Son Dakika
İnşa

Beyrut Valisi'nden İsrail saldırılarında öldürülen çocukların anmasına 'örtülü ret'

13 Eylül 2026 01:48 Bu sayfayı yazdır

Beyrut Valisi Mervan Abbud, İsrail saldırılarında öldürülen çocukları anmak için Şehitler Meydanı'nda düzenlenmesi planlanan Habbat el-Kulub etkinliğini farklı bir meydana taşıyıp bir günle sınırlarken, girişim kararı “örtülü ret” olarak değerlendirdi.

Beyrut Valisi'nden İsrail saldırılarında öldürülen çocukların anmasına 'örtülü ret'
Beyrut Valisi'nden İsrail saldırılarında öldürülen çocukların anmasına 'örtülü ret' YDH
Yazı boyutu
100%
4 dk okuma

YDH ― Beyrut Valisi Mervan Abbud, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden çocukları anmak amacıyla 23 Eylül'de Şehitler Meydanı'nda düzenlenmek istenen etkinliğin planlandığı şekilde yapılmasına izin vermedi.

Gönüllüler tarafından başlatılan sivil bir hafıza ve belgeleme projesi olan Habbat el-Kulub (Kalp Taneleri) girişimi, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden çocukların anısını yaşatmak ve haklarını savunmak amacıyla çalışma yürütüyor. 

“Hatırlıyoruz, Direniyoruz, Ayağa Kalkıyoruz” sloganıyla faaliyet gösteren girişim, hayatını kaybeden çocukları yalnızca istatistiklerde yer alan rakamlar olmaktan çıkarmayı amaçlıyor.

Girişim, Habbat.org platformunda çocukların isimlerini, fotoğraflarını, hikâyelerini ve yarım kalan hayallerini paylaşarak yaşanan kayıpları insan hikâyeleri üzerinden görünür hale getirmeye çalışıyor.

Girişimin Eylül 2026'da yayımladığı ilk resmi haklar raporuna göre, Ekim 2023'ten Temmuz 2026'nın sonuna kadar İsrail saldırılarında en az 760 ila 765 çocuk hayatını kaybetti.

Bu çocukları anmak için 23 Eylül'de Beyrut'un merkezindeki Şehitler Meydanı'nda bir etkinlik düzenlenmesi planlandı.

Beirut Review’un aktardığına göre girişim, etkinlik için Beyrut Valisi Yargıç Mervan Abbud'a iki haftadan uzun süre önce yazılı başvuruda bulundu.

Etkinlik kapsamında çocukların fotoğraflarının sergileneceği, küçük bir oda büyüklüğünde, yaklaşık 16 metrekarelik ve bir evi temsil eden ahşap bir sanat enstalasyonu kurulması planlandı. Ayrıca çocuklardan oluşan bir koronun çocukluk ve vatan üzerine şarkılar seslendireceği yaklaşık bir saatlik bir tören yapılması istendi. Etkinliğin birkaç gün sürmesi, bazı planlamalarda ise enstalasyonun bir hafta boyunca sergilenmesi öngörüldü.

Ancak valilikten gelen cevap, başvuruda talep edilen etkinlikten farklı oldu. Vali Abbud, etkinliğin Şehitler Meydanı'nda yapılmasına izin vermek yerine, ESCWA binası yakınındaki Cibran Halil Cibran Meydanı'na taşınmasını istedi. Etkinliğin süresi de bir güne indirildi ve sabah 09.00'dan akşam 17.30'a kadar yapılması şartı getirildi. Valiliğin kararında ayrıca mahallenin huzurunun bozulmaması, kamu malına zarar verilmemesi ve meydandaki bitki örtüsünün korunması gerektiği belirtildi. Kurulacak ahşap yapının ise etkinliğin sona ermesinin hemen ardından kaldırılması istendi.

Etkinliğin başlatıcısı Hüsam Matar, bu şartların etkinliği fiilen anlamsız hale getirdiğini söyledi. Matar'a göre etkinliğin daha az görünür bir alana taşınması ve yalnızca bir günle sınırlandırılması, planlanan anmanın değerini ve kamuoyu üzerindeki etkisini ortadan kaldırıyor. Matar ayrıca 16 metrekarelik, yan tarafları açık bir evi temsil eden yapının kurulmasının bile başlı başına yaklaşık bir gün süreceğini belirtti.

Bu nedenle Matar, valiliğin verdiği “şartlı onayı” örtülü bir ret olarak değerlendiriyor.

