Filistinli uzman: Batı Şeria'da ‘sessiz sürgün’ planı uygulanıyor

img
Filistinli uzman: Batı Şeria'da ‘sessiz sürgün’ planı uygulanıyor YDH

Yerleşimci saldırılarının, tarım arazilerinin tahribi ve ev yıkımlarının, Filistinlileri topraklarından uzaklaştırmayı hedefleyen sistemli bir "sessiz sürgün" politikasının parçası olduğu belirtildi.




YDH- Filistinli kartograf, harita uzmanı ve jeopolitik analist Halil et-Tüfekçi, işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli kent ve köylerinde yerleşimcilerin ve işgalci rejim güçlerinin saldırılarındaki tehlikeli artışın, "sessiz sürgün" gerçekleştirmeyi ve Filistin toplumunun ekonomik temellerini vurmayı amaçlayan sistemli ve açık bir "İsrail" politikası olduğunu vurguladı.

Tüfekçi, Şehab Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Filistin yerleşimlerini ve tarım arazilerini hedef alan yakma, tahrip ve silahlı saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Batı Şeria'da yaşananların kapsamlı saldırının bir devamı olduğunu söyledi: "Gazze Şeridi'nde bir soykırım savaşı varsa, Batı Şeria'da şu anda yaşananlar da yeni bir yöntemle yürütülen bir açlık ve sıkıştırma savaşıdır."

Yerleşimci teröristlere sınırsız devlet desteği

Tüfekçi, yerleşimci teröristlerin İsrail ordusu ve hükümetinden aldığı sınırsız resmi desteği ifşa ederek, İsrail hükümetinin Batı Şeria'nın derinliklerinde 100'den fazla yerleşim karakolunu desteklemek ve meşrulaştırmak için 1 milyar şekel tahsis ettiğini belirtti.

İşgalci rejimin bu bölgelere "ulusal öncelik" statüsü verdiğini, bunun da daha fazla fon akışı anlamına geldiğini ve bu alanların geçici karavanlardan kalıcı, tanınmış, altyapı ağlarıyla donatılmış yerleşim birimlerine dönüştürüldüğünü ekledi.

Tüfekçi, bu adımların "Batı Şeria'nın fiili ilhakı sürecine yönelik ileri ve doğrudan bir adım" olduğunu vurguladı.

Yeni strateji: Ordu değil, milisler ön planda

Halil et-Tüfekçi, mevcut planın tehlikesinin, İsrail ordusu ile yerleşimci teröristler arasında rollerin paylaştırılmasında yattığını belirtti.

Sürgünün doğrudan rejim güçleri tarafından değil, silahlı yerleşimci saldırıları ve uygulanan ablukalar aracılığıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Planın sonuçlarına dikkat çeken Tüfekçi, iki temel noktaya odaklanıldığını söyledi: İlki, buğday hasadı mevsimine denk gelen kritik dönemde ekili alanların yakılması ve tarım arazilerinin tahrip edilmesiyle Filistinli çiftçinin gıda ve ekonomik güvenliğinin vurulması. İkinci olarak, Bedevilerin yaşam alanlarında takip edilmesi, geçim kaynakları olan hayvanlarına el konulması ve onları bölgeyi terk etmeye, hayati alanları yerleşime boşaltmaya zorlanması.

"Sessiz sürgün"ün büyük planı

Yerleşim uzmanı uyarılarını şöyle sürdürdü: "Şu anda yaşanan tüm baskınlar, tutuklamalar, tarlaların yakılması ve evlerin yıkılması, doğrudan askeri güç kullanmak yerine 'sessiz sürgün' yönünde ilerleyen çok büyük bir planın parçasıdır. Amaç toprağı boşaltmak ve yeni bir yerleşim gerçeği dayatmaktır."



Makaleler

Güncel