ABD'den Küba'ya 'ölümcül abluka'

img
ABD'den Küba'ya 'ölümcül abluka' YDH

Trump rejiminin Küba'ya yönelik "ölümcül ablukası" ülkeyi insani krizin eşiğine getirdi. Yakıt rezervlerinin tükendiği, hastanelerde ameliyatların durduğu, okullarda derslerin iptal edildiği ve halkın karanlıkta kaldığı belirtildi.




YDH- New York Times’ın gemi takip verileri ve uydu görüntülerine dayandırdığı analizine göre, Küba “Küba Füze Krizi’nden bu yana ABD’nin ilk fiili ablukası” olarak nitelenen bir baskı süreciyle karşı karşıya ve hızla yakıt tükeniyor.

Gazete, bunun ülkeyi “insani krize” sürüklediğini ve hükümeti “ciddi bir istikrarsızlık” riskiyle karşı karşıya bıraktığını bildirdi.

Deniz trafiği neredeyse durdu

New York Times’ın aktardığına göre, Küba’ya ait tankerler aylardır adanın kıyılarından neredeyse hiç ayrılmadı. Petrol zengini bazı müttefikler sevkiyatları askıya aldı ya da yeni sevkiyat için adım atmadı.

Gazete, ABD ordusunun Küba’yı destekleyen bazı gemilere el koyduğunu ve son günlerde Karayipler’de Küba için yakıt arayan gemilerin ya eli boş döndüğünü ya da ABD makamları tarafından durdurulduğunu yazdı.

Times’ın incelediği gemi takip verilerine göre, geçen hafta Küba bağlantılı bir tanker Curaçao limanına ulaşmak için beş gün boyunca yakıt tüketti ancak limandan yük almadan ayrıldı.

Üç gün sonra ABD Sahil Güvenliği, Küba’ya doğru ilerleyen ve adaya yaklaşık 70 mil yaklaşmış Kolombiya menşeli yakıt taşıyan bir tankeri durdurdu.

Gazete, Donald Trump’ın Küba’ya giden petrol akışını durdurma sözü verdiğini ancak yönetimin politikasını resmen “abluka” olarak tanımlamadığını belirtti. Buna karşın haberde, uygulamanın “fiilen bir abluka gibi işlediği” değerlendirmesine yer verildi.

Times’ın aktardığına göre Trump, geçen ay Küba’ya petrol sağlayan ülkelere gümrük tarifesi uygulama tehdidinde bulunan bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Gazete, bu adımın Meksika gibi Küba’ya destek vermek isteyen ülkeler üzerinde caydırıcı etki yarattığını bildirdi.

Ayrıca haberde, son on yılların en büyük ABD askeri varlığının Karayipler’de konuşlandığı ve adanın çevresindeki suların yoğun biçimde denetlendiği ifade edildi.

İsmini vermeden konuşan bir ABD’li yetkiliye dayandırılan bilgiye göre, Küba’ya yönelen tankerin durdurulması “henüz resmi olarak ilan edilmemiş bir ablukanın parçası” olarak değerlendirildi.

Eski CIA Latin Amerika analisti Fulton Armstrong, Times’a yaptığı açıklamada, “Küba’yı uzun süredir izleyenler ‘abluka’ kelimesini kullanmaktan kaçındı” dedi ancak mevcut tablo için “Bu gerçekten bir abluka” ifadesini kullandı.

Birleşmiş Milletler’in ise ABD politikasını “uluslararası hukukun ihlali” olarak nitelendirdiği ve bunun, Küba’daki yaklaşık 11 milyon insanın yaşadığı sıkıntıları ağırlaştırdığını belirttiği aktarıldı.

Yakıt krizi ve toplumsal etkiler

Times’ın analizine göre, petrol tankeri trafiği neredeyse tamamen durdu. Gazete, bazı gemilerin yakıt temini amacıyla denize açıldığını ancak ABD’nin aldığı önlemler nedeniyle sonuç alamadıklarını bildirdi.

29 Ocak’ta Trump’ın “ulusal acil durum” ilan ederek Küba’yı “casusluk ve terör faaliyetleriyle” ilişkilendirdiğini ve adaya petrol ürünü sağlayan ülkelere yaptırım tehdidinde bulunduğunu yazan Times, aynı gün Ocean Mariner adlı tankerin Kolombiya’da 84 bin 579 varil yakıt yüklediğini aktardı.

Habere göre, Ocean Mariner, daha önce Küba’ya düzenli sevkiyat yapmış bir gemiydi. Ancak Küba’ya yöneldikten sonra ABD Sahil Güvenliği tarafından takip edildiği ve Küba’ya yaklaşık 65 mil kala rota değiştirerek geri döndüğü bildirildi.

Times, Sahil Güvenlik gemisinin tankere iki gün boyunca eşlik ederek Dominik sularına yönlendirdiğini yazdı.

Gazete, daha önce Venezuela’ya ait petrol tankerlerinin de ABD müdahalesi sonrası Bahamalar’a yönlendirildiğini hatırlattı. Küba içinde ise durumun ağırlaştığı bildirildi.

Times, sık elektrik kesintileri, benzin ve tüp gaz kıtlığı ile dizel stoklarındaki azalış nedeniyle su pompalarının çalışmasında sorun yaşandığını aktardı. Çöp yığınlarının arttığı, gıda fiyatlarının yükseldiği, okulların ders iptal ettiği ve hastanelerin ameliyatları ertelediği kaydedildi.

Texas Üniversitesi’nde Küba’nın petrol akışını izleyen bir ekibi yöneten Jorge Piñón, Times’a yaptığı değerlendirmede ülkenin yakıt rezervlerinin mart ortasına kadar tükenebileceğini ve bunun toplumsal huzursuzluk riskini artırabileceğini söyledi.

Küba’daki enerji üretiminin büyük ölçüde petrol ve petrol ürünlerine dayandığına dikkat çekildi.

Küba alternatif arayışında

Times, Küba’nın geleneksel tedarikçilerinden Venezuela’nın fiilen ABD’nin baskısı altında olduğunu, Rusya’nın petrol gönderme sözü verdiğini ancak gemilerin henüz görünmediğini bildirdi.

Brezilya, Angola ve Cezayir gibi diğer petrol ihracatçılarının da sevkiyat konusunda adım atmadığı belirtildi.

Haberde, Trump’ın gümrük tarifesi tehdidinin ardından Meksika’nın sevkiyatları durdurduğu ve ABD ile yürütülen ticaret müzakerelerinin bu kararda etkili olduğu aktarıldı.

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum’un ise Küba’ya insani yardım gönderdiği ve “Bir halkı böyle boğamazsınız” ifadelerini kullandığı bildirildi.

Times analizine göre Küba, yakıt bulmak için Curaçao ve Jamaika gibi Karayip ülkelerine yöneldi.

Gas Exelero adlı tankerin Curaçao’ya gidip yük almadan ayrıldığı, ardından Jamaika açıklarında demirlediği kaydedildi.

Jamaika Dışişleri Bakanı Kamina Johnson Smith’in Küba’nın yakıt talebinde bulunmadığını söylediği ancak ticaret verilerinin 2023’te Jamaika’nın Küba’ya rafine petrol ihraç ettiğini gösterdiği belirtildi.

New York Times, tüm bu verilerin “Küba’nın enerji damarlarının ciddi biçimde sıkıştığını” ortaya koyduğunu ve mevcut politikanın adadaki ekonomik ve insani baskıyı belirgin şekilde artırdığını bildirdi.