Arjantin'de Javier Milei hükümeti, kemer sıkma politikaları ve devlet kadrolarındaki kesintiler nedeniyle tarihinin en büyük yönetim krizlerinden birini yaşıyor.
YDH - Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin yürüttüğü neoliberal ekonomik düzenlemeler ve devlet yapısındaki keskin küçülme operasyonları, hükümet içerisinde büyük bir çözülmeye yol açtı.
Arjantin hükümetinden, aralarında ulaşım ve finans sektörünün tepe yöneticilerinin de bulunduğu 520'den fazla yetkili, uygulanan ekonomi politikalarıyla düştükleri görüş ayrılıkları nedeniyle istifa etti.
Siyasi analist Fabián Restivo, teleSUR'a yaptığı açıklamada Milei yönetimindeki işleyiş sorunlarına dikkat çekerek, "Hükümette yolunda gitmeyen pek çok unsur var; bunların başında finansal yönetim geliyor. Ülkenin uluslararası finansmana erişimi kalmadı. Borçları ödemek için her seferinde daha yüksek faizlerle yeni borçlar alınması süreci, en sonunda finans direktörünün istifasıyla sonuçlandı" ifadelerini kullandı.
Stratejik sektörlerde yönetim boşluğu
Hükümetin "asgari devlet" hedefi doğrultusunda aldığı kararlar, ülkenin can damarı sayılan demiryolu taşımacılığını da durma noktasına getirdi.
Restivo, Arjantin'in 36 bin kilometrelik demiryolu ağına sahip ve trenlere bağımlı bir ülke olduğunu hatırlatarak; Buenos Aires, Córdoba ve Santa Fe gibi kritik merkezler arasındaki seferlerin iptal edildiğini belirtti.
Bu kararların ardından aynı gün içinde ulaşım sektöründen dört kritik isim görevi bıraktı. Ulusal Ulaştırma Direktörü, Trenes Argentinos Operasyon Müdürü, Altyapı Direktörü ve Finansal İşler Direktörü’nün eş zamanlı istifaları, hükümetin teknik kadrolarındaki hoşnutsuzluğu göz önüne serdi.
Restivo, Milei ile aynı genel görüşü paylaşan bürokratların dahi bu ölçekteki sert kararları onaylamadıkları için görevlerinden ayrıldıklarını vurguladı.
Toplumsal muhalefete yönelik baskılar şiddetleniyor
Yönetim kademelerindeki bu istikrarsızlığa, sokaktaki protestolara yönelik kolluk kuvvetlerinin artan müdahalesi eşlik ediyor.
TeleSur kanalının aktardığına göre Eyalet Bellek Komisyonu (CPM) tarafından yayımlanan rapor, Milei ve Jorge Macri yönetimindeki Buenos Aires'te güvenlik güçlerinin orantısız güç kullanımının sistematik ve seçici bir hal aldığını ortaya koydu.
Rapora göre, 2024 ve 2025 yılları arasında izlenen 139 protesto eyleminin yüzde 37'sinde güvenlik güçlerinin müdahalesi kaydedildi.
Devlet şiddetinin bir önceki yıla oranla neredeyse iki katına çıktığı belirtilen belgede, "Baskılar sistematik ancak seçicidir. Bu durum, muhalif görüşlerin ifade edilmesini ve kamuoyuna yansımasını kısıtlamayı amaçlayan planlı bir politikanın sonucudur" tespitine yer verildi.
Emekliler ve basın çalışanları hedefte
Son iki yıla ait veriler, devlet müdahalesi sonucunda toplam 2 bin 585 kişinin yaralandığını gösteriyor. 2025 yılında şiddete maruz kalan emeklilerin sayısı, bir önceki yıla göre dört kat artarak 155'e ulaştı.
Müdahaleler sırasında beş çocuk ve gencin kimyasal gaza maruz kaldığı, 184 basın çalışanının ise görevini yaparken şiddet gördüğü kaydedildi.
Keyfi gözaltıların yüzde 77 oranında arttığı Arjantin’de, 2025 yılında 165 kişi protestoların dağılması sırasında gözaltına alındı.
Raporda, bu gözaltıların çoğunlukla eylem sona ererken gerçekleştirildiği; emekliler, seyyar satıcılar, evsizler ve gazetecilerin bu süreçten en fazla etkilenen gruplar olduğu vurgulandı.