ABD Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılan milyonlarca sayfalık Jeffrey Epstein arşivi, pedofil fuhuş şebekesi yöneticisinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) üst düzey yetkilileri ve iş dünyası liderleriyle olan derin ağını gözler önüne seriyor.
YDH - ABD Adalet Bakanlığı arşivinden çıkan e-postalar, BAE'nin İnsan Hakları Daimi Komitesi Direktörü ve BM danışmanı Hind el-Uveys ile Epstein arasındaki yakın ilişkiyi deşifre ediyor.
2011 yılında başlayan yazışmalarda pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi ve Mossad ajanı Jeffrey Epstein’in, el-Uveys gelecekteki BAE Kültür Bakanı olarak konumlandırdığı ve ona kariyer tavsiyeleri verdiği görülüyor.
Ancak bazı yazışmaların, el-Uveys'in o dönem 13 yaşında olduğu iddia edilen kız kardeşini Epstein ile tanıştırma çabalarını ve genç kızların hazırlanmasına dair şüpheli ifadeleri içerdiği belirtiliyor.
21st Century Wire portalı tarafından derlenen belgelerde, el-Uveys'n Epstein'ın BAE elitlerine erişimini normalleştiren bir "yumuşak güç yöneticisi" olarak hareket ettiği görülüyor.
Sultan bin Sulayim ve işkence videoları
DP World CEO'su Sultan Ahmed bin Sulayim ile Epstein arasında on yılı aşkın sürede binlerce e-posta teatisinde bulunulduğu tespit edildi.
Temsilciler Meclisi üyelerinin incelemeleri sonucunda, bin Sulayim'in Epstein'a bir işkence videosu gönderdiği ve Epstein'ın buna "İşkence videosunu sevdim" şeklinde yanıt verdiği ortaya çıktı.
Yazışmalar ayrıca bin Sulayim'in Epstein aracılığıyla Elon Musk gibi isimlere ulaştığını ve Epstein'a Kabe örtüsünden (kisve) bir parça hediye ettiğini gösteriyor.
Epstein’in şebekesinin, Somaliland’daki Berbera Limanı gibi stratejik noktalarda BAE ve İsrail çıkarlarını birleştirdiği ifade ediliyor.
DP World'ün Berbera Limanı'na yaptığı 1 milyar dolarlık yatırım sürecinde Epstein’in bir aracı olarak rol aldığı öne sürülüyor.
Epstein'ın 2018 tarihli e-postalarında limanda hissesi olduğunu iddia ettiği ve Cibuti'deki tesislerde nüfuz sahibi olduğunu savunduğu görülüyor.
Bin Sulayim ile Epstein arasındaki yazışmaların, Somaliland'ın bağımsız bir devlet olarak tanınması için yürütülen lobi faaliyetlerini de kapsadığı belirtiliyor.
Eski istihbarat görevlileri ve araştırmacılar, Epstein’in BAE elitleri üzerindeki nüfuzunu İsrail stratejik çıkarları için kullandığını r.
Epstein ve Ghislaine Maxwell'in, Mossad adına "bal tuzağı" (honeytrap) operasyonları yürüterek Körfez elitlerinden şantaj amaçlı veri (kompromat) topladığı savunuluyor.
Bu ağın, 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları ile BAE-İsrail ilişkilerinin normalleşmesine giden gizli diplomatik zemini yıllar öncesinden hazırladığı söyleniyor.
Epstein'ın, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile Sultan bin Sulayem arasında liman yatırımları için aracılık yaptığı belgelerde yer alıyor.