İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington’la doğrudan müzakere yürütülmediğini belirtirken, Hürmüz’ün açılmasının İran’ın şartlarına bağlı olduğunu vurguladı.
YDH- İran
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, pazar günü ABD ile herhangi bir müzakere
yürütüldüğü iddialarını reddetti.
İran Dışişleri bakanı, Washington “İslamabad Mutabakatı”nı
ihlal etmeyi sürdürdüğü sürece görüşmelerin yeniden başlatılamayacağını
belirtti.
“Hürmüz’ün açılması
için şartlarımızı arabuluculara ilettik”
Arakçi gazetecilere yaptığı açıklamada, “Şu anda ABD ile
herhangi bir müzakere yürütmüyoruz. Mesajlar arabulucular üzerinden iletiliyor
ve bu müzakere anlamına gelmez.” dedi.
Arabulucuların müzakerelerin yeniden başlaması için gerekli
zemini oluşturmaya çalışmayı sürdürdüğünü belirtti.
Umman ile Hürmüz Boğazı konusunda yürütülen istişareler
hakkında ise Arakçi, “Umman’la görüşmelerimiz Hürmüz Boğazı’nda yeni bir deniz
güzergâhının belirlenmesine odaklanıyor ve bu görüşmelerde ilerleme kaydettik”
dedi. Eski güzergâhların yeni güzergâhlarla değiştirileceğini ifade etti.
İran Dışişleri bakanı ayrıca, “Müzakerelerin yürütülmesi
Hürmüz’ün açılacağı anlamına gelmiyor. Bir anlaşmaya varılabilir ancak boğazın
açılması, başka şartların da yerine getirilmesine bağlı. Bu şartlar
arabulucular aracılığıyla karşı tarafa iletildi.” açıklamasında bulundu.
“Tüm baskılara rağmen
direniş çizgisinden vazgeçmeyeceğiz”
“Dışişleri Bakanlığı Belgeleri Arşivi’nde Muharrem ve Aşura”
kitabının imza töreninde konuşan Arakçi, ülkesinin “tüm baskılara rağmen
direnişini sürdüreceğini ve şehitlerinin kanını unutmayacağını” belirterek,
gelecek nesillere bağımsız yaşayabilmeleri için vatanseverlik çağrısında
bulundu.
Arakçi, “İran’ın stratejisi, tüm baskılara rağmen direniş ve
kararlılığını sürdürme konusunda değişmemiştir.” dedi.
İran’ın bugün “insanlık dışılığın ve zulmün fırtınası
karşısında direndiğini” belirten Arakçi, ülkesinin “şehitlerinin kanını asla
unutmayacağını” söyledi.
İranlı bakan ayrıca, “Vatanseverlik, gelecek nesillerin
kendi topraklarında ve ülkelerinde bağımsız yaşayabilmelerinin, egemenliklerini
koruyup kendi kaderlerini tayin edebilmelerinin güvencesidir” dedi.
Arakçi, “Düşünsel mirasımız, onurlu bir ölümün zillet
içindeki bir yaşamdan daha şerefli olduğu anlayışına dayanıyor. Bu, direnişin
ezeli hikmetidir.” ifadelerini kullandı.
Arakçi’nin açıklamaları, İran’ın ABD-İsrail saldırganlığı,
limanları ve kıyılarına yönelik deniz ablukası ve yıllardır devam eden
yaptırımların yol açtığı ekonomik baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde
geldi.