İsrail medyası, Hizbullah’ın fiber optik İHA’larla yürüttüğü saldırıların İsrail’in elektronik harp ve hava savunma sistemlerini etkisiz bırakarak orduda çaresizlik, kuzeydeki yerleşimcilerde ise derin bir “terk edilmişlik” ve güvenlik krizi yarattığını kabul etti.
YDH- İsrail Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail ordusu; insansız hava araçları (İHA) ve patlayıcı yüklü kamikaze uçakların oluşturduğu tehdidin, savunma mekanizmalarını altüst eden ve güvenlik sistemini derin endişeye sevk eden gerçek bir "saldırı" dalgasına dönüştüğünü kabul etti.
Kuzeydeki yerleşimciler arasında yükselen "terk edilmişlik hissi", can güvenliğine yönelik artan tehlike korkusuyla birleşerek iç cephede ciddi bir krize yol açıyor.
İsrail Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın, giderek büyüyen bu asimetrik tehdide çözüm bulmak amacıyla yüksek rütbeli subaylardan oluşan özel bir ekip görevlendirdiği bildirildi.
Çok branşlı taarruz tugayının başındaki hava kuvvetleri pilotu Tuğgeneral "A"nın liderliğindeki bu ekip, özellikle "fiber optik İHA"ların yarattığı zorluklara odaklanıyor.
Söz konusu araçların herhangi bir yayın sinyali olmadan yönlendirilmesi, İsrail’in elektronik savaş ve sinyal kesme teknolojilerini işlevsiz bırakarak tespit kabiliyetini felç ediyor.
İsrail medyası, ordunun İHA tehdidine karşı üç aşamalı bir "pasif koruma" stratejisine yöneldiğini aktarıyor.
İlk aşamada askeri araçların üzerine demir ağlar yerleştirilerek fiziksel bariyer kurulmaya çalışılırken, diğer aşamalarda radarların iyileştirilmesi ve birliklere yakın mesafe çatışmaları için av tüfeği ile parçacıklı mühimmat sağlanması hedefleniyor.
Ancak sahadaki askerler, bu önlemlerin yetersizliğinden yakınıyor.
Lübnan sınırında görev yapan bir yedek asker, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle dile getiriyor:
"Yapabileceğimiz hiçbir şey yok; bizi her seferinde şaşırtıyorlar. Şu an tek çaremiz sürekli teyakkuzda kalmak ve sadece gökyüzünü izlemesi için özel bir asker görevlendirmek."
Güney Lübnan'daki birlikler ise durumu belirsiz bir "poker oyunu"na benzetiyor.
Erken uyarı sistemlerinin çalışmadığı ortamda, sessizce ve hızla yaklaşan İHA’lara karşı umutsuzca balık ağları ve bağışlarla toplanan ilkel araçlarla korunmaya çalışan askerler, ellerinde etkili bir silah olmadığını vurguluyor.
İsrail medyası, Hizbullah’ın özellikle hafta sonu bir "Demir Kubbe" bataryasını hedef alan saldırısının, İsrail hava savunma sisteminin küresel imajına ağır bir darbe vurduğunu kabul etti.
Sistemin yaklaşan İHA'yı önceden tespit edememesi ve müdahalede bulunamaması, "ordunun yenilmezlik anlatısının" sorgulanmasına neden oldu.
Maariv gazetesi, ordunun olayı gizleme çabalarına rağmen Hizbullah’ın saldırı anını belgeleyen videoları yayınlamasıyla gerçeğin tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığını yazdı.
Yayınlanan videolarda, İHA operatörünün füze platformları ile savunmasız bekleyen askeri unsurlar arasında hedef seçimi yapacak kadar rahat hareket ettiği görülüyor.
İHA tehdidi sadece askeri birlikleri değil, kuzeydeki sivil yerleşimcileri de doğrudan hedef alıyor.
Şlomi'deki Veli Komitesi Başkanı Limor Etzion, yerleşimcilerin kendilerini "Hizbullah’ın kontrolündeki rehineler" gibi hissettiklerini belirterek, saldırı riskine rağmen okulların açık tutulması kararını sert bir dille eleştirdi.
Güvenlik endişeleri Batı Şeria’ya da sıçrarken, Sivil Yönetim'in Filistin Yönetimi’ne her türlü hava aracı ithalatını yasakladığı bildirildi.
Hizbullah’ın son dönemde "Şomra" yakınlarındaki topçu birliğine ait bir askeri aracı hedef alarak 12 askeri yaralaması, örgütün İsrail’in nitelikli silah sistemlerine maksimum zarar verme stratejisini başarıyla uyguladığını gösteriyor.
Direnişin askeri kanadı tarafından paylaşılan yüksek çözünürlüklü operasyon videoları, İsrail’in resmi açıklamalarının aksine, Hizbullah'ın ahadaki teknolojik ve psikolojik üstünlüğünü kanıtlıyor.