Lübnan ordu komutanı: Silahsızlandırma için kan dökülmesini kabul etmem

img
Lübnan ordu komutanı: Silahsızlandırma için kan dökülmesini kabul etmem YDH

Lübnan Ordu Komutanı General Rudolf Heykel, ABD ve Suudi Arabistan’ın direnişin silahsızlandırılması yönündeki baskılarından rahatsız olduğunu söyledi. Heykel, "Kan dökülmesi isteniyorsa bu görevi sürdüremem" diyerek istifaya hazır olduğunu belirtti.




YDH - Lübnan Ordu Komutanı General Rudolf Heykel, ABD ve Suudi Arabistan’ın direnişin silahsızlandırılması konusunda artan baskılarından rahatsızlık duyduğunu açıkladı.

Heykel’in, yakın zamanda Lübnan’ı ziyaret eden Amerikan heyetinin taleplerinden sarsıldığı ve "Kan dökülmesi isteniyorsa bu görevi sürdüremem" diyerek istifaya hazır olduğunu ilgili makamlara ilettiği öğrenildi.

Konuya dair edinilen bilgilere göre, ordunun en üst düzey kademeleri — ordu komutanlığı, istihbarat, ulusal güvenlik, bölge ve tabur komutanlıkları — herhangi bir takvim ya da hedef listesi içeren silahsızlandırma planına karşı olduklarını üst makamlara bildirdi.

Cumhurbaşkanı Jozef Aun’un da gelişmelerden haberdar olduğu, kendisine bakanlar kurulunun salı günü yapacağı toplantıda "İsrail ve Suriye ABD’nin sunduğu hedeflere onay vermedikçe Lübnan’ın adım atmayacağı" yönünde bir açıklama yapılmasının önerildiği belirtildi. Bu durumda hükümetin önceki silahsızlanma kararı fiilen askıya alınacak.

Başbakan Nevaf Selam ise bu yaklaşımı reddediyor ve kararlılıkla uygulamadan yana tutum sergiliyor. Ancak bakanlar kurulundaki bazı çevreler, bu şekilde hareket edilemeyeceği uyarısını yaptı.

El-Ahbar gazetesine konuşan konuya aşina kaynaklar, Amerikalıların Lübnan ordusunun bağımsız şekilde kapsamlı bir silahsızlandırma planı yürütemeyeceğini gördüğünü aktardı.

Heyetin, ordunun Hizbullah merkezlerini tespit edebilmesi için istihbarat desteği önerdiği, hatta İsrail istihbaratıyla işbirliği yapılması ve İsrail’e ait insansız hava araçlarının Lübnan ordusuna sahada eşlik etmesinin gündeme getirildiği belirtildi.

Amerikan çevrelerinde hazır bir plan taslağının bulunduğu ve bunun "aşamalı ilerleme" esasına dayandığı bildirildi.

Buna göre önce Şii bölgeler diğerlerinden ayrılacak, ardından kolluk kuvvetleri Şii bölgeler dışındaki topraklarda konuşlanacak ve "temizlik" yapılacak.

Daha sonra Büyük Beyrut ve Dahiye hedeflenecek, süreç Bekaa Vadisi ve Güney Lübnan’a uzanacak.

Kaynaklara göre, Amerikalılar ve Suudiler Lübnan hükümetini hızla adım atmaya zorluyor. Bölgesel gelişmelerin projeyi zorlaştırabileceği endişesi öne çıkıyor.

Gazze, İran, Suriye ve Lübnan’daki direnişin mevcut şartlarda gösterdiği dayanıklılık, bu planın lehine olmayabilir.

Hizbullah’ın Lübnan’daki durumu da planın sahiplerinin düşündüğünden farklı değerlendiriliyor. Parti yöneticilerinin açıklamaları, örgütün toparlanma sürecinde olduğunu ve güç kazandığını ortaya koyuyor.

Bu nedenle 5 Ağustos’ta alınan silahsızlandırma kararının hızla hayata geçirilmesi için baskı yapıldığı ifade ediliyor.

Nebih Berri’nin pazar günü yapacağı konuşma ile salı günkü bakanlar kurulu toplantısı ülkenin yönünü belirleyecek. Bu arada ABD’den baskılar sürüyor.

Senatör Lindsey Graham, "Lübnan hükümetinin Hizbullah’ın silahlarını toplama kararı büyük bir adım ve İran’a karşı darbe," dedi.

Graham, silahsızlanma barışçıl yolla gerçekleşmezse alternatif plan devreye gireceğini, hedefin yıl sonuna kadar Hizbullah’ı tasfiye etmek olduğunu açıkladı.