kitap

Mısır Mekke Paktı'na katılmalı mı?

img
Mısır Mekke Paktı'na katılmalı mı? YDH

❝Beklemenin bir mahzuru yoktur. Pakt prensipte caziptir ancak Mısır için henüz acil bir öncelik değildir.❞




YazanAhmed Ebuduh

yazı üstü
YDH ― İngiliz çıkarlarını koruyan düşünce kuruluşu Chatham House, Mısır'ın, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na üyelik kararını aceleye getirmemesi gerektiğini savunuyor. Chatham House'un değerlendirmesine göre Mısır için en rasyonel yaklaşım şimdilik “bekle, izle ve seçenekleri açık tut” stratejisi.

✱✱✱


Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, 7 Ağustos'ta Mekke Paktı olarak bilinen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladı.

Pakt, üyelerden birine düzenlenecek silahlı bir saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını hükme bağlıyor.

Bu hamle, bir yandan ABD'ye olan bağımlılığı azaltarak bölgesel güvenliği çeşitlendirirken, diğer yandan hem İran'a hem de İsrail'e mesaj gönderiyor.

Ekran Resmi 2026-08-17 16.21.27

Bununla birlikte pakt, yanıtı verilmeyen iki temel soruyu ortadan kaldırmıyor: Bölgesel ülkeler ABD olmadan caydırıcılık inşa edebilir mi? Ve halihazırda üç üyeyle de yakın bir iş birliği yürüten Mısır, en azından şimdilik neden paktın dışında kaldı?

Mekke Paktı, geçen eylül ayında Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması üzerine inşa edildi. Ancak bu, ayrı bir anlaşma.

Yeni mutabakat Türkiye'yi de kapsıyor ve diğer devletlerin katılımına açık kapı bırakıyor. Pakt sıklıkla NATO ile kıyaslanıyor; nitekim Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da paktın ortak savunma unsurunu, NATO'nun 5. madde kolektif savunma fıkrasıyla ‘teknik olarak aynı’ olarak nitelendirdi. 

Ne var ki NATO ile yapılan bu kıyaslamalar abartılıdır. Bunlar bir kenara bırakıldığında, paktın nispeten mütevazı bir görünüme sahip olduğu görülmektedir.

Ekran Resmi 2026-08-17 16.26.48

Suudi yetkililer anlaşmanın kapsamını düşük tutarak bunu herhangi bir ülkeye karşı ortak bir savunma cephesinden ziyade ‘sürdürülebilir kabiliyetler’ faaliyeti olarak lanse etti.

Benzer şekilde Türkiye de paktın İran'ı veya başka bir ülkeyi hedef almadığının altını çizdi.

Pakistan ise anlaşmayı ‘özü itibarıyla tamamen savunma amaçlı’ şeklinde tanımladı. Pakistan nükleer güce sahip bir devlet olsa da anlaşmada Türkiye ve Suudi Arabistan'ın ülkenin nükleer şemsiyesi altına gireceğine dair bir ifade yer almıyor. Riyad ile İslamabad arasında Eylül 2025'te imzalanan mutabakatta karşılıklı savunma yer alsa da Pakistan, İran'ın Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları karşısında arabulucu sıfatıyla Tahran ile temaslarını sürdürdü.

Dolayısıyla Mekke Paktı, ortak bir savunma cephesi ya da savaş ittifakından ziyade, bölgesel öz güven denemesi olarak anlaşılmalıdır. Anlaşma kapsam itibarıyla mütevazı olsa da bölgesel düzen üzerinde daha derin etkilere sahiptir. 

Ekran Resmi 2026-08-17 16.30.16

Pakt, Suudi Arabistan'a güvenlik ve savunma mimarisini çeşitlendirip güçlendirmek için yeni bir araç sunmaktadır. Riyad'a, bölgesel güvenlik konusunda Tahran ile yürüteceği olası temaslarda pazarlık gücü kazandırmakta ve ülkenin ABD'ye olan bağımlılığını azaltmaktadır.

Ankara açısından bu anlaşma mali destek sağlayabileceği gibi, savunma sanayii teknolojisi için de devasa bir pazar anlamına gelebilir.

İslamabad ise Suudi ekonomik desteğinden faydalanarak Orta Doğu'da aktif ve sorumlu bir aktör olarak konumlanabilir.

Tahran ve vekillerinin, muhtemelen Husiler veya Irak'taki milisler aracılığıyla Suudi Arabistan'a saldırarak bu anlaşmayı yakın gelecekte test etmesi muhtemel.

Üç imza sahibinin bu ilk stres testine vereceği yanıt, paktla ilgili resmi açıklamalardan çok daha fazlasını bölgeye gösterecektir.

Ekran Resmi 2026-08-17 16.31.31

Mısır, ‘STEP’ ya da ‘dörtlü’ (quad) olarak anılan gayriresmi dörtlü grubun bir parçası olarak üç ülkeyle de yakın çalışmasına rağmen Mekke Paktı'nın imzacısı değildir. 

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati cuma günü yaptığı açıklamada, Kahire'nin paktı ‘çok ciddi’ bir şekilde incelediğini ve katılıp katılmama kararının ‘Mısır'ın anayasası ve hukuki taahhütleri ışığında derinlemesine çalışmalar gerektirdiğini’ belirtti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan daha önce, ‘birkaç teknik mesele’ halledildikten sonra Mısır'ın ‘aşama aşama’ paktın bir parçası olacağına inandığını ifade etmişti.

Sonunda paktın bir parçası olsun ya da olmasın, Mısır'ın dışarıda kalması, Abdülfettah es-Sisi'nin 2024 yılında devlet başkanı olmasından bu yana izlediği stratejik ihtiyatlılık politikasıyla tutarlıdır.

On yıllardır Mısır liderleri temkinli bir yaklaşım benimsemiş; kapana kısılmamak için bağlantısızlığı seçmiş ve askeri bloklardan uzak durmuştur.

Ancak Mekke Paktı'na katılmak; Mısır'ın, üç üye ülkenin aralarında İran, Husiler, İsrail, BAE, Yunanistan, Güney Kıbrıs ve Hindistan'ın da sayılabileceği çeşitli jeopolitik rakipleri karşısında taraf seçtiğinin sinyalini verebilir.

Ekran Resmi 2026-08-17 16.32.38

Bu algılanan hizipleşme, Kahire'nin bu aktörlerle olan ilişkilerini önemli bir kazanım elde etmeden olumsuz yönde etkileyebilir.

Bu durum, paktın askeri değerden ziyade siyasi sinyal vermeyi amaçladığını yansıtıyor.

Pakt kamuoyuna açıklanan ayrıntılar yönünden sınırlıdır ancak havacılık ve füze savunma iş birliği, istihbarat paylaşımı, genişletilmiş deniz güvenliği ile savunma sanayii iş birliğini içerebilir.

Bununla birlikte Kahire, söz konusu üç ülkeyle bu alanların birçoğunda halihazırda dörtlü grup bünyesinde ve Suudi Arabistan liderliğindeki Kızıldeniz deniz koalisyonuna verdiği destek vasıtasıyla iş birliği yapmaktadır.

Sisi yönetimindeki Mısır kendini daha çok bir arabulucu olarak görmektedir ki bu da tüm aktörlerle olumlu ilişkilerin ve açık iletişim kanallarının korunmasını gerektirir. Ülke, bu rolü zorlaştıracak veya bölgesel tansiyonu tırmandıracak askeri ittifaklara dahil olmaktan kaçınmaktadır. Mısır, devlet dışı aktörler, deniz güvenliği ve Sudan konularında ittifakın güvenlik endişelerini paylaşıyor olabilir.

Ekran Resmi 2026-08-17 16.34.19

Ancak iki ülke arasındaki barış antlaşmasına ve güvenlik koordinasyonuna rağmen, birçok Mısırlı karar alıcı için İsrail ile yaşanacak olası bir çatışma, gelecekteki en büyük güvenlik tehdidi olmaya devam edecektir. 

İsrail'in ABD'nin bölgedeki kilit müttefiki olduğu göz önüne alındığında, İsrail ile muhtemel bir çatışmada Mısır'a yeterli korumayı sağlayabilecek başka hiçbir güvenlik ittifakı bulunmamaktadır.

Dolayısıyla Mekke Paktı'na katılmak Mısır'ın Sudan, Libya veya Afrika Boynuzu'ndaki acil endişelerini göğüslemesine yardımcı olabilir; fakat ülkenin uzun vadeli güvenlik önceliklerini çözmeyecektir.

Şimdilik ABD, Mısır'ın en önemli güvenlik ortağı olmayı sürdürmektedir. Kahire ayrıca egemenliği konusunda da kaygı duymaktadır. Suudi Arabistan öncülüğündeki güvenlik düzenlemelerine entegre olmak, Riyad'ın Arap liderliği arayışını ivmelendirecektir.  

Kahire'nin perspektifinden bu durum, Riyad ile bir patron-müşteri ilişkisi doğurma riski taşımaktadır. Mısır için paktın içinde yer almanın riskleri şu an muhtemelen getirilerinden daha ağır basmaktadır. Ancak bu değerlendirme zamanla değişebilir. 

Mekke Paktı bir askeri ittifaktan ziyade, gelecek bölgesel düzenin şekline dair bir niyet beyanıdır. 

Ekran Resmi 2026-08-17 16.50.26

Washington, Türkiye ve Suudi Arabistan dahil olmak üzere bölgedeki güçlerin çoğu için en önemli ortak olmaya devam etse de bu ülkeler ABD'ye olan bağımlılıklarını azaltma çabasındadır. 

Bu eğilimin hız kazanması beklenmektedir.  Pakt ayrıca üyelerine İran ve İsrail'in bölgesel hedeflerine karşı risk yönetimi yapma ve orta güçlerin merkezinde yer aldığı yeni bir güç dengesini test etme imkânı tanımaktadır. 

Mısır'ın bu düzenlemelere katılarak inisiyatif almasında her türlü menfaati vardır. 

Anlaşmanın bağlayıcı karşılıklı savunma yükümlülükleri pratikte uygulanmazsa, Mısır'ın pakta katılması yönündeki motivasyonu artacaktır.

Bu esneklik; ittifakın güvenilirliğine dair soru işaretleri uyandırsa da Kahire'nin arabuluculuk yapma veya paktın rakipleriyle derinleşen koordinasyon kabiliyetinden ödün vermeden üye olabilmesini garanti edecektir.

Ekran Resmi 2026-08-17 16.51.49

Kronik ekonomik sıkıntıları ve Arap dünyasındaki azalan ağırlığı sebebiyle Mısır'ın bölgedeki fay hatları boyunca çeşitlenmeye ve ortaklıklara ihtiyacı olduğundan, bu manevra alanı önem taşımaktadır.

Aynı zamanda paktın bir parçası olmak, bölgesel güvenlik düzenlemelerinin merkezinde yer alarak Kahire'nin nüfuz etme yeteneğini güçlendirecektir.

Mısır sabırlı olmalı ancak tereddüt etmemelidir. Pakt prensipte caziptir ancak Mısır için henüz acil bir öncelik değildir. Beklemenin bir mahzuru yoktur. Yeni mutabakat NATO'dan daha az gelişmiş durumdadır. Ancak önceki bölgesel koalisyonlardan daha ciddidir.

Pakt, bağlayıcı bir blok olmaktan ziyade belirli konulara odaklanan, mesele bazlı bir ortaklığa dönüşebilir. Bu, Mısır için en iyi senaryo olacaktır. Herhangi bir ittifakın gerçek sınavı uygulamada, özellikle de savaş zamanında ortaya çıkar.

İran savaşının sonuna dair belirsizlikler ve Kızıldeniz'deki dönemsel tırmanış göz önüne alındığında Mısır, bir üye tehdit altında kaldığında ittifakın vereceği tepkiyi izlemeli ve değerlendirmelidir. 

Şimdilik Kahire; paktın yapısını, askeri taahhütlerini ve operasyonel entegrasyonunu gözlemlemek için zaman tanımalıdır. Tüm bu unsurlar daha kesin hale gelene kadar üyelik konusundaki kararını askıda tutmalıdır.


Çeviri: YDH

Yazı altı


Makaleler

Güncel