Matar ayrıca etkinliğin herhangi bir siyasi niteliğinin bulunmadığını, tamamen sembolik ve insani bir amaç taşıdığını vurguladı. Daha önce Beyrut valiliğinin yetki alanında çok sayıda etkinliğin sözlü izinle veya herhangi bir resmi karar olmadan gerçekleştirildiğini hatırlatan Matar, çocukların anılması için hazırlanan bu etkinliğe getirilen kısıtlamanın kendisini şaşırttığını söyledi.

Kararla ilgili dikkat çeken bir başka nokta ise güvenlik kurumlarının tutumu oldu.

Beirut Review’un edindiği bilgilere göre güvenlik birimleri etkinliğe zaten onay vermişti.

El-Ahbar'a konuşan belediye kaynakları da güvenlik servislerinin etkinliğe herhangi bir itirazının bulunmadığını, özellikle konunun İsrail saldırılarında hayatını kaybeden çocukların anılması olması nedeniyle bunun tartışmalı bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Bu durum, Beyrut'un şehir merkezinden Sassine Meydanı'na kadar uzanan kamusal alanlarında çoğu zaman önceden izin alınmadan düzenlenen büyük etkinliklerle karşılaştırılıyor. Etkinlik organizatörleri ve onları destekleyen kaynaklar, siyasi bir niteliği bulunmayan böyle bir anma programına neden bu kadar ağır sınırlamalar getirildiğini sorguluyor.

El-Ahbar'a konuşan bir belediye kaynağı ise Abbud'un kararının arkasında siyasi kaygıların bulunabileceğini öne sürdü. Kaynağa göre Beyrut Valisi, yerine geçebilecek isimler hakkında yapılan tartışmalar nedeniyle görevini kaybetme ihtimalinden endişe ediyor ve bu nedenle kendisini siyasi açıdan korumaya çalışıyor. Aynı kaynağa göre Abbud, güvenlik makamlarının çekincelerini veya Bakanlar Kurulu'nun onayının beklenmesi gerektiğini gerekçe gösterdi. Ancak güvenlik servislerinin etkinliğe itiraz etmediği belirtiliyor.

Valinin, geçen yıl Hizbullah’ın Şehit Genel Sekreteri Seyyid Hassan Nasrallah'ın şehadetinin birinci yıldönümü dolayısıyla Ruşe Kayası'nın aydınlatılması etrafında yaşanan tartışmaya benzer yeni bir kamuoyu krizinden kaçınmak istediği de öne sürülüyor. Belediye içindeki bazı tarafların Abbud'a etkinliğin önüne engel koymaması ve programın sorunsuz biçimde gerçekleştirilmesine izin vermesi yönünde tavsiyelerde bulunduğu aktarılıyor. Ancak kararın basına yansımasının ardından belediye meclisindeki çeşitli tarafların konuya müdahale etmeye başladığı bildirildi. Kaynaklara göre bazı medya kuruluşlarının olayı gündeme getirmesi üzerine belediye meclisindeki farklı taraflar son saatlerde etkinliği düzenleyenlerle temas kurarak bir çözüm yolu bulmaya çalıştı. Bununla birlikte bu girişimlerin henüz valinin aldığı karardan geri adım atmasını sağlayıp sağlamadığı bilinmiyor.

Dolayısıyla etkinliğin son hali henüz kesinleşmiş değil.

Tartışmanın bir başka boyutunu ise çocukların fotoğraflarının sergilenmesiyle ilgili getirilen sınırlama oluşturuyor. Kararın, çocukların fotoğraflarının yalnızca Beyrut'ta belirlenen alanda sergilenmesine izin vermesi, etkinlik organizatörlerinde yeni soru işaretleri yarattı.

Çünkü Habbat el-Kulub'ün temel amacı, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden çocukların yalnızca rakam olarak görülmesini engellemek ve onları isimleri, yüzleri, hikâyeleri ve yarım kalan hayalleriyle hatırlatmak. Girişim açısından mesele yalnızca bir etkinliğin yapılması değil, bu çocukların Lübnan'ın kamusal hafızasında nasıl yer alacağı.

Bu nedenle tartışma giderek daha temel bir soruya dönüşüyor: İsrail saldırılarında öldürülen çocukların anılması, nerede öldürüldüklerine veya anmanın hangi siyasi koşullarda yapıldığına göre değişen bir mesele haline mi geliyor? Bir yerde kabul edilebilir görülen bir anmanın başka bir yerde siyasi ya da idari gerekçelerle engellenmesi, çocukların anısına yönelik eşit olmayan bir yaklaşım anlamına mı geliyor?

Habbat el-Kulub girişiminin sloganıyla ifade ettiği gibi mesele, yalnızca geçmişi hatırlamak değil: “Hatırlıyoruz, Direniyoruz, Ayağa Kalkıyoruz.”

İlgili Haberler