Ensarullah lideri Abdulmelik el-Husi, ABD güçlerinin 2015’te Sanaa’dan çekilmesinin bir uzlaşmanın değil, Yemen halkının direnişinin sonucu olduğunu söyledi.
YDH- Ensarullah lideri Abdulmelik el-Husi, 2015 yılında ABD Deniz Piyadelerinin Sanaa’dan çekilmesinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu çekilmenin herhangi bir müzakere ya da tavizin sonucu olmadığını, Yemen halkının açık ve kesin bir zaferi olduğunu ifade etti.
“Bir kaçış ve açık bir zafer”
El-Husi, ABD güçlerinin Sanaa’dan ayrılışına ilişkin olarak, bunun Yemen’in özgürlük ve bağımsızlığı pahasına yapılmış bir uzlaşma olmadığını belirterek, “Bu bir uzlaşma değil, büyük bir zaferdi; müzakerelerle ya da teslimiyetle değil, halkın imanla beslenen ayaklanmasıyla kazanıldı.” dedi.
Ensarullah lideri, ABD’nin Sanaa’daki varlığının, Washington’un politikalarını dayatmak ve Yemen’e karşı komploları hayata geçirmek amacıyla önceki yönetimlerdeki üst düzey yetkililerin boyun eğdirilmesi için kullanıldığını ifade etti.
“Diplomatik değil, devrimci bir sonuç”
El-Husi, ABD güçlerinin çekilmesinin diplomatik bir kazanım olmadığını vurgulayarak, bunun Yemen’deki devrimci uyanışın ve ülkenin ulusal ve İslami kimliğini sahiplenmesinin bir sonucu olduğunu belirtti. Bu gelişmenin, “Yemen’in başkenti üzerinden ülkeye hâkim olma girişimlerini sona erdiren bir dönüm noktası” olduğunu söyledi.
Ayrıca Yemen ve İran’da elde edilen kazanımların, “Yeni Ortadoğu” ve “Büyük İsrail” başlığı altında bölgenin yeniden şekillendirilmesini hedefleyen yabancı planlara karşı, İslam ümmeti için önemli dersler sunduğunu ve ilahi vaade olan inancı güçlendirdiğini kaydetti.
Gazze vurgusu ve İran’a övgü
El-Husi, düşmanların Müslüman dünyadaki işbirlikçileri, gaflet ve teslimiyet hâlini kendi planlarını hayata geçirmek için kullandığını belirterek uyarıda bulundu.
Gazze’ye yönelik süren saldırılara değinen el-Husi, bu saldırıların ABD ve İsrail’in vahşetini açık biçimde ortaya koyduğunu, küresel Siyonizmin ve onun uluslararası uzantılarının gerçek yüzünü ifşa ettiğini ifade etti.
İran’daki İslam Devrimi’ni de değerlendiren el-Husi, devrimin ABD hegemonyasından bağımsız, egemen bir sistem kurduğunu ve Siyonist planlara karşı kararlı bir direniş hattı oluşturduğunu söyledi.
İran’ın medeniyet alanındaki ilerlemesini, mazlumlara verdiği desteği ve özellikle Filistin halkına yönelik “sarsılmaz desteğini” övdü.
El-Husi, “Son iki yıl Gazze’de, ABD ve İsrail zulmünün ve suçlarının tüm boyutlarını dünyaya gösterdi.” dedi ve İslam ümmetine Filistin halkını ve direnişini destekleme konusunda daha yüksek bir bilinç ve kararlılık çağrısında bulundu.