ABD, Lübnan ordusunu Hizbullah’la çatışmaya sürüklüyor
Tampa’daki askerî görüşmeler sonuçsuz kalırken ABD’nin silahsızlandırma ve İsrail’le doğrudan koordinasyon talepleri Lübnan ordusu üzerindeki baskıyı artırıyor; olası bir iç çatışmaya ilişkin kaygılar da büyüyor.
YDH- El-Ahbar yazarı Hamza Hasan, ABD’nin Lübnan ordusunu Hizbullah’a karşı yürütülen stratejiye dahil etme çabasının, ordunun komuta kademesi üzerindeki baskıyı artırdığını ve ülkede iç çatışma riskini gündeme getirdiğini yazdı.
Hasan’a göre Florida’daki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı karargâhında yapılan askerî müzakereler somut bir sonuç vermedi; ancak görüşmeler, Lübnan ordusunun silahsızlandırma adımlarına ne ölçüde dahil edileceği ve bu adımların iç istikrara etkisi konusundaki tartışmaları derinleştirdi.
Lübnan ordusu komutanlığı, İsrail’in saldırıları sürerken ve çekilme yönünde açık taahhütler bulunmazken doğrudan müzakerelere katılmaya mesafeli yaklaştı.
Komutanlık, İsrail’in yüksek talepleri nedeniyle görüşmelerden sonuç alınamayacağını ve ordunun görev alanını aşan sorumluluklarla karşı karşıya kalabileceğini değerlendiriyordu.
Buna karşın Washington’ın siyasi yönetime baskı yaptığı, siyasi yönetimin de ordunun Tampa’ya bir heyet göndermesini sağladığı öne sürüldü.
Ordu komutanlığının, İsrailli askerlerle doğrudan temas kurulmaması için Lübnan’ın müzakere heyeti başkanı Simon Karam’ın da toplantıya katılmasını istediği, Cumhurbaşkanı Jozef Aun’un ise ABD’nin bunu kabul etmediğini bildirdiği belirtildi.
ABD’nin talepleri ve ordunun rolü
İsrail basınındaki değerlendirmelere göre Tel Aviv, Hizbullah’ın silahsızlandırılması talebini sürdürürken Lübnan topraklarından yeni çekilme adımlarını güvenlik düzenlemelerinin uygulanmasına bağladı.
Taraflar arasındaki anlaşmazlığın, çekilme ve silahsızlandırma adımlarının sıralamasının yanı sıra Lübnan ordusunun performansını denetleme yöntemlerini de kapsadığı aktarıldı. İsrail’in, ABD arabuluculuğunu aşacak biçimde Lübnan ordusuyla doğrudan operasyonel koordinasyon kanalları kurmak istediği öne sürüldü.
Lübnan yönetimi İsrail’in saldırılarını durdurmasını ve topraklarından çekilmesini talep ederken İsrail, işgalini Hizbullah’ın silahsızlandırılmasındaki ilerlemeye bağlıyor.
Yazara göre Washington, siyasi yönetimin güvenlik ve müzakere dosyalarında ordunun tutumunu belirlemesini sağlamaya çalışıyor. Ancak asıl sorun, dış baskı altındaki Lübnan yönetiminin iç dengeleri ve olası sonuçları gözeterek bağımsız karar alıp alamayacağı.
Bu tartışma, ABD’nin Lübnan ordu komutanı Rudolf Heykel’i, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasına yönelik adımların hızı konusundaki anlaşmazlık nedeniyle görevden aldırmaya çalıştığı yönündeki haberlerle daha da büyüyor.
Bazı siyasi ve medya çevrelerinin de orduyu hükümet kararlarını daha
sert biçimde uygulamaya çağırdığı kaydediliyor.
El-Ahbar’a konuşan resmî kaynaklar, son 48 saatte ABD ve Suudi rejimi temsilciliklerinden geldiği öne sürülen bir yönlendirmenin ardından bazı aktivistlerin ordunun Hizbullah’ın silahsızlandırılması kararını uygulamamasını eleştirmeye başladığını aktardı.
Bu baskılar, Hizbullah’la bağlantılı olan “patlayıcı yüklü kamyon” dosyasına ilişkin tartışmalarla aynı döneme denk geldi.
ABD, bu dosyayı Lübnan’daki Adalet Konseyi’ne sevk edilmesi yönünde baskı yapıyor. Bu ise ülkede yeni bir iç gerilim alanı açıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Cumhurbaşkanı Aun’la yaptığı telefon görüşmesinde ele geçirilen patlayıcıların Hizbullah’a iade edilmemesini ve İsrail’le doğrudan askerî iletişimin artırılması gerektiğini söyledi.
İç çatışma riski tartışması
El-Ahbar’ın aktardığına göre ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, özel görüşmelerinde Lübnanlı yetkililerin ordu ile Hizbullah arasında çatışma çıkabileceğine ilişkin kaygılarını abartılı bulduğunu söyledi.
İsrail ziyaretinin ardından Lübnan’a gelen bir ABD’li güvenlik yetkilisi de Lübnanlı yetkililere, olası bir iç savaştan neden korktuklarını ve Hizbullah’ın orduyla baş edemeyeceğini kimin söylediğini sordu.
İsrail’deki Meir Amit İstihbarat ve Terörizm Bilgi Merkezi’nin de el-Ahbar’ın 5-12 Ekim 2026 olaylarına ilişkin haberini yayımladığı belirtildi.
Bu açıklamalar, bazı ABD’li yetkililerin silahsızlandırmanın güç kullanılarak dayatılmasının doğurabileceği riskleri küçümsediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
Ordu komutanlığına atfedilen çekinceler ise silahlı bir çatışmanın güvenlik ve toplumsal sonuçlarının sınırlı kalmayacağı kaygısına dayanıyor.
ABD’nin doğrudan askerî müzakere baskısı, silahsızlandırma taleplerinin yükseltilmesi, ordu komutanlığına yönelik eleştiriler ve iç güvenlik dosyalarına artan ilgi birlikte değerlendirildiğinde, Lübnan ordusunun Hizbullah’la karşı karşıya getirilmesine zemin hazırlanması ihtimali gündeme geliyor.




