Bedir Örgütü lideri Hadi Amiri'nin çağrısıyla bugünkü misillemesini erteleyen Irak İslami Direnişi, ABD ve bölgedeki müttefiklerine yönelik karşılığın ise kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
YDH- Irak İslami Direnişi 7 Ağustos için planlanan misillemeyi, Bedir Örgütü Genel Sekreteri Hadi Amiri'nin çağrısı ve "bazı onurlu siyasi liderlerin sergilediği ilkeli tutumlara karşılık" nedeniyle ertelediğini açıkladı.
Amiri cuma günü erken saatlerde yayımladığı görüntülü mesajda, direniş güçlerine "ABD-Suudi saldırısına verilecek karşılığı ertelemeleri" ve "Irak'ın yüksek çıkarları için bu yaralara sabırla katlanmaları" çağrısında bulundu.
Amiri, hayatını kaybedenler ve yaralananların haklarının diplomatik yollarla takip edileceğini söyledi.
Irak İslami Direnişi ise yaptığı açıklamada, "Şehitlerin temiz kanı hiçbir zaman siyasi hesapların pazarında alınıp satılan bir meta olmadı ve olmayacak." ifadelerini kullandı.
Açıklamada, "Makam hırsı nedeniyle kanı ve ihlal edilen ülke egemenliğini koruma sorumluluğunu unutanların kendilerini sorgulamaları ve akıllarını başlarına toplamaları" çağrısı yapıldı.
Direniş, açıklamasının sonunda ABD ve bölgedeki müttefiklerine de seslenerek, şehitlerin ve yaralıların kanının direnişlerinin yakıtı olduğunu vurguladı.
Açıklamada, "Egemenlik çekingen açıklamalarla değil, toprağın kutsallığını ve şehitlerin onurunu pazarlık konusu yapmayan sadık insanların yumruklarıyla geri alınacaktır." denildi.
ABD ve Suudi Arabistan, 29 Temmuz'da Irak'ın çeşitli vilayetlerinde Haşd Şabi'ye ait mevzileri hedef almış, saldırılarda 20 kişi hayatını kaybederken 32 kişi yaralanmıştı.
Saldırıların, Suudi Arabistan'daki petrol tesislerine yönelik saldırılara misilleme gerekçesiyle düzenlendiği açıklanmıştı. Ancak Irak İslami Direnişi, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarla herhangi bir bağlantısı olduğunu reddetmiş ve saldırılara karşılık vereceğini duyurmuştu.
Direniş daha önce yaptığı açıklamada, Irak hükümetine 23 Safer'e (7 Ağustos) kadar süre tanıdığını belirterek, "Amerikan düşmanına verilecek karşılık konusunda hiçbir şüphe yoktur. Şartlar gerektirdiğinde bu karşılık Suudi Arabistan'daki araçlarına da ulaşabilir." ifadelerini kullanmıştı.