Rızai: ABD haydutluk ederse başına tarihe geçecek bir bela açarız
İran Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Muhsin Rızai, İran'ın şartları karşılanmadan Hürmüz Boğazı'nın açılmayacağını belirterek, ABD'nin saldırması halinde Washington'ın askeri ve ekonomik çıkarlarına “tarihe geçecek” ağır bir darbe vuracaklarını söyledi.
YDH ― İran Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman es-Sani ile bir araya gelerek Tahran'ın zorlu günlerde Katar'ın yanında olduğunu vurguladı.
İran ve Katar ilişkilerine değinen Rızai, “İran, en çetin günlerinde ve en zor şartlarında Katar'ın yanında oldu,” diyerek iki ülke arasındaki dostluk ve kardeşliğin altını bir kez daha çizdi.
Muhammed bin Abdurrahman es-Sani ise zorlu süreçlerde İran İslam Cumhuriyeti'nin sunduğu destek ve iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağları nedeniyle teşekkürlerini sundu.
Es-Sani, “İran İslam Cumhuriyeti ile işbirliği yapma konusunda hiçbir zaman tereddüt yaşamadık. Bölgenin içinden geçtiği şu hassas dönemde, üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle İran'la omuz omuza çalışmaya her zaman hazırız,” dedi.
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı, görüşme sırasında en zorlu süreçlerde İran İslam Cumhuriyeti'nin sunduğu yardımları minnetle andı ve iki ülke arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağlarından övgüyle söz etti.
Es-Sani, Katar'ın İran İslam Cumhuriyeti ile ortak adımlar atma konusunda bugüne dek hiçbir tereddüt yaşamadığını özellikle vurguladı.
Bölgedeki mevcut hassas dengelere de dikkat çeken es-Sani, sözlerini şöyle tamamladı:
“Katar, taşıdığı sorumluluk bilinciyle hareket ederek İran ile işbirliği yapmaya her zaman ve tamamen hazırdır.”
“Hürmüz'ün yeniden açılması ABD'nin somut adımlarına bağlı”
Rızai, ABD'ye güvenmediklerini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Washington'ın önce İran'ın şartlarını yerine getirmeye yönelik somut adımlar atması gerektiğini belirtti.
ABD'nin İran'a yönelik herhangi bir saldırı başlatması halinde Washington'ın askeri ve ekonomik çıkarlarına “tarihe geçecek” ağır bir darbe indireceklerini söyledi.
Rızai, “ABD haydutluk ederse başına tarihe geçecek bir bela açarız. Diplomasiye ve müzakere süreçlerine defalarca ihanet ettiler. Uyarıyoruz: ABD'nin İran'a yönelik herhangi bir saldırı başlatması durumunda, askeri ve ekonomik çıkarlarına tarihe geçecek ağır bir darbe indireceğiz,” dedi.
ABD'nin öncelikle İran'ın öne sürdüğü şartları yerine getirmek için somut adımlar atması gerektiğini belirten Rızai, İran'ın ancak bu adımları gördükten sonra Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için harekete geçeceğini söyledi.
Rızai, Hürmüz Boğazı konusundaki tutumlarını da şu sözlerle açıkladı:
“Amerika Birleşik Devletleri ilk olarak İran'ın şartlarını yerine getirecek somut adımlar atmak zorundadır; İran ancak bundan sonra Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma konusunu gündeme alacaktır.”
“Batı Asya'da barış olmadan ABD ile anlaşma olmaz”
Rızai, Tahran'ın Lübnan'ın güvenliğini tüm Batı Asya'nın güvenliğinden ayrı tutmadığını vurguladı.
Lübnan, Gazze ve Suriye'deki savaşların ve askeri operasyonların derhal sona ermesi gerektiğini belirtti.
“Tahran, Lübnan'ın güvenliğini tüm Batı Asya'nın güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görmektedir,” diyen yetkili, Lübnan, Gazze ve Suriye'de devam eden savaşların ve askeri operasyonların artık son bulması gerektiğinin altını çizdi.
Rızai, “Bölgenin herhangi bir noktasında süregelen gerginlikler, tüm bölge ülkelerini siyasi, ekonomik ve güvenlik açısından derinden etkileyecektir,” ifadelerini kullandı.
Lübnan halkının İsrail karşısında sergilediği sarsılmaz birliği öven Rızai, mevcut süreçte direnişe öncülük eden Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım'a ve siyasi arenadaki kritik rolü nedeniyle Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'ye şükranlarını sundu.
İran Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Muhsin Rızai, “Tahran'ın, Amerika Birleşik Devletleri ile masaya oturmak için koştuğu temel şartlardan biri, başta Lübnan olmak üzere Batı Asya'nın dört bir yanındaki çatışmaların derhal durmasıdır,” dedi.
Rızai, olası bir ABD anlaşması için İran'ın masadaki diğer taleplerini de İsrail'in işgal altında tuttuğu Lübnan topraklarından çekilmesi, Gazze Şeridi'ndeki savaşın bitmesi ve İsrail'in Suriye'ye yönelik saldırılarına son vermesi olarak sıraladı.
Rızai, “Bugün bölge, halkaları birbirine sıkıca bağlı bir zincire dönüştü. Bir ülkede baş gösteren güvenlik açığı yatırım maliyetlerini katlarken, bölgedeki diğer ülkelerin kalkınma fırsatlarına da darbe vuruyor,” ifadelerini kullandı.




