Taliban: İran'ın ABD'ye direnci coğrafi sınırları aşıyor

img
Taliban: İran'ın ABD'ye direnci coğrafi sınırları aşıyor YDH

Afganistan'daki Taliban yönetiminin Maliye Bakan Yardımcısı Abdullatif Nazari, İran İslam Devrimi'nin yıl dönümü vesilesiyle yayımladığı mesajda, Tahran'ın ABD karşısındaki tutumunu küresel bir direniş olarak nitelendirdi.




YDH - Afganistan'daki Taliban yönetiminin Maliye Bakan Yardımcısı Abdullatif Nazari, İran İslam Devrimi'nin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin küresel güçlere karşı tutumunu değerlendirdi.

Nazari, İran ile ABD arasındaki gerilimin basit bir siyasi çekişmenin ötesinde, yapısal ve tarihi bir mücadele olduğunu belirtti. İran’ın hegemonik sistemlere karşı gösterdiği direncin sadece ulusal bir pozisyon olmadığını vurgulayan Nazari, bu duruşun dini temellere dayandığını ve tüm İslam dünyasını etkilediğini ifade etti.

Ambargolara rağmen 10 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlendi

Ekonomik ilişkilerde yeni bir döneme girildiğini işaret eden Nazari, Kabil ve Tahran'ın ticari iş birliğini geliştirmekte kararlı olduğunu kaydetti.

Her iki ülkeye yönelik uluslararası ambargolara rağmen büyük bir potansiyel bulunduğunu belirten Bakan Yardımcısı, nihai hedefin yıllık ticaret hacmini 10 milyar dolar seviyesine ulaştırmak olduğunu açıkladı.

İran'ı Afganistan için kritik bir transit koridoru olarak tanımlayan Nazari, Kabil'in dünya pazarlarına erişiminde bu hattın hayati önem taşıdığını ve iki ulusun ekonomik çıkarlarının bu yolların güçlendirilmesine bağlı olduğunu vurguladı.

Açıklamalarında Filistin ve Gazze'deki duruma da geniş yer ayıran Nazari, Müslüman ülkeler arasındaki bölünmüşlüğün tehlikelerine dikkat çekti.

İslam ümmetinin birliğinin acil bir zorunluluk olduğunu ifade eden Nazari, küresel güçlerin her türlü çatlağı kendi çıkarları için kullandığını belirtti.

Kabil hükümeti yetkilisine göre, Gazze'de yaşanan trajediler, dış müdahalelere karşı durabilecek güçlü ve ortak bir İslam cephesinin bulunmamasından kaynaklanıyor.

Afganistan'daki işgal sonrası dönemde iki ülke ilişkilerinin kardeşlik temelinde geliştiğini belirten Nazari, bu süreci "doğal ve organik bir bağ" olarak tanımladı.

İki halk arasındaki ortak kültürel ve medeniyet mirasının köklü yapısına vurgu yapan Nazari, hiçbir dış etkenin veya siyasi girişimin bu ilişkileri sarsamayacağını kaydetti.

Nazari, mevcut yönetimin tesisiyle birlikte iki komşu ülke arasında karşılıklı saygıya dayalı yeni bir dönemin başladığını ifade etti.