İngiltere'nin, İsrail'in nükleer silah içerdiği düşünülen denizaltılarına 11 milyon dolar değerinde ekipman sağladığı ortaya çıktı.

YDH- İngiltere'nin önemli haber kuruluşlarından olan Declassified UK, İngiltere’deki işletmelerin İsrail'in nükleer silahlar içerdiği düşünülen denizaltılarına 11 milyon dolar değerinde ekipman sağladığını ortaya çıkardı.
Birleşik Krallık hükümeti kısa bir süre önce İsrail'e nükleer silahlı denizaltılar içerdiğine inanılan “denizaltı teknolojisi” satmak için 9.16 milyon dolarlık bir izin verdiğini açıkladı. 2010 yılından bu yana İngiliz bakanlar İsrail’e denizaltı bileşenleri için 77 ihracat lisansı verdi ve bu da sınırsız ihracat miktarına izin veren iki açık izinle birlikte bu ülkeyi İngiltere'nin en yaygın dördüncü askeri ihracatı haline getirdi.
İsrail denizaltıları için verilen bu lisansların, İngiltere'nin geçen Eylül ayında Gazze savaşı sırasında İsrail’e askeri teçhizat sevkiyatına getirdiği sınırlamalardan muaf tutulduğu belirtildi.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), “İsrail’in en az 90 nükleer silaha sahip olduğuna inanıyor, ancak bu sayının 300'e kadar çıkabileceği belirtiliyor.
İsrail nükleer silahlara sahip olduğu iddialarını reddetmeye devam ederken, SIPRI, İsrail'in "nükleer cephaneliğini modernize ettiğine inanıldığını ve Necef çölünde bulunan Dimona'daki plütonyum üretim reaktör sahasını geliştirdiğinin göründüğünü" bildirdi.
Stockholm merkezli kurum ayrıca, “denizaltıların tamamının ya da bir kısmının Popeye seyir füzesinin yerli üretim nükleer silahlı denizden fırlatılan bir varyantını fırlatacak şekilde donatıldığı ve İsrail'e denizden nükleer saldırı kabiliyeti kazandırdığı” yönündeki asılsız söylentilere de dikkat çekiyor.
Denizaltılar nükleer füze taşıyacak şekilde yeniden donatılabilir
Merkezi Hayfa'da bulunan İsrail donanmasının bünyesinde altı adet Alman yapımı Dolphin sınıfı denizaltı bulundurduğu ve üç adet Dakar sınıfı denizaltı daha satın aldığı bildirildi.
Sunulan raporlar, bu denizaltıların İran'a ulaşabilecek 1.500 mil menzilli nükleer başlıklı füzeler taşıyacak şekilde yeniden donatıldığını gösteriyor.
İsrailli bakanların, nükleer silahları, işgal rejiminin yıkım tehlikesiyle karşı karşıya kalması durumunda başvurulacak son çare olarak görülmemesi gerektiğini düşünüyor olabilecekleri belirtildi.
Gazze'ye yönelik savaşın başlamasından sonraki aylarda, İsrailli politikacılar ve yorumcular, özellikle de sonunda kabineden uzaklaştırılan Miras Bakanı Amihai Eliyahu, İsrail'in Gazze'ye nükleer silah yerleştirmesini tavsiye etmişti.
İngiltere, 1950'lerde İsrail'in çok gizli Dimona nükleer tesisinde plütonyum üretimi için kritik bir bileşen olan 20 ton ağır suyu işgale sağlamasına rağmen, İsrail'in nükleer silahlarını kabul etmeyi ısrarla reddetti.
Dışişleri ve Savunma Bakanlığı çalışanlarının İsrail’in 40 yılı aşkın bir süredir nükleer silah ürettiğine inandıkları daha önce ortaya çıkarılmıştı.
İngiltere’nin ayrıca, İsrail'in denizaltı geliştirmesini de desteklediği kaydedildi. İsrail ilk olarak 1950'lerin sonunda iki İngiliz S sınıfı denizaltı satın almış ve bunları 1967-1980 yılları arasında Lübnan'daki savaşlarda kullanmıştı.
1970'lerde, İngiltere'deki Vickers tersanesi İsrail için üç adet "Gal sınıfı" denizaltı inşa etti. İngiltere'nin İsrail’in nükleer silah geliştirme çalışmalarına verdiği desteği hatırlatan yetkililer, 1995'te nükleer silahlardan arındırılmış bir Ortadoğu için BM kararının sponsorluğunu üstlenmesindeki rolün ironikliğine dikkat çekiyorlar.
İngiltere hükümet verilerinin hangi firmaların İsrail'e yardım ettiği konusunda belirsizliğini koruduğu ve 9.1 milyon dolarlık ihracat lisansının sahibinin açıklanmadığı kaydedildi.
Resmi kayıtlara göre, İsrail’de sadece beş firmaya lisans verildiği bildirildi. Bunlar Truflo Marine, Thompson Valves (her ikisi de IMI plc'nin bir parçası), Honeywell Control Systems, Tenmat ve Hale Hamilton Valves firmaları.