PJAK: ABD ve Avrupa’nın ‘vekil gücü’

img
PJAK: ABD ve Avrupa’nın ‘vekil gücü’ YDH

PJAK’ın, ABD ve Avrupa’nın bölgesel politikalarında “vekil güç” olarak konumlandırıldığı; bu rolün bölgede güvenlik, istikrar ve sivil yaşam üzerindeki etkilerinin giderek derinleştiği belirtildi.




YDH- Tesnim Ajansı, PKK’nın İran kolu olan ayrılıkçı-terörist grup PJAK’ın, son yirmi yıl içinde Batı Asya’da örgütlü ve sınır aşan terörizmin en karmaşık örneklerinden birine dönüştüğünü bildirdi.

Haberde, söz konusu yapının yalnızca yerel bir güvenlik meselesi olarak ele alınamayacağı, özellikle ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin sağladığı “mali, lojistik, istihbari ve siyasi destek” nedeniyle bölgesel bir istikrarsızlık unsuruna dönüştüğü ifade edildi.

Ajansın aktardığına göre, bu desteklerin doğrudan sonucu olarak İran’ın Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerde “kalıcı güvensizlik”, sivillerin hedef alınması, çocukların silahlı yapılar içine dahil edilmesi ve “ağır insan hakları ihlalleri” yaşandı.

Haberde, yargı dosyaları, tanık beyanları ve açık kaynaklara yansıyan bilgiler temel alınarak PJAK’ın finansal ve operasyonel yapısının ve bunun insani sonuçlarının ele alındığı kaydedildi.

PKK ile yapısal bağlar ve kuruluş süreci

Haberde, PJAK’ın 4 Nisan 2004’te PKK’nın “İran karşıtı kolu” olarak kurulduğu belirtildi. İlk aşamada bağımsız bir yapı gibi sunulmaya çalışıldığı, ancak zaman içinde “örgütsel, ideolojik ve operasyonel bağımlılığın” devam ettiğinin açığa çıktığı ifade edildi.

İran, Türkiye ve Irak sınırlarının kesişimindeki Kandil Dağları’nda konuşlanmanın, örgüte hem silahlı eylemler yürütme hem de “sınır aşan organize suç faaliyetleri” gerçekleştirme imkânı sağladığı aktarıldı.

Tesnim’e göre, PJAK’ın faaliyetleri arasında sivillerin öldürülmesi, güvenlik güçlerine yönelik saldırılar, adam kaçırma, zorla para toplama, altyapıya zarar verme ve “korku ortamı yaratmaya yönelik eylemler” yer aldı.

Mahkeme tanıklıkları ve iç yapı iddiaları

Haberde, Senendec’te görülen davalarda ifade veren örgütten ayrılmış kişilerin, “kapalı, zorlayıcı ve şiddet temelli” bir iç yapıyı anlattıkları bildirildi. Bu yapıda aile bağlarının, duygusal ilişkilerin ve “insan onurunun sistematik biçimde reddedildiği” belirtildi.

Özellikle çocukların ve gençlerin, başta kız çocukları olmak üzere, “beyin yıkama yöntemleri ve aldatıcı vaatlerle” örgüte dahil edildiği, ardından baskı altında tutuldukları ifade edildi.

Bu uygulamaların PJAK’ı “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendiren unsurlar arasında yer aldığı kaydedildi.

ABD’ye karşı açılan dava

Habere göre, 1 Şubat 2026’da, PJAK saldırılarında hayatını kaybedenlerin ve mağdurların aileleri tarafından ABD devleti ve yetkilileri aleyhine açılan dava, Senendec’te 55. Uluslararası Davalar Özel Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Hakim Hüseyinzade’nin başkanlık ettiği bildirildi.

Mahkemenin, davanın konusunu “ABD’nin PJAK’a doğrudan ve dolaylı desteği nedeniyle maddi, manevi ve cezai tazminat talebi” olarak tanımladığı aktarıldı. Davacıların avukatının, ABD devleti, bağlı kurumlar ve gerçek-tüzel kişiler dahil 124 sanık hakkında dava açtığı ve PJAK’ın eylemlerini “örgütlü terörizm ve insanlığa karşı suç” olarak nitelendirdiği ifade edildi.

Duruşmada, sivillerin öldürülmesi, çocuk savaşçı kullanımı, adam kaçırma ve işkence iddialarına ilişkin “çok sayıda belge ve delil” sunulduğu bildirildi.

Tanık ifadeleri

Tesnim’in aktardığına göre, mağdur aileler duruşmada sınır bölgelerinde yaşanan olaylara dair tanıklıklarını paylaştı.

Öldürülenlerin yakınlarından biri, babasının “hiçbir askeri faaliyeti olmamasına rağmen” tıbbi bitki toplarken öldürüldüğünü anlattı.

Ayrıca, örgütten ayrılan bazı kişilerin, kamplardaki “insanlık dışı koşulları”, zorunlu askeri eğitimi, örgütten ayrılmanın yasaklanmasını ve “duygusal baskı mekanizmalarını” detaylandırdığı aktarıldı.

Hakimin, özellikle çocukların hedef alınmasına dikkat çekerek, “yabancı destekçilerin işlenen suçlardaki sorumluluğunu” vurguladığı bildirildi.

Finansman ve organize suç iddiaları

Haberde, terörizmin sürdürülebilirliğinin “mali kaynaklar olmadan mümkün olmadığı” vurgulandı.

PKK ve bağlı yapıların, onlarca yıldır yasa dışı gelir ağları oluşturduğu belirtildi. Bu kapsamda, sınır bölgelerinde yaşayanlardan zorla para toplanması, insan, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ile Avrupa’daki dağıtım ağlarının önemli gelir kaynakları olduğu ifade edildi.

ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamalarına ve çeşitli resmi raporlara atıfla, uyuşturucu ticaretinin bu ağın “başlıca finansman kaynağı” olduğu ve Avrupa’nın bu süreçte kilit rol oynadığı aktarıldı. Bu durumun yalnızca bölgesel değil, “uluslararası güvenliği de tehdit ettiği” kaydedildi.

Terör listeleri ve çifte standart iddiaları

Haberde, PJAK ve PKK’nın resmen ABD ve AB’nin terör listelerinde yer almasına rağmen, pratikte “çelişkili bir tutum” sergilendiği ileri sürüldü. Örgüt yöneticilerinin Avrupa ve ABD’de açık faaliyet yürütmesi, ofisler açması ve siyasi temaslar kurmasının “fiili meşruiyet” anlamına geldiği belirtildi.

Amerikan medyasında yer alan yazılar ve eski PKK yetkililerinin açıklamalarının, ABD ve bazı müttefiklerin PJAK ile “istihbari ve operasyonel işbirliğine” işaret ettiği aktarıldı. Suriye’deki PKK bağlantılı yapılara sağlanan silahların bir bölümünün Kandil üzerinden PJAK’a ulaştırıldığına dair iddialara da yer verildi.

“Büyük Ortadoğu” bağlamı

Tesnim Ajansı’na göre, bu desteklerin temel amacının, “Büyük Ortadoğu Projesi” çerçevesinde İran’ın bölgesel gücünü sınırlamak ve etnik unsurları araçsallaştırmak olduğu iddia edildi. Bu çerçevede PJAK gibi yapıların “sahadaki piyade gücü” rolü üstlendiği, ancak “ilk ve asıl bedeli örgütün kendi kandırılmış üyelerinin ödediği” vurgulandı.

Haberde, ABD’nin PKK, PJAK ve Suriye kolu olarak tanımlanan PYD/YPG’ye verdiği desteklerin, İran’ın batı ve kuzeybatısında “kalıcı istikrarsızlık” yarattığı ve bunun “geniş çaplı bir insani trajediye” yol açtığı ifade edildi.

Son olarak, 700’den fazla İranlı Kürt çocuğun zorla silahlı yapılar içinde kullanıldığı bilgisi, bu sürecin “en ağır sonuçlarından biri” olarak aktarıldı. Sivillere yönelik saldırıların ise “korku ve sindirme amacı taşıdığı” kaydedildi.