadan farklı olarak bu bölümde İran’daki siyasi mekanizmanın işleyişi, özellikle dini liderlik (Velâyet-i Fakih) makamının seçim süreçleri ve yetkileri, uzmanlar meclisi, anayasa koruyucular kurulu gibi kurumların rolleri üzerinde duruldu.
İran, Suriye ve diğer Batı Asya ülkelerindeki rejimlerin yapısı, halkın tepkisi, dış müdahale karşısındaki refleksleri ve demokrasi talepleri ele alındı.
Ayrıca ikili, ABD-İsrail'in, bu durumu baskı ve manipülasyonlarla kendi çıkarları doğrultusunda kullandığına dikkat çekerken Mahsa Emini olayını hatırlatarak, medyadaki çarpıtılmış anlatımı üzerinden kadın hakları mücadelesinin nasıl manipüle edildiğini gösterdiler.
Dahası İran’ın savunma stratejisi, ABD’nin doğrudan askeri müdahale olasılığı ve bunun sonuçlarına yönelik karşılıklı caydırıcılık dinamikleri analiz edilirken, Avrupa’nın Batı Asya politikalarındaki gerilemesi ve Avrupa kamuoyunun Filistin meselesindeki düşük eylemselliği eleştirildi.
İran’ın coğrafi ve askeri konumu nedeniyle caydırıcılığının yüksek olduğu, Venezuela’nın ise buna kıyasla zayıf olduğu vurgulandı.