Gazze'de bin günü geride bırakan savaş, askeri bir çatışmanın ötesine geçerek sivil nüfusu, altyapıyı ve toplumsal dokuyu hedef alan bir yıkıma dönüştü.
YDH - Gazze Şeridi'nde 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan askeri operasyonların üzerinden bin gün geçerken, yürütülen stratejinin askeri sınırları aşarak sivil yaşamı, toplumsal yapıyı ve temel altyapıyı hedef alan sistematik bir dönüşüme yol açtığı gözleniyor.
Bu süreçte askeri karar alma mekanizmalarındaki denetim unsurlarının gevşemesi, sahada kontrolsüz güç kullanımını beraberinde getirdi.
İki yılı aşkın sürede kaydedilen can kayıpları, durumun insani boyutunu ortaya koyuyor. Açıklanan verilere göre yaşamını yitiren 72 binden fazla Filistinlinin 20 binini çocuklar, 22 binini kadınlar ve 16 binini genç kızlar oluşturuyor.
El-Ahbar gazetesinin aktardığı sahadan gelen raporlar ve bağımsız kaynaklar, operasyonlar sırasında hedef gözetme kurallarının ve angajman kurallarının esnetildiğini, bunun da sivil kayıpların hızla artmasına zemin hazırladığını belgeliyor.
Yardımların engellenmesi insani krizi derinleştiriyor
Askeri ablukanın yanı sıra temel insani yardımların bölgeye girişinin sınırlandırılması, Gazze genelinde büyük bir açlık ve yetersiz beslenme krizine yol açtı. Gıda ve tıbbi malzeme tırlarının engellenmesi neticesinde, resmi kayıtlara göre en az 900 kişi yetersiz beslenme ve buna bağlı komplikasyonlar nedeniyle yaşamını yitirdi.
Yardım dağıtım noktalarında yaşanan karmaşa ve açılan ateş sonucu binlerce sivil hayatını kaybederken, uluslararası koruma altındaki gazeteciler ve sağlık çalışanları da hedef oldu.
Süreç boyunca yaklaşık 260 gazeteci ve aralarında doktor ile hemşirelerin de bulunduğu binden fazla sağlık personeli hayatını kaybetti.
Gazze'deki yıkım sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmayıp, nüfusun neredeyse tamamının defalarca zorunlu göçe tabi tutulmasıyla toplumsal bağların çözülmesine neden oldu.
Beyt Hanun, Refah, Han Yunus ve Cibaliye gibi tarihi kentler ile Şucaiye ve Et-Tuffah gibi büyük mahalleler yürütülen yoğun bombardımanlar sonucu haritadan silindi.
Yaklaşık bir milyon insanın yaşadığı bu yerleşim yerlerinin yok edilmesi, Gazzelileri derme çatma çadırlarda ve sokaklarda yaşamaya mahkum ederek aile yapısını ve toplumsal sözleşmeyi temelinden sarstı.
Tarihi Filistin topraklarının yaklaşık yüzde 1,5'ini oluşturan Gazze Şeridi'nin önemli bir bölümü askeri olarak kontrol altına alınırken, bölgedeki yapı stoğunun büyük kısmı kullanılamaz hale getirildi.
Temizlik malzemeleri, yakıt, enerji ve ulaşım araçlarına getirilen kısıtlamalar sivil halkın günlük yaşam mücadelesini zorlaştırırken, gözaltı süreçlerinde yaşanan hak ihlalleri uluslararası hukuk örgütlerinin raporlarına yansıdı.
7 Ekim sonrasında bölgede askeri ve teknolojik üstünlüğünü yeniden tesis etmeye çalışan karar vericiler, cephe hattını genişleterek bölgesel bir güç gösterisine yöneldi.
Ancak bin gündür devam eden bu süreç, askeri kazanımlara rağmen güvenlik kaygılarını gidermeye yetmediği gibi, uluslararası alanda yalnızlaşma ve hukuki yaptırım risklerini de beraberinde getirdi.