60 gündür açlık grevindeki Palestine Action üyelerinin durumu kritik

img
60 gündür açlık grevindeki Palestine Action üyelerinin durumu kritik YDH

İngiltere'de tutuklu bulunan Palestine Action üyesi üç aktivist, cezaevi koşullarını ve terör yasalarını protesto etmek amacıyla başlattıkları açlık grevinde kritik eşiği aştı.



YDH - İngiltere merkezli Palestine Action (Filistin Eylemi) hareketiyle bağlantılı üç aktivist, tutuklu bulundukları cezaevinde sürdürdükleri uzun süreli açlık grevi nedeniyle hayati tehlike arz eden sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldı.

Cumartesi günü yayımlanan raporlara göre, açlık grevindeki isimlerden 28 yaşındaki Kamran Ahmed, eyleminin 58. gününde kalp rahatsızlığı yaşaması üzerine hafta başında hastaneye kaldırıldı.

Ailesi, kasım ayı başında açlık grevine başlayan Ahmed'in o günden bu yana defalarca hastaneye sevk edildiğini Sky News'e doğruladı.

Gruptaki bir diğer tutuklu, 31 yaşındaki Heba Muraisi ise dokuz haftayı aşkın süredir gıda almayı reddediyor.

Bu süreçte 10 kilodan fazla zayıflayan Muraisi'nin aşırı halsizlik, mide bulantısı ve şiddetli baş ağrıları çektiği; uyumasını engelleyen kronik ağrılar yaşadığı bildirildi.

Muraisi'yi cezaevinde ziyaret eden arkadaşları, genç kadının fiziksel durumundaki hızlı bozulmanın farkında olduğunu ve organ yetmezliği riskinin artık an meselesi haline geldiğini aktardı.

Açlık grevini sürdüren üçüncü isim olan Lewie Chiaramello ile birlikte bu üçlü, destekçileri tarafından "İngiltere'de son on yılların en uzun süreli ve koordineli cezaevi açlık grevi" olarak tanımlanan eylemin son katılımcıları konumunda bulunuyor.

Talepler: Tahliye, yakın cezaevi ve silah sevkiyatının durdurulması

İsrail'in silah üretimiyle bağlantılı İngiliz tesislerini hedef alan bir doğrudan eylem ağı olan Palestine Action üyesi aktivistler, taleplerini net bir şekilde sıralıyor.

Tutuklular; derhal kefaletle serbest bırakılmayı, ailelerine daha yakın cezaevlerine nakledilmeyi ve grubun İngiltere terörle mücadele mevzuatı kapsamındaki "terör örgütü" statüsünün kaldırılmasını talep ediyor.

Eylemciler ayrıca İngiliz hükümetine, İsrail'e silah sağlayan şirketlerle iş birliğini sonlandırma çağrısı yapıyor.

Henüz herhangi bir suçtan hüküm giymemiş olan ve tutuklu yargılanan üç ismin gözaltına alınma nedenleri arasında, Elbit Systems'in Bristol'daki yan kuruluşu ve Oxfordshire'daki bir Kraliyet Hava Kuvvetleri (RAF) üssü de dahil olmak üzere çeşitli stratejik noktalarda meydana gelen mülke zarar verme ve baskın iddiaları yer alıyor.

Söz konusu eylemlerin, Palestine Action resmen "terör örgütü" ilan edilmeden önce gerçekleştiği vurgulanıyor.

İngiliz hükümeti temmuz ayında Palestine Action'ı terör örgütü listesine alarak gruba üyeliği ve desteği suç kapsamına sokmuş, bu suç için 14 yıla kadar hapis cezası öngörmüştü.

Siyasi baskı artıyor

Tıp uzmanları, açlık grevinde geri dönüşü olmayan hasarların veya ölümün gerçekleşebileceği kritik bir aşamaya girildiği konusunda uyarıda bulundu.

On yıllardır cezaevlerindeki açlık grevlerini inceleyen nörolog Dr. David Nicholl, uzun süreli açlığın kalıcı nörolojik zararlara yol açabileceğini ve uzun süreli açlık sonrası yeniden besleme sürecinin (refeeding) dahi ölümcül komplikasyonlar taşıdığını belirtti.

Sağlık durumuna ilişkin endişeler siyasi arenayı da hareketlendirdi. 50 milletvekilinin imzaladığı mektupta hükümete "insani hareket etme" çağrısı yapılırken, bağımsız doktorların tutukluların hayatının ciddi tehlike altında olduğuna dair görüşlerine yer verildi.

Yeşiller Partisi Milletvekili Carla Denyer, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, tutukluların terör suçlamasıyla karşı karşıya olmamalarına rağmen yasal sınırları çok aşan sürelerle tutuklu kaldıklarını belirtti.

Denyer, yetkilileri, uzun süreli gözaltı ve ağır cezaevi koşullarını meşrulaştırmak için terörle mücadele yetkilerini kötüye kullanmakla suçladı.