Son Dakika
İnşa

İsrail Lübnan'ın güneyinde evleri havaya uçuruyor

09 Eylül 2026 14:01 Bu sayfayı yazdır

İsrail ordusu, “ateşkes” ve “Çerçeve Anlaşması”na rağmen Lübnan’ın güneyindeki saldırılarını sürdürürken, yerleşim bölgelerinde ev ve altyapıların yıkımı devam ediyor.

İsrail Lübnan'ın güneyinde evleri havaya uçuruyor
İsrail Lübnan'ın güneyinde evleri havaya uçuruyor YDH
Yazı boyutu
100%
1 dk okuma

YDH- İsrail işgal ordusu, çarşamba günü Lübnan'ın güneyinde hava ve topçu saldırılarının yanı sıra ev ve sivil tesislere yönelik yıkım operasyonları düzenleyerek ateşkes ile “Çerçeve Anlaşması”na yönelik ihlallerini sürdürdü.

İsrail güçleri öğleden sonra Mecdel Zun'da ev ve sivil tesisleri hedef alan bir patlatma gerçekleştirirken, savaş uçakları Zibkin Vadisi, Mansuri, Doğu Zutar ve Şakra yakınlarındaki Seluki Vadisi'ne dört ayrı saldırı düzenledi.

Hula, Kefr Rumman, Meyfdun ve Mansuri de İsrail topçusunun hedefi oldu.

Lübnan resmi haber ajansı, İsrail güçlerinin Sur'un güneyindeki Mansuri'de “büyük bir patlama” gerçekleştirdiğini bildirdi.

Yerel kaynaklara göre İsrail SİHA'ları Mansuri'ye patlayıcı yüklü bidonlar bırakırken, bölge eş zamanlı olarak topçu ateşine tutuldu ve İsrail güçleri bazı binaları havaya uçurdu.

İsrail ordusu ayrıca Teyr Harfa'da ev ve altyapıların yıkılması kapsamında yeni bir patlatma gerçekleştirdi.

Sabah saatlerinde Mecdel Zun'a ağır makineli tüfeklerle ateş açılırken, Kabriha çevresi topçu saldırısına uğradı. İsrail savaş uçakları Nebatiye Fevka ile Kefr Tebnit çevresini de hedef aldı.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı, İsrail tanklarının Hıyam'ın doğusunda hareketlilik gösterdiğini ve bölgede yoğun ateş açıldığını aktardı.

İsrail, Kasım 2025'te imzalanan ateşkes ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Haziran 2026'da açıkladığı “Çerçeve Anlaşması”na rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında 4 bin 381 kişi şehit oldu, 12 bin 402 kişi yaralandı.

Mart ayından bu yana yoğunlaşan saldırılar Lübnan'ın güneyinde konut ve altyapıda geniş çaplı yıkıma ve kitlesel göçe yol açarken, tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı nedeniyle sağlık sistemi üzerindeki baskıyı da ağırlaştırdı.

İlgili Haberler