İran Meclisi Milli Güvenlik ve Siyasi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İran halkının direnişinin düşmanın teslim alma, bölme ve rejimi devirme planlarını boşa çıkardığını belirtti.
YDH - İran Meclisi Milli Güvenlik ve Siyasi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlediği basın toplantısında bölgesel gelişmelere ve son savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mehr ajansının aktardığına göre, İran halkının düşmanların savaş ve baskılarına karşı gösterdiği direnişin teslim alma, bölme ve rejimi devirme planlarını boşa çıkardığını belirten Azizi, bu durumun bölgedeki denklemleri ciddi şekilde değiştirdiğini söyledi.
İran İslam Cumhuriyeti'nin tehdit ve baskılara teslim olmayacağını vurgulayan Azizi, İran halkının ülkenin toprak bütünlüğüne ve kültürel dokusuna yönelik hiçbir tecavüze izin vermeyeceğini ifade etti.
Düşmanın temel hedefinin teslim alma, bölme ve rejimi devirme olduğunu kaydeden Azizi, halkın direnişi sayesinde bu planların başarısızlığa uğratıldığını dile getirdi.
Konuşmasında Hürmüz Boğazı yönetim planına değinen Azizi, bu çalışmayı İran İslam Cumhuriyeti'nin en önemli adımlarından biri olarak nitelendirdi.
Plan kapsamında, İran'ın finansal kaynaklarını donduran ülkelerin yanında yer alan hiçbir hasım ülkeye Hürmüz Boğazı'nı kullanma izni verilmeyeceğinin kararlaştırıldığını belirterek, Petrolün Millileştirilmesi sürecinden sonra bu planın İran halkının en büyük gurur kaynaklarından biri olduğunu söyledi.
Bölgeden 9 binden fazla ABD askerinin çekildiğine dikkat çeken Azizi, ABD'ye dayanarak güvenlik sağlayamayacaklarını anlayan bölge ülkelerinin yanlış hesaplamalarla kendilerine külfet oluşturmaması gerektiğini kaydetti.
Mekke Paktı, Hürmüz Boğazı yönetim planı ve Hazar Sözleşmesi olmak üzere üç önemli başlığın Milli Güvenlik Komisyonu ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yakından takip edildiğini açıklayan Azizi, gerekli önlemlerin alındığını belirtti.
Mekke Paktı'nın siyasi bir antlaşma olduğunu ifade eden Azizi, bölge ülkelerinin ABD'ye bel bağlayarak kalıcı güvenlik sağlayamayacağını anlamaları gerektiğini vurguladı.
Azizi, Tahran'ın bu paktı bölgesel aktörlerin tutumlarına göre değerlendireceğini belirterek, bölge ülkelerinin güvenliğin kendi aralarında sağlanması gerektiği bilincine varıp varmadıklarının takip edildiğini dile getirdi.
"El-Udeyd Üssü vurulduktan sonra Avrupa'nın dili değişti"
Düşmanın yaptırım, suikast, kültürel sabotaj ve doğrudan askeri saldırı dahil tüm imkanlarını kullandığını söyleyen Azizi, sivil alanların ve yerleşim yerlerinin hedef alınmasının düşmanın çaresizliğini gösterdiğini dile getirdi.
Minab'daki bir okulun hedef alınmasına değinen Azizi, öğrencilerin bulunduğu bir kuruma saldırmanın hiçbir savaş hukukuyla bağdaşmadığını belirtti.
İran'ın yanıtının ardından Batılı ülkelerin tutum değiştirdiğini ifade eden Azizi, "Üç ana Avrupa ülkesinin dışişleri bakanları Dışişleri Bakanlığımızla yaptıkları temaslarda teslimiyet konusunu gündeme getiriyordu. Ancak ABD'nin El-Udeyd Üssü İran tarafından hedef alındıktan sonra kullandıkları dil değişti" dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de İran Dışişleri Bakanı ile görüşmesinde İran halkının direnişine övgüde bulunduğunu aktardı.
Casuslukla mücadele tasarısı genel kurula geliyor
Medyanın direnişin aktarılmasındaki rolüne işaret eden Azizi, topluma umut aşılanması gerektiğini söyledi. Azizi ayrıca, casusluk ve nüfuzla mücadele kapsamanında hazırlanan yeni yasa tasarısının önümüzdeki hafta İran Meclisi genel kuruluna getirileceğini duyurdu.
Bölücü gruplara karşı yürütülen faaliyetlere de değinen Azizi, ayrılıkçı hareketlerin herhangi bir eyleme girişmeden engellendiğini iddia etti.
Nükleer dosyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Azizi, nükleer konunun halkın temel taleplerinden biri olduğunu ve bu konuda yürütülecek müzakerelerin son derece zorlu ve karmaşık geçeceğini sözlerine ekledi.