The Times'a göre Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Guyana başta olmak üzere yeni petrol üreticilerinin ihracatını artırırken Afrika'daki bazı ülkeleri de yeni sahaları işletmeye yöneltti.
YDH - İngiliz The Times gazetesi, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel enerji piyasasında yapısal bir dönüşümü hızlandırdığını yazdı.
Gazeteye göre ABD'nin İran'la savaşı, dünya çapındaki petrol ithalatçılarını alternatif tedarik güzergahları aramaya mecbur bıraktı ve sektördeki güç dengelerini şimdiden değiştirdi.
Haberde, Fars Körfezi'ndeki krizden en fazla yararlanan ülkelerin, daha önce dünyanın başlıca petrol ihracatçıları arasında yer almayan üreticiler olduğu belirtildi.
Nüfusu 1 milyonun altında olan Guyana'nın günlük petrol üretimi yaklaşık 1 milyon varile ulaştı. Ülkenin toplam rezervlerinin 11 milyar varil civarında olduğu tahmin ediliyor.
Guyana açıklarında ilk petrol üretimi 2019'da başladı. Analistler, ülkenin petrol sevkiyatının 2030'a kadar iki katına çıkacağını öngörüyor.
Namibya ve Fildişi Sahili açıklarında da yeni petrol sahaları keşfedildi. Uganda ise üretime başlamaya hazırlanıyor.
Asya'nın iki büyük ekonomisi Çin ve Hindistan da Ortadoğu'ya bağımlılıklarını azaltarak Brezilya ve Afrika'dan petrol alımlarını artırıyor.
The Times, bu değişimlerin sonucunda ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin ve Guyana'dan oluşan ve "Amerikan Beşlisi" diye adlandırılan yeni bir grubun ortaya çıktığını yazdı.
Gazeteye göre bu ülkeler, OPEC'in dışında gelişen yeni bir petrol piyasasının şekillenmesinde giderek daha büyük rol oynuyor.
Fars Körfezi ülkeleri ise pazar kaybetmemek için Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakacak altyapıya milyarlarca dolar harcamaya hazırlanıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri, Füceyra'ya uzanacak ikinci boru hattının inşasını hızlandırırken Suudi Arabistan da Kızıldeniz'e ulaşan nakil kapasitesini artırıyor.
Gazetenin atıfta bulunduğu Goldman Sachs'ın tahminine göre alternatif güzergahlar, 2028'e kadar daha önce Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol miktarının yüzde 60'ına kadarını karşılayabilecek.
Bununla birlikte yeni lojistik hatları da çeşitli riskler taşıyor. Kızıldeniz'deki tankerler Husilerin saldırılarına karşı korunmasız kalmaya devam ederken petrol akışının Hürmüz Boğazı dışındaki güzergahlara yöneltilmesi ilave maliyet doğuruyor.
The Times gazetesi, buna rağmen petrol tedarikinin çeşitlenmesinin tek başına İran'ın küresel enerji piyasası üzerindeki tesirini azalttığı değerlendirmesinde bulundu.
ABD ile İsrail'in İran'a karşı savaşı şubatta başladı. Çatışmanın sonuçlarından biri de dünya petrol ticaretinin başlıca güzergahlarından Hürmüz Boğazı'nda gemi seferlerinin durması oldu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu temsilcisi General Hüseyin Muhibbi, 8 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının İran ile Umman arasındaki görüşmelere bağlı olmadığını söyledi.
Muhibbi'ye göre boğazın açılması, ABD'nin Tahran'ın şartlarını kabul edip etmeyeceğine ve bölgeye müdahalesini sona erdirip erdirmeyeceğine bağlı.
Bu sırada İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği için bir güzergah üzerinde anlaşmaya vardı.
Fars'ın haberine göre taraflar, boğazda serbest seyrüseferin geçici olarak yeniden başlamasını öngören anlaşma çerçevesinde gemilerin İran kıyısındaki kuzey koridorundan boğaza girmesi, Umman kıyısındaki güney koridorundan ise çıkması konusunda mutabakata vardı.
Geçici anlaşmanın süresi dolduktan sonra gemilerin yalnızca orta koridoru kullanması öngörülüyor. Bu düzende gemilerin boğaza girişini İran, çıkışını ise Umman denetleyecek. Geçişlerden ayrıca ücret alınacak.
Uluslararası Para Fonu uzmanlarına göre Hürmüz Boğazı tamamen yeniden açıldıktan sonra petrol sevkiyatının önemli bölümünün eski seviyesine dönmesi iki ila üç ay sürebilir.