Prof. Merendi: Amerika, düğünü bombalamak için Suudi hava sahasını kullandı
Tahran Üniversitesi Öğretim Üyesi Muhammed Merendi, ABD’nin İran’ın güney kıyılarına yönelik saldırılarında Suudi Arabistan hava sahasının kullanıldığını açıklayarak Trump rejiminin düğünü bombalamak için Suudi hava sahasını kullandığını ifade etti.
YDH — Tahran Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İran Nükleer Müzakere Heyeti eski danışmanı Prof. Dr. Muhammed Merendi, ABD’nin İran’ın güney kıyı bölgelerine düzenlediği saldırılarda Suudi Arabistan hava sahasının kullanıldığını öne sürdü.
Merendi, “Trump rejimi, düğünü bombalamak için Suudi hava sahasını kullandı” dedi.
https://x.com/s_m_marandi/status/2095078788019171540
ABD ile İran arasında 1-2 Eylül gecesi yaşanan çatışmalar, aylardır devam eden savaşın Temmuz ayından bu yana en yoğun karşılıklı saldırı dalgasına dönüştü.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın güney kıyı şeridinde hava savunma merkezleri, radar sistemleri, füze fırlatıcıları ve deniz tesisleri dahil yaklaşık 100 askeri hedefin vurulduğunu açıkladı.
ABD, İran’ın Hürmüz kapasitesini hedef aldı
ABD operasyonunda İran’ın hava savunma mevzileri, gelişmiş radar sistemleri, deniz tesisleri, mayın döşeme kapasitesi ve Devrim Muhafızları’na ait iletişim merkezleri hedef alındı.
ABD Başkanı Donald Trump da operasyon öncesi ve sonrasında İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi hareketlerini izlemek amacıyla yeniden kurmaya çalıştığı radar ağlarının hedef alındığını açıkladı.
Saldırılarda uçak gemilerinden kalkan savaş uçaklarının yanı sıra deniz unsurlarından ateşlenen Tomahawk füzeleri ve insansız hava araçlarının kullanıldığı aktarıldı.
İran’ın güneyinde Bender Abbas, Sirik, Aseluye, Çabahar ve Qeşm Adası çevresinde yoğun patlamalar yaşandı.
Keşm Adası’nın sahil şeridine en az sekiz füze veya bombanın isabet ettiği yönünde yerel ve açık kaynaklı raporlar yayımlandı.
İran resmi medyasına göre saldırılarda en az 11 kişi hayatını kaybetti.
Sirik bölgesinde bir mühimmatın düğün evine isabet etmesi sonucu aralarında bir çocuğun da bulunduğu dört sivil öldü, yaklaşık 50 kişi yaralandı.
Riyad: ABD saldırıları için hava sahası kullanılmayacak
Saldırılar sırasında Suudi Arabistan’ın pozisyonu bölgesel denklemde öne çıktı.
ABD’nin Suudi Arabistan Misyonu tarafından yayımlanan güvenlik uyarılarında Riyad’ın ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında Suudi hava sahasını kullandırmayacağı yönündeki taahhüdüne dikkat çekildi.
Arap kaynaklarında da Suudi Arabistan’ın İran’la yaptığı anlaşmalar çerçevesinde topraklarından İran’a yönelik herhangi bir “saldırgan askeri operasyona” izin vermeyeceği vurgulandı.
Suudi Savunma Bakanı Halid bin Selman’ın Washington temaslarında bölgesel savaşın genişlemesini önlemeye ve saldırıları sınırlandırmaya çalıştığı aktarıldı.
Bu nedenle Suudi Arabistan, 1-2 Eylül gecesindeki çatışmalarda ABD’nin operasyonel hava koridorlarından biri olmaktan ziyade tarafsızlığını korumaya çalışan bir aktör olarak öne çıktı.
İran misillemeyi Körfez dışındaki ABD üslerine yöneltti
İran, ABD saldırılarının ardından bölgedeki Amerikan askeri altyapılarına yönelik geniş çaplı bir misilleme başlattı.
İran Devrim Muhafızları’nın balistik füze ve kamikaze İHA saldırılarında Irak’ın Erbil kentindeki ABD askeri tesisleri, Bahreyn’deki Şeyh İsa Hava Üssü, Kuveyt’teki Ali El Salim Hava Üssü ve Ürdün’deki Prens Hasan Hava Üssü hedef alındı.
Ürdün ordusu, ülke hava sahasına giren 13 balistik füzeden 10’unun imha edildiğini açıkladı. Buna rağmen İran füzelerinin Ürdün’deki ABD askeri tesisleri çevresinde etkili olduğu bildirildi.
Kuveyt’te Ali El Salim Hava Üssü’ndeki ABD’ye ait MQ-9 Reaper insansız hava araçlarının bulunduğu hangarlar ve pistler hedef alındı.
Bahreyn’de ise ABD Donanması’nın bölgedeki önemli tesislerinden biri olan Şeyh İsa Hava Üssü saldırının hedefi oldu.
İran’ın misilleme saldırılarında Suudi Arabistan’daki hedeflerin öne çıkmaması, Riyad’ın hava sahasını ABD operasyonlarına kapatma kararının bölgesel çatışmanın coğrafyasını etkilediği değerlendirmelerine yol açtı.
İsrail, Ürdün üzerinden geçen İran füzelerine odaklandı
İsrail medyasındaki değerlendirmelere göre Suudi hava sahasının ABD operasyonlarına kapatılması, Washington’ın hava operasyonlarında deniz unsurlarına ve uluslararası hava koridorlarına daha fazla ağırlık vermesine neden oldu.
İsrail ise İran’ın Ürdün hava sahası üzerinden gönderdiği füzelere karşı savunma faaliyetlerine yoğunlaştı.
Böylece Suudi Arabistan’ın hava sahası kararı, ABD-İran çatışmasında yalnızca diplomatik değil, operasyonel sonuçlar da doğuran bir unsur haline geldi.
ABD ilk kez İran tankerlerini de hedef aldı
Çatışmanın ekonomik boyutunda ise Hürmüz Boğazı ve petrol taşımacılığı öne çıktı.
ABD’nin bu saldırı dalgasında İran devletine ait iki ham petrol tankerini doğrudan hedef aldığı yönündeki bilgiler, Washington’ın Tahran’a yönelik ekonomik ve lojistik baskıyı artırdığı değerlendirmelerine neden oldu.
Saldırılar sonrasında Brent petrolün 94 doların, Batı Teksas türü ham petrolün ise 90 doların üzerine çıktığı; Avrupa doğal gaz fiyatlarının da son üç yılın en yüksek seviyelerine ulaştığı bildirildi.
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiği de son 10 günlük ortalamanın belirgin biçimde altına geriledi. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran’ın petrol ihracatının engellenmesi halinde Körfez’deki diğer ülkelerin de petrol ihracatının güvence altında olmayacağı mesajını verdi.
Trump, saldırıların ardından İran’a misilleme yapmaması uyarısında bulundu ve Washington’ın henüz kullanmadığı daha kapsamlı bir saldırı planına sahip olduğunu söyledi.
ABD Başkanı ayrıca İran ekonomisine yönelik yaptırımların artırılacağını açıkladı.




