İsrail işgal güçlerinin Yermuk Havzası'ndaki Ma'ariya köyünde 200 dönümlük ekili araziyi gasp ederek ürünleri yerleşim yerlerine taşıması üzerine köylüler ile işgal ordusu arasında silahlı çatışma çıktı.
YDH- İsrail işgal güçleri, son iki gün içinde Yermuk Havzası bölgelerine yönelik yeni saldırılar düzenledi.
Bu askeri hareketlilik, Deraa kırsalının batı kesiminde konumlanan Ma'ariya köyünde yerel halk ile işgalci güçler arasında sıcak çatışmaların yaşanmasına yol açtı.
Suriye merkezli bazı medya platformları, bölge sakinleri tarafından işgal güçlerine yönelik herhangi bir çatışma yaşandığını veya ateş açıldığını ilk etapta reddetti.
Ancak sahadaki yerel kaynaklar sürece dair gerçekleri aktardı.
El-Ahbar gazetesine konuşan yerel kaynaklar, işgal güçlerinin yerel halka ve tarım arazilerine yönelik baskıcı adımlarını artırması üzerine, köy sakinlerinin kendilerini savunmak amacıyla işgal güçlerine ateş açtığını doğruladı.
Bu direnişin ardından işgal güçleri de hızla köye yönelik yoğun bir karşı ateş başlattı.
Eş zamanlı olarak bölgeye çok sayıda İsrail askeri aracı ve tankı konuşlandırıldı.
Ma'ariya sakinleri, İsrail işgalinin bölgedeki saldırgan uygulamaları nedeniyle uzun süredir büyük mağduriyetler yaşıyor.
El-Ahbar gazetesine bilgi veren kaynaklar, işgal ordusunun köylülere ait olan, üzerinde buğday ve sebze ekili yaklaşık 200 dönümlük geniş bir tarım arazisine zorla el koyduğunu aktardı.
Bölge sakinlerinin kendi arazilerine erişiminin askeri güçle engellendiğini belirten kaynaklar, bu hamleyi yerel halka ve mülkiyet haklarına karşı eşi benzeri görülmemiş bir tırmanış, aynı zamanda köylülerin güvenlikleri ile geçim kaynaklarına yönelik doğrudan bir tehdit olarak değerlendirdi.
Saha kaynakları, işgal güçlerinin gasp ettikleri bu topraklarda ekili olan tarım ürünlerini zorla hasat etmeye başladığını belirtti.
Toplanan buğday ve sebzelerin, işgal altındaki topraklarda bulunan İsrail yerleşim yerlerine taşınacağı ifade edildi.
Kaynakların aktardığı verilere göre, İsrail güçleri birkaç gün önce Ma'ariya sakinleri üzerinde psikolojik baskı kurmak ve onları manipüle etmek amacıyla bölgeye sözde insani yardım ulaştırmaya çalıştı.
Ancak köy halkı bu yardım oyununu tamamen reddetti.
Topraklarına ve Suriye'nin ulusal egemenlik haklarına olan bağlılıklarını kesin bir dille teyit eden bölge sakinleri, işgal güçlerinin kendilerini sempati yoluyla kazanmaya yönelik tüm diplomatik girişimlerini bütünüyle geri çevirdi.
Ma'ariya halkı, toprak gaspına karşı gösterdikleri bu haklı öfkenin ve İsrail'e direnme girişimlerinin, İsrail işgal varlığı tarafından çarpıtılmasından endişe duyuyor.
Köylüler, bu gerilimin İsrail ordusu tarafından "yakındaki Yahudi yerleşim yerlerinin güvenliğini sağlamak ve sınır hattındaki silahlı hareketleri engellemek" bahanesiyle Deraa Valiliği genelinde daha geniş çaplı askeri operasyonlar başlatmak için bir kılıf olarak kullanılacağını öngörüyor.
Yaşanan bu son saldırılar ve arazi gaspları, Suriye halkının iradesine ve devletin egemenlik haklarına açıkça meydan okuyan kronik bir politikanın yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, tüm bu hamlelerin, Suriye toprakları üzerinde kalıcı askeri kontrol kurmayı ve Suriye'nin güney illerinin güvenliğini, istikrarını ve toplumsal yapısını kökten sarsmayı amaçlayan İsrail ihlallerinin bir parçası olduğunu vurguluyor.