ABD'de yaklaşan kritik Kongre ara seçimleri öncesinde, Başkan Donald Trump'ın "SAVE America" yasasının kabul edilmesi yönündeki baskıları Cumhuriyetçi Parti içinde görüş ayrılıklarına yol açıyor.
YDH - ABD Başkanı Donald Trump'ın, seçmen kaydı sırasında vatandaşlık kanıtı sunulmasını ve oy verme işlemi esnasında kimlik gösterilmesini zorunlu kılan "Safeguard American Voter Eligibility" (SAVE America) yasasının Kongre tarafından ne pahasına olursa olsun onaylanması yönündeki çabaları, Cumhuriyetçi Parti içinde rahatsızlığa neden oluyor.
Kritik ara seçimler öncesinde Trump'ın kendi partisiyle yanlış konular üzerinden mücadele ettiğini düşünen bazı Cumhuriyetçiler, bu durumdan duydukları huzursuzluğu dile getiriyor.
Parti içindeki bu memnuniyetsizlik, Trump'ın perşembe akşamı prime-time kuşağında yaptığı ve 2020 başkanlık seçimlerine yönelik şikayetlerini yeniden gündeme getirdiği ulusa sesleniş konuşmasının ardından daha da belirginleşti.
Trump konuşmasında bir yandan ABD seçim mekanizmasını eleştirirken, diğer yandan Cumhuriyetçilere SAVE America yasasını onaylamaları yönünde çağrıda bulundu.
Ancak yasanın Kongre'den geçirilmesi yönündeki girişimler, tasarının Senato'dan geçebilecek yeterli desteğe sahip olmadığını belirten Cumhuriyetçi senatörler nedeniyle durma noktasına gelmiş durumda.
Bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler, güçlü muhalefete rağmen bu yasanın geçirilmesi konusunda ısrar edilmesini zaman kaybı olarak nitelendiriyor.
Ayrıca Trump'ın kamuoyunun ABD seçim sistemine olan güvenini sorgulayan açıklamalarının, partinin seçim döneminde vermesi gereken asıl mesajları gölgelediğini savunuyorlar.
"Görüşlerimizi dile getirmesine Cumhuriyetçilerin sadece selam durması bekleniyor"
Michigan eyaletinden Cumhuriyetçi stratejist Jason Cabel Roe, konuya ilişkin The Hill gazetesine yaptığı değerlendirmede, "Bana göre bu durum, seçmenlerin sandıkta gerçekten oy vereceği konular hakkında konuşmak için kaçırılmış bir fırsattır" dedi.
Roe, "Sürekli olarak onun kendi kişisel şikayetlerini dile getirdiği noktaya geri dönmek zorunda kalıyoruz ve bilirsiniz, Cumhuriyetçilerin buna sadece öylece durup selam vermesi bekleniyor" ifadelerini ekledi.
Buna karşın bazı parti üyeleri, parti içindeki bu hoşnutsuzluğu kabul etmekle birlikte, seçim güvenliği konusunun ara seçim yılında Trump'ın sadık tabanını oluşturan ve sandığa gitme eğilimi düşük olan seçmenleri harekete geçirme kabiliyetine sahip olduğunu savunuyor.
Ulusal düzeyde çalışan bir Cumhuriyetçi kurmay, "Bu bir bakıma tabanı canlandırmak ve onları biraz daha harekete geçirmek için yapılan bir hamle olabilir. Çünkü kasım ayında oy vermeleri için onları heyecanlandırmamız gerekiyor ve bu konu bunu öne çıkarmak için uygun bir başlık olabilir. Ancak kesinlikle ekonomi üzerinde de daha fazla baskı kurulmasını görmek istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Trump'ın, ulusal güvenlik yetkililerinin üzerini örtmeye çalıştığını iddia ettiği ve Çin'in 2020 seçim sürecine müdahale ettiğine dair kanıtlanmamış iddialara yer verdiği konuşması, doğrudan Cumhuriyetçi Kongre üyeleri üzerinde SAVE America yasasını onaylamaları için baskı kurmayı amaçlıyordu.
Senato Cumhuriyetçi Çoğunluk Lideri John Thune ise Trump'ın konuşmasından önce New York Post gazetesine verdiği demeçte, vatandaşlık kanıtı gerektiren bu seçmen kaydı yasasının, Senato'da kürsü işgaliyle (filibuster) engellenemeyen bütçe uzlaştırma süreci vasıtasıyla geçirilmesinin bir yolu olabileceğini ifade etmişti.
Başkan Trump konuşma öncesinde seçim dürüstlüğünün açıklamalarının odak noktası olacağının sinyalini vermiş ve bazı ateşli destekçileri konuşma öncesinde kendisine sosyal medyadan destek açıklamaları yapmıştı.
Cumhuriyetçi Senatör Bernie Moreno, konuşmadan önce X sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, "Bu akşam neyle karşılaşacağımız konusunda Beyaz Saray tarafından bilgilendirildim. Her Amerikalının bu akşam Başkan'ın konuşmasını dinlemesini tavsiye ederim. Bu, Küba Füze Krizi'nden bu yana Oval Ofis'ten yapılan en önemli konuşma olabilir" ifadelerini kullanmıştı.
Ancak diğer bazı Cumhuriyetçiler, konuşmanın geleceğe yönelik olmaktan ziyade geçmişe odaklı kalacağından duydukları endişeyi dile getirdi.
Trump ile geçmişte sık sık karşı karşıya gelen Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi Üyesi Thomas Massie konuşma öncesinde yaptığı açıklamada, "Sorun şu ki, biz her seçimi kazandık. Temsilciler Meclisi'ni kazandık, Senato'yu kazandık, Beyaz Saray'ı kazandık. Yüksek Mahkeme'de muhafazakar bir çoğunluğa sahibiz" dedi.
Bu yılın başlarında yapılan ön seçimlerde Trump destekli bir rakibe karşı kaybeden Massie, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Şimdi insanları sorunun seçimleri kazanamamamız veya seçimlerin adil olmaması olduğuna ikna etmeye mi çalışıyoruz? Bence bu çaba karşılıksız kalacaktır. Tabanın küçük bir bölümünü canlandırabilir ancak kararsız seçmenler üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır ve kasım ayında 2020'yi yeniden dava etmeye çalışmak bize yardımcı olmayacaktır."
Yasanın geçmemesi seçmende hayal kırıklığı yaratabilir
Son anketler, söz konusu yasal düzenlemenin Cumhuriyetçi taban için potansiyel bir motivasyon kaynağı olabileceğini ortaya koyuyor.
Echelon Insights tarafından temmuz ayında yapılan bir ankete göre, Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 67'si SAVE America yasasının henüz Senato'dan geçmemiş olmasının, bu tür yasaların kabul edilebilmesi için Senato'ya daha fazla Cumhuriyetçi üyenin seçilmesi gerektiği anlamına geldiğini belirtiyor.
Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 18'i ise yasanın geçmemesinin, partinin vaatlerini yerine getirme konusunda "etkisiz" kaldığını gösterdiğini ve daha fazla Cumhuriyetçi milletvekilinin seçilmesinin bu durumu değiştirmeyeceğini savunuyor.
Aynı ankete katılan Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 51'i Senato'daki parti liderliğinin yasayı geçirmek için elinden geleni yaptığına inandığını söylerken, yüzde 35'i ise Senato liderliğinin yasayı geçiremeyerek Trump'a "ihanet ettiğini" düşünüyor.
Trump'a yakın kaynaklar da seçim kampanyalarında 2020 seçimlerinden bahsetmenin sandıkta olumsuz bir yansıması olmayacağı görüşünde.
Trump'ın siyasi operasyonlarına vakıf bir kaynak, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada "O zamandan beri ulusal düzeydeki başkanlık yarışında bir kez halk oylamasını kazandık. Temsilciler Meclisi genel oy oranını o tarihten bu yana iki kez kazandık. Senato çoğunluğunu geri aldık. Bu konunun Cumhuriyetçilerin seçim kazanmasını bir şekilde zorlaştırdığına dair hiçbir kanıt yok" dedi ve ekledi: "Donald Trump'ın seçim sisteminde açıklar olduğunu düşünmesi, seçmenlerin zihnine zaten tamamen yerleşmiş durumda."
Cumhuriyetçi Ulusal Komite (RNC) de bu konuyu gündemde tutmaya devam ediyor. Trump'ın konuşmasından bir gün sonra, cuma günü, RNC ülke genelinde "Seçim Dürüstlüğü Eylem Haftası" başlattı.
Bu kapsamda seçim gözlemcileri toplanıyor ve seçim dürüstlüğü gönüllüleri eğitiliyor.
Öte yandan, Senato'da kürsü işgali kuralı yürürlükteyken yasanın üst kamaradan geçme olasılığının düşük olması nedeniyle, bu konunun tabanı motive edeceğinden şüphe duyanlar da bulunuyor.
Bir Cumhuriyetçi stratejist, yasanın geçmemesi durumunda partinin taban seçmeninin Senato liderliğine tepki göstereceğini belirterek şu senaryoyu çizdi:
"Sizin kampanya sloganınız 'Gidin Cumhuriyetçileri yeniden seçin veya Senato'nun Cumhuriyetçilerin elinde kalması için yardım edin' yönünde. Ancak bu konuları takip eden ve sandığa gitme eğilimi düşük olan seçmen ise 'Ben sandığa gitmiyorum. Canları cehenneme. Bize bu lanet SAVE America yasasına ihtiyacımız olduğunu söylediniz ama bunu yapmıyorlar, o yüzden ne halleri varsa görsünler' diyecektir. Bu durum adeta kaçınılmaz bir son gibi."
Jason Cabel Roe da bu konuya odaklanmanın kaybettiren bir strateji olduğunu savunarak, "Bunu yasalaştıracak matematiksel çoğunluk orada yok. Bu durum, seçimlerde bize yardımcı olacak şeylerin zararına, seçimlerde hiçbir faydası dokunmayacak bir konuyu zorlamanın bir başka örneğidir" dedi.
Aynı stratejist, Trump'ın Çin'in seçimlere müdahale ettiği yönündeki iddialarının, Trump'ın bu yılın başlarında Çin'e yaptığı görkemli devlet ziyareti ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in eylül ayında Washington'a yapacağı ve merakla beklenen devlet ziyareti göz önüne alındığında, seçmenlere çelişkili mesajlar verdiğini belirtti.
Stratejist, "Ya bir öcüye ihtiyacınız vardır ya da yoktur. Bunun bir birleştirici güç olduğunu düşünmüyorum, aksine kafa karıştırıcı bir mesaj" ifadelerini kullandı.