Açıklandı: İbrahim Anlaşmaları’na en yakın ülkeler
ABD merkezli Güvenli Amerika Konseyi (CSA), İsrail’le diplomatik ilişkileri bulunmayan dokuz Müslüman çoğunluklu ülkeyi değerlendirdiği raporunda, İbrahim Anlaşmaları’na katılma olasılığı en yüksek ülkeler olarak Kuveyt, Lübnan ve Suriye’yi sıraladı.
YDH ― Güvenli Amerika Konseyi (CSA), İsrail’le diplomatik ilişkileri bulunmayan dokuz Müslüman çoğunluklu ülkenin İbrahim Anlaşmaları’na katılma ihtimalini değerlendirdiği raporunda Kuveyt’i ilk sıraya yerleştirdi.
Lübnan ve Suriye ise Kuveyt’in ardından ikinci ve üçüncü sırada yer aldı.
Konsey, değişen siyasi ve güvenlik koşullarının İsrail’le normalleşme ihtimallerini yeniden şekillendirdiğini belirtti.
CSA, 8 Ekim’de “İbrahim Anlaşmaları’nın Genişletilme Fırsatları: Orta Doğu Analizi” başlıklı raporunu yayımladı.
Raporda İsrail’le resmî diplomatik ilişkileri bulunmayan dokuz Müslüman çoğunluklu ülke incelendi.
Bunlar Kuveyt, Lübnan, Suriye, Suudi Arabistan, Umman, Katar, Irak, Yemen ve İran olarak sıralandı.
İsrail ile normalleşme yarışında ihtimaller ve hesaplar
Kuveyt, İsrail’le normalleşmeye uzun süredir karşı çıkmasına ve İsrail’le ticareti yasaklayan yasalara sahip olmasına rağmen sıralamada ilk sırada yer aldı. İsrail’in BAE Büyükelçisi Yossi Shelley, eylül ayında yaptığı açıklamada Kuveyt’in altı ay içinde İbrahim Anlaşmaları’na katılabileceğini söylemişti.
Lübnan, İsrail’le yürütülen diplomatik temasların yoğunlaşmasının ardından sıralamada ikinci oldu. İki ülke haziran ayında ABD arabuluculuğunda hazırlanan “Üçlü Çerçeve”yi imzaladı. Bu çerçeve kapsamında Lübnan, ilk kez İsrail’in egemenliğini tanıdı. Anlaşmanın ardından taraflar arasında yeni görüşmeler de yapıldı. CSA’nın anketine göre Lübnan’da normalleşmeyi destekleyenlerin oranı yüzde 32’de kaldı.
Suriye’deki Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) rejiminin lideri Colani, eeylül ayında yaptığı açıklamada İsrail ve HTŞ’nin çözüme kavuşmamış meselelerinin yüzde 90’ında “neredeyse anlaşmaya vardığını” söyledi. CSA’nın araştırmasında Suriyelilerin yüzde 54’ü İsrail’le barışın mümkün olduğunu düşündüğünü belirtiyor. Güvenlik düzenlemesini destekleyenlerin oranı yüzde 53, İsrail’le normalleşmeyi destekleyenlerin oranı ise yüzde 46 olarak ölçüldü.
Daha önce İsrail’le normalleşmeye en yakın ülkelerden biri olarak görülen Suudi Arabistan, 7 Ekim 2023’ten ve 2026 İran Savaşı’ndan bu yana bu ihtimalden uzaklaştı. CSA, İran Savaşı’nın ve İsrail’in bölgesel ittifaklarına ilişkin kaygıların Riyad’ın yaklaşımını daha ihtiyatlı hale getirdiğini belirtti.
Umman da geçmişte İsrailli yetkililerle temas kurmuş olmasına rağmen normalleşme ihtimali bakımından geriledi. Eski Umman Sultanı Kabus bin Said, geçmişte çok sayıda İsrailli lideri ağırlamıştı. Ancak Sultan Heysem bin Tarık döneminde Umman, İsrail’le normalleşmeyi defalarca reddetti ve İran başta olmak üzere bölgesel aktörler arasındaki arabuluculuk rolünü güçlendirdi.
Katar, İsrail’le çalışma düzeyinde temaslarını sürdürüyor ve İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk yapıyor. Ancak Doha, İsrail’le tam diplomatik ilişkilerin kurulmasını İsrail-Filistin barış anlaşmasına bağlıyor.
İran’ın Irak üzerindeki etkisi ve 2022’de İsrail’le normalleşmeyi suç sayan yasanın kabul edilmesi, ülkeyi anlaşmalara katılma ihtimali düşük ülkeler arasına yerleştirdi.
Yemen’de devam eden iç savaş, İsrail’le normalleşme ihtimalini oldukça düşük hale getiriyor. Jerusalem Post’a göre, “Sanaa hükümeti İsrail’e karşı açık bir düşmanlık sergilerken” Yemen’deki diğer siyasi ve askeri gruplar geçmişte İsrail’le ilişki kurmaya daha açık bir tutum ortaya koydu.
İran listenin son sırasında
İran, CSA’nın değerlendirmesinde son sırada yer aldı. Tahran’ın İsrail’le ilişkileri 1979 İslam Devrimi’nin ardından sona erdi.
Sonraki yıllarda iki ülke arasındaki düşmanlık giderek derinleşti ve doğrudan savaşa dönüştü.
CSA, İran’daki mevcut yönetim altında İsrail’le normalleşmenin mümkün olmadığı sonucuna vardı.




