Savaş, İsrail ekonomisine ağır bir yük bindiriyor

img
Savaş, İsrail ekonomisine ağır bir yük bindiriyor YDH

"İsrail'in İran'a yönelik Amerikan destekli saldırısının üzerinden sadece birkaç gün geçmişken, ekonomik yansımalar gün yüzüne çıkmaya başladı."




Ahmed el-Abd

YDH - İsrail'in İran'a yönelik haydutluk eyleminin ardından başlayan savaş, ekonomik faaliyetlerin kısıtlanması ve yüksek askeri harcamalar nedeniyle İsrail ekonomisine haftalık milyarlarca Şekellik ağır bir yük bindiriyor. El-Ahbar gazetesi yazarı Ahmed el-Abd'ın değerlendirmesine göre yedek askerlerin çağrılması, ticari işletmelerin kapanması ve yoğun mühimmat tüketimi, kamu maliyesini ve kredi notunu tehdit eden ciddi bir istikrarsızlığa yol açıyor. İç siyasi gerilimler ve bütçe kriziyle birleşen bu ekonomik baskılar, hükümetin karar alma süreçlerini felce uğratırken, erken seçim olasılığını da gündemde tutuyor.

İsrail'in İran'a yönelik Amerikan destekli saldırısının üzerinden sadece birkaç gün geçmişken, ekonomik yansımalar gün yüzüne çıkmaya başladı.

Bu yansımalar, haziran ayında gerçekleşen ve 12 gün süren önceki savaşta kaydedilenlerle benzerlik gösteriyor.

İşgal hükümetinin Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan ilk resmi tahminler, savaşın başlamasından bu yana ekonomik faaliyetlere getirilen geniş kısıtlamalar ve İç Cephe komutanlığının aldığı önlemler nedeniyle ekonomik kayıpların haftalık 9 milyar şekeli aşabileceğini ortaya koyuyor.

Bu önlemler okulların kapatılmasını, geniş sektörlerin durmasını ve çok sayıda yedek askerin göreve çağrılmasını kapsıyor; bu durum üretkenliği ve iç pazardaki tüketim hareketliliğini olumsuz etkiliyor.

İbrani ekonomi gazetesi Calcalist'in yayınladığı verilere göre, kısıtlamaların devam etmesi durumunda ekonomik hasar haftalık 9,4 milyar şekele ulaşabilir. Gazete, kısıtlamaların hafifletilmesinin hasarı haftalık 4,3 milyar şekel civarına düşürebileceğini ekliyor.

Maliye Bakanlığı'ndaki baş ekonomist birimine göre kayıpların büyük bölümü ticari işletmelerin kapanmasından kaynaklanıyor; bu kapanma ekonomiye haftalık 8 milyar şekele mal oluyor.

Eğitim sistemine getirilen kısıtlamaların kaybı haftalık 900 milyon şekel olarak tahmin edilirken, yedek askerlerin göreve çağrılması yaklaşık 500 milyon şekellik ek kayba yol açıyor. Ordu, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 100 bin yedek askeri göreve çağırdı; bu süreçte yarım milyon işçi ve çalışan işinden uzak kaldı.

Bu tablo, Maliye Bakanlığını İç Cephe komutanlığından ekonomik faaliyet üzerindeki kısıtlamaları hafifletmesini ve "Kırmızı Durum" olarak bilinen tam kapanma halinden "Turuncu Durum" olarak tanımlanan daha esnek bir seviyeye geçmesini talep etmeye itti.

Bakanlık, sığınaklara veya güvenli alanlara yakın ticari işletmelerin faaliyetlerine devam etmesine izin veren "Turuncu Durum"un ağır ekonomik maliyeti düşüreceği görüşünde.

İran füze saldırılarının hızı önceki çatışmaya kıyasla daha düşük görünse de, saldırıların düşük hızla daha uzun süre devam etmesi, özellikle ekonomik faaliyet üzerindeki kısıtlamalar ve sivil tesislerin bölümlerinin kapalı kalması sürdüğü müddetçe, kalıcı ve katlanarak artan ekonomik kayıplara yol açabilir.

Doğrudan ekonomik kayıpların yanı sıra, savaşın askeri maliyeti de çatışmanın faturasını kabartan en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.

Özellikle gelişmiş mühimmatın ve maliyeti yüksek askeri sistemlerin yoğun kullanımı, askeri harcamaları hızla artırıyor. İsrail askeri verilerine göre işgal ordusu, savaşın ilk dört gününde yaklaşık 4 bin saldırı mühimmatı ateşledi; bu rakam 12 günlük savaşta kullanılan toplam mühimmat sayısına yaklaşıyor.

Bu veriler, mevcut savaşta mühimmat kullanım hızının önceki savaşa kıyasla yaklaşık üç kat daha fazla olduğuna işaret ediyor.

Bu durum, İsrail Savaş Bakanlığını, silah sanayi şirketlerinin yetkilileriyle toplantılar yaparak mühimmat üretimini "mümkün olan en üst seviyeye" çıkarmayı görüşmeye sevk etti. İsrail Havacılık Endüstrileri, Rafael, Elbit ve Tomer şirketleri dahil olmak üzere en büyük İsrail askeri sanayi şirketlerinden temsilcilerin katıldığı bu toplantılar, üretimi hızlandırmayı ve hızlı mühimmat tüketimini telafi etmeyi amaçlıyordu.

Mühimmatlara yönelik artan talebin, Savaş Bakanlığı'nın askeri stoklarını yenilemek için imzalayabileceği yeni sözleşmeler neticesinde bu şirketlerin karlarını yüz milyonlarca dolar artırabileceği belirtiliyor.

Ayrıca hava savunma maliyeti, özellikle İran'ın balistik füzelerine karşı savunma sistemlerine duyulan yoğun ihtiyaç nedeniyle savaş sırasında mali tükenişin en önemli kaynaklarından birini temsil ediyor.

Hetz 2 ve Hetz 3 sistemlerindeki önleme füzesinin maliyeti füze başına 2,5 milyon dolara ulaşırken, tahminler savaşın başından bu yana İsrail'e atılan 200'den fazla balistik füzeyi önlemenin 1 ila 2 milyar şekele mal olduğunu, bunun üzerine hava saldırılarında kullanılan saldırı mühimmatlarına harcanan yüz milyonlarca şekelin eklendiğini gösteriyor.

Yoğun hava harekâtının hızı, büyük operasyonel baskıdan kaynaklanan ek bir mali yük daha getiriyor. İsrail Hava Kuvvetleri sadece dört günde yaklaşık 1600 sorti gerçekleştirdi; bu sayı da önceki savaşta gerçekleştirilen toplam sorti sayısına yaklaşıyor.

Bu bağlamda, İsrail uçaklarının Amerikan yakıt ikmal uçaklarının kullanımı sayesinde daha uzun ve daha uzak menzilli sortiler gerçekleştirdiği, bunun havada daha uzun süre kalmalarına ve tekrarlanan saldırılar düzenlemelerine imkân tanıdığı, ancak aynı zamanda hava harekâtının maliyetini artırdığı belirtiliyor.

Savaşın yansımaları sadece doğrudan kayıplarla sınırlı kalmadı; finansal piyasalara da yansıdı. İsrail borsasında kayda değer dalgalanmalar yaşanırken, şekel güvenlik ve siyasi belirsizlik nedeniyle artan baskılara maruz kaldı.

Ayrıca yabancı yatırımcıların çatışmanın daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme ihtimaline dair korkuları arttı; bu da bazı sermayelerin geçici olarak İsrail piyasasından çıkmasına neden olabilir. Buna ek olarak ekonomi uzmanları, mali açığın artması ve hükümetin artan askeri harcamaları finanse etmek için borçlanmayı artırmak zorunda kalması durumunda, çatışmanın devam etmesinin İsrail'in kredi notunu da etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Bu gelişmeler, hükümetin 2026 yılı devlet bütçesinin onaylanmasıyla ilgili siyasi baskılarla karşı karşıya olduğu bir döneme denk geliyor. Meclis'in (Knesset) mart ayı sonuna kadar bütçeyi onaylaması gerekiyor, aksi takdirde meclis otomatik olarak feshedilecek ve 90 gün içinde erken genel seçime gidilecek.

Ancak savaş, Knesset'in çalışmalarında neredeyse tam bir felce yol açtı; nitekim geçtiğimiz günlerde meclis binasına sadece sınırlı sayıda üye geldi ve genel kurul kapalı kaldı. Hükümet şu anda 2025 bütçesini esas alan geçici bir aylık bütçe ile çalışıyor.

İsrail içindeki tahminler hükümetin Haredi partilerin desteğiyle bütçeyi geçirebileceğine işaret etse de, özellikle iç siyasi gerilimler ile savaşın ekonomi ve kamu maliyesi üzerinde yarattığı artan baskılar göz önüne alındığında, erken seçime gidilme olasılığı hâlâ masada duruyor.

Çeviri: YDH