İran’ın balistik füze üretimini beklenenden hızlı yeniden başlatması, İsrail’in savaş sonrası hesaplarını yeniden sorgulamasına yol açtı.
YDH- İsrail “savunma”
yetkilileri, 2026 başındaki savaşın ardından İran’ın askeri kapasitesini
yeniden inşa etme hızının “beklenenden çok daha yüksek” olduğunu
değerlendiriyor.
Jerusalem Post’un İsrailli savunma kaynaklarına dayandırdığı
haberine göre, bu değerlendirme hem İsrail ordusu hem de Mossad içerisindeki
yetkililer tarafından yapılıyor.
İran’ın savunma sektörüne yönelik saldırıların hedeflenmesi
ve verilen hasarın değerlendirilmesinde ise İsrail ordusu başrolü üstleniyor.
İsrail’in İran’ın askeri-endüstriyel kapasitesini yıllarca
geriye attığı yönündeki iddiaları, mart ayından bu yana çeşitli yabancı medya
kuruluşlarının haberlerinde sorgulanmıştı. Buna rağmen İsrail ordusunun siyasi
olmayan uzmanları, belirli hedeflere ilişkin bazı değerlendirmeler hatalı olsa
bile İran’ın genel olarak yıllarca geriye itildiği yönündeki görüşü savunmayı
sürdürdü.
Ancak nisan ayında sona eren ana savaşın üzerinden dört ay
geçtikten sonra İsrail ordusunun değerlendirmesinde “önemli bir değişiklik”
yaşandığı belirtiliyor. Ordu, “İran’ın yalnızca belirli bir alanda değil, çok
sayıda askeri kapasitede, özellikle de balistik füze kapasitesinde, şaşırtıcı
bir hızla toparlandığını” görüyor.
İran’ın hızlı
toparlanması İsrail’i üçüncü kez şaşırttı
Habere göre İsrail ordusu, İran’ın füze kapasitesini hızlı
biçimde yeniden oluşturabilmesi karşısında daha önce de iki kez şaşkınlık
yaşamıştı.
İlk olarak Ekim 2024’te İsrail, İran’daki 20 kritik balistik
füze ve askeri sanayi tesisini hedef aldı. İsrail ordusu saldırının İran’ın
gelecekteki füze üretimini en az bir yıl geriye attığını savundu.
Ancak 2025’in başlarına gelindiğinde İsrail ordusu, İran’ın
yüksek hızlı balistik füze üretim kapasitesini yeniden eski seviyelerine
çıkardığını gördü. Bunun üzerine İsrail ordusu, 2025 sonbaharında yapılması
değerlendirilen olası bir saldırının tarihini öne çekerek Haziran 2025’te
saldırıya geçti.
Haziran 2025’te yaklaşık 100 füze ve askeri sanayi hedefinin
vurulmasının ardından İsrail ordusu, İran’ın füze üretimini birkaç yıl geriye
atacak yöntemi bulduğunu iddia etti.
Bu kez İsrail’in değerlendirmesi daha yüksek sayıdaki
hedefin vurulmasına dayanıyordu. Bir önceki saldırının yaklaşık “beş katı”
kadar hedef vurulmuş ve “çok daha büyük miktarda” bomba kullanılmıştı.
Ancak İran bir kez daha füze üretimini yeniden hızlandırmanın
yollarını buldu.
İsrail’in Haziran 2025 için yaklaşık 1.300 füze olarak
değerlendirdiği İran’ın füze kapasitesi, Şubat 2026’da 2.500 füzeye ulaştı.
40 günlük savaşta
2.600’den fazla hedef vuruldu
Bunun ardından İsrail ve ABD, 2026’daki yaklaşık 40 günlük
savaş sırasında İran’ın füze kapasitesini kalıcı biçimde gerilettikleri
sonucuna vardı.
İsrail ve ABD’nin birlikte yürüttüğü saldırılarda İran’da
2.600’den fazla füze ve askeri sanayi hedefi vuruldu.
İki ülkenin İran’a yönelik toplam saldırı sayısının ise
yaklaşık “30 bin” olduğu belirtildi. Bu rakam, 2025’teki saldırıların 26
katına, 2024’tekilerin ise “100 katından fazlasına” denk geliyor.
İsrail ordusu yetkilileri savaş sırasında Jerusalem Post’a
İran’ın askeri sanayisinin büyük ve küçük bütün unsurlarının “parçalandığını”
söylemişti.
Ancak şimdi İsrailli üst düzey “savunma” yetkilileri,
İran’ın ağır yıkıma rağmen füze ve diğer belirli askeri tehditleri yeniden inşa
etmeye yönelik “yaratıcı yöntemler” geliştirdiğini kabul ediyor.
Haberde, İran’daki askeri altyapının büyük bölümünün hâlâ ağır
hasarlı veya yıkılmış durumda olduğu, buna karşın Tahran’ın önceliği füze
kapasitesini yeniden oluşturmaya verdiği belirtiliyor.
İran yeraltındaki
füze tesislerini yeniden kullanıma açıyor
New York Times daha önce İran’ın, İsrail’in yeraltındaki
füze tesislerinin girişlerini kapatmak için kullandığı yöntemleri buldozerlerle
kısa sürede etkisiz hale getirdiğini bildirmişti.
Bu yöntem, aslında imha edilmemiş, ancak girişleri
kapatılmış silahlara yeniden erişim sağlanması anlamına geliyor.
Jerusalem Post ise üst düzey İranlı yetkililerin İran’ın
artık yeni silahları da beklenenden çok daha hızlı üretmeye başladığına ilişkin
açıklamalarını bağımsız olarak doğruladığını belirtiyor.
Bu gelişme, İsrail’in İran’ın savaş sonrasında elinde kaç
uzun menzilli füze kaldığına ilişkin önceki tartışmanın önemini de azaltıyor.
“500 mü, 1.000 mi?”
tartışmasının yerini üretim hızı aldı
İsrail’de savaşın ardından İran’ın İsrail’i vurabilecek
yaklaşık 500 mü yoksa 1.000 uzun menzilli füzeye mi sahip olduğu konusunda tartışma
yaşanıyordu.
Bu tartışma, İran’ın yeni füze üretme kapasitesinin büyük
ölçüde yok edildiği ve Tahran’ın birkaç yıl boyunca elinde kalan füzelerle
yetinmek zorunda kalacağı varsayımına dayanıyordu.
Fakat İran’ın balistik füze üretimini hızlı biçimde yeniden
başlatabildiğine ilişkin yeni değerlendirmeler, savaş sonrasında kaç füzenin
kaldığından çok, İran’ın bunları ne hızla yeniden üretebildiğini önemli hale
getiriyor.
İsrail savunma çevrelerinin hesaplamasına göre, İran ayda
100 ila 300 füze üretme kapasitesine ulaşabilirse, 2025 Haziranındaki füze
seviyesine 2027’nin başları veya ortalarında yeniden ulaşabilir.
Bu durumda İran’ın 2028 yılı itibarıyla İsrail açısından
“kabul edilemez düzeyde bir tehdit” oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Üretim hızı bu seviyeye ulaşmasa bile, İran’ın kapasitesini
düzenli biçimde artırması halinde balistik füze tehdidinin birkaç yıl
içerisinde yeniden “ciddi bir seviyeye” çıkabileceği belirtiliyor.
İsrail yeni bir saldırıyı
yeniden değerlendirebilir
İran’ın füze kapasitesini beklenenden hızlı biçimde yeniden
oluşturması, İsrail’in gelecekteki askeri stratejisini de etkileyebilir.
Habere göre İsrail, Hürmüz Boğazı ve İran’ın nükleer
programına ilişkin müzakerelerin sonucundan bağımsız olarak İran’a yeniden
saldırmanın ne zaman ve gerekip gerekmediğini değerlendirmek zorunda kalabilir.
Bununla birlikte İsrail’in farklı bir yol izlemesi de mümkün.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın balistik füze kapasitesi
konusuna önem vermediğini açıkça ortaya koyması halinde İsrail, füze meselesini
ikinci plana atarak İran’ın nükleer kapasitesini sınırlandırmaya odaklanabilir.
Bu durumda Tel Aviv, İran’ın füze kapasitesinin yeniden
büyümesine bir süre “göz yumarken” nükleer tehdidi azaltmaya yönelik bir
anlaşmayı tercih edebilir.
İsrail ordusu:
Değerlendirmelerimizi sürekli güncelliyoruz
İsrail ordusu, Jerusalem Post’un haberine ilişkin yaptığı
açıklamada savaş sırasında İran’ın askeri kapasitesinin çok çeşitli kritik
unsurlarına büyük zarar verildiğini savundu.
Açıklamada, saldırıların İran yönetiminin bazı askeri
kapasitelerini kullanma imkanını ve bu kapasiteleri savaş öncesindeki ölçekte
ve hızda yeniden oluşturma kabiliyetini önemli ölçüde zayıflattığı ileri
sürüldü.
İsrail ordusu, savaşın ardından İran’ın hem mevcut
kapasitelerini onarma hem de yeni kapasiteler oluşturma çabalarını “yakından ve
sürekli” izlediğini belirtti.
Ordu ayrıca, kendi değerlendirmelerinin ve durum
analizlerinin İran’daki gerçek gelişmelere göre sürekli güncellendiğini ifade
etti.
Ancak İsrail ordusu, füze kapasitesinin yeniden oluşturulma
hızına ilişkin somut rakam vermekten kaçındı. Açıklamada bunun, İsrail
ordusunun kullandığı kaynakların ve yöntemlerin açığa çıkmasına neden
olabileceği belirtildi.
İsrail ordusu, İran’daki gelişmeleri analiz etmeyi ve ortaya
çıkabilecek tehditlere karşı hazırlıklı olmayı sürdüreceğini bildirdi.