Hamas: Filistin topraklarının bir karışından bile taviz yok

img
Hamas: Filistin topraklarının bir karışından bile taviz yok YDH

Hamas'ın Lübnan’daki temsilcisi, Direniş liderliğine baskı yapmak amacıyla yürütülen psikolojik savaşın bir parçası olarak medyada yer alan söylentilerle ilgilenmediklerini vurguladı.




YDH- El-Mayadeen'e konuşan Hamas'ın Lübnan’daki temsilcilerinden Ahmed Abdülhadi, hareketin her zaman, Filistin halkına yönelik saldırganlığı sona erdirecek bir formül ya da anlaşmaya varmakla ilgilendiğini belirtti.

Müzakerelerin başarısızlığından Hamas'ın sorumlu olmadığını vurgulayan Abdülhadi, hareketin müzakerelerdeki ciddiyetini ve esnekliğini vurguladı.

Abdülhadi, işgal hükümetinin başbakanının müzakerelerden kaçtığını bildirdi. 

Abdülhadi, hareketin "işgalden şu ana kadar herhangi bir yanıt gelmediği için Amerikan fikirlerine yanıt beklediğini" belirterek, "medyada çıkan söylentilerle ilgilenmediklerini ve arabulucular tarafından resmi olarak sunulacak yeni fikirleri beklediklerini" belirtti.

Ahmed Abdülhadi, hareketin Gazze Şeridi'ndeki başkan yardımcısı ve siyasi büro üyesi Dr. Halil el-Hayya'nın 1967 sınırlarındaki devlete ilişkin sözlerinin kasıtlı olarak farklı bir anlam taşıyacak şekilde çarpıtıldığına dikkat çekerek, hareketin "İsrail'in düşmanlığını ya da Filistin topraklarının herhangi bir bölümündeki hakkını tanımayı kabul edemeyeceğini" ya da "Umm el-Raşraş'tan [Eilat] Res el-Nekura'ya kadar bir karış Filistin toprağından vazgeçemeyeceğini" hatırlattı.

Abdülhadi, 1967 sınırlarında Filistin devletinin kurulması meselesiyle ilgilenmenin geçici olabileceğini ve "tüm topraklarımızı özgürleştirme ana hedefinin pahasına olmayacağını" belirtirken, el-Hayya'nın Filistin devletinin kurulması ve siyasi partiye geçişle ilgili açıklamalarının farklı bir bağlama oturtulmak için çarpıtıldığını vurguladı.

Abdülhadi, hareketin medya sızıntılarıyla ilgilenmediğini çünkü bunların önemli bir kısmının psikolojik savaş ve devam eden müzakereler sırasında Direniş liderliği üzerindeki baskıyı artıma amaçlı olduğunu belirtti.

Temsilci, hareketin, saldırganlığı durdurma vizyonunun net olduğunu ve kalıcı ateşkesten işgalin tamamen sona erdirilmesine, mültecilerin geri dönüşüne, yardım, yeniden inşa ve barınma yoluyla saldırganlığın etkilerinin ortadan kaldırılmasına kadar her anlaşmanın içermesi gereken dört maddede özetlendiğini duyurdu.

Abdülhadi, ayrıca, Yahya Sinvar'ın Gazze'de ortaya çıkmasının İsrail'deki iç çevrelerin ilgisini çektiğini vurgulayarak, başta esir aileleri olmak üzere İsrail'deki iç çevreleri meşgul eden ve işgal hükümeti üzerinde baskı oluşturan önemli mesajlar olduğunu teyit etti.

Direniş'in Gazze Şeridi'nin her yerinde olduğu gibi Refah'ta da herhangi bir saldırıya karşılık vereceğini ve bunu çok ciddi bir şekilde ele alacağını teyit eden Abdülhadi, savaşın süresini uzatmanın ve daha fazla katliam yapmanın tüm bölgeyi etkileyebilecek tepkilere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Hamas temsilcisi, Aksa Tufanı operasyonunun başlangıcından bu yana Hamas ile Rusya ve Çin arasında çeşitli düzeylerde sürekli bir iletişim olduğuna dikkat çekerek, hareketin Çin ile ilişkilerini geliştirmeye ve işgali sınırsız bir şekilde destekleyen Amerika ve Batı'nın aksine, Filistin halkına yönelik saldırganlığı durdurmak için Çin'in destekleyici tutumundan faydalanmaya büyük ilgi duyduğunu vurguladı